Sultan ve Osmanlı Merkez Teşkilatı Yeni Nesile Geçiş Test Çöz

TYT · TYT · Tarih · Sultan ve Osmanlı Merkez Teşkilatı

TYT Tarih dersi "Sultan ve Osmanlı Merkez Teşkilatı" konusu için TYT müfredatına uygun 20 soruluk yeni nesile geçiş testi. Yeni nesil sorulara hazırlayan geçiş soruları. Testi çözdükten sonra doğru cevapları, çözümleri ve kazanım analizini görebilirsin.

Soruları aşağıda inceleyebilir, yanıtlamak ve sonuçlarını görmek için testi başlatabilirsin.

Sorular

  1. Osmanlı Devleti'nde padişahın mutlak egemenliği; İslam hukuku (Şeriat) ve eski Türk töresine dayanan geleneksel hukuk kuralları (Örf) ile sınırlandırılmış ve çerçevelenmiştir. Buna göre Osmanlı hükümdarlarının yetkileriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A) Padişah hiçbir hukuki kurala uymak zorunda olmayan keyfî bir tirandır.
    • B) Yetkileri tamamen sembolik olup tüm kararlar yeniçeri ocağınca onaylanırdı.
    • C) Kanun koyma ve yönetme gücü belirli bir meşruiyet ve hukuk düzenine dayalıdır.
    • D) Padişah kararları ancak yabancı hükümdarların rızasıyla geçerlilik kazanırdı.
    • E) Şeriat kurallarını istediği zaman tek taraflı olarak iptal etme hakkı vardı.
  2. Osmanlı Devleti'nde Kazaskerlik makamı, başlangıçta tek bir görevliyken sınırların genişlemesi ve dava yükünün artması üzerine Rumeli ve Anadolu Kazaskerliği olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Bu iki makam arasında Rumeli Kazaskerinin Anadolu Kazaskerine göre protokolde ve yetkide daha üstün tutulmasının temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Anadolu'daki medreselerin tamamen kapatılmış olması
    • B) Rumeli'nin fethin ana ekseni, devletin vizyonu ve gelir kaynağının merkezi görülmesi
    • C) Rumeli Kazaskerinin seyfiye sınıfından seçilme zorunluluğu
    • D) Anadolu'da şeri hukukun yerine tamamen örfi hukukun geçerli olması
    • E) Rumeli Kazaskerinin doğrudan padişahın kan bağına sahip şehzadelerden atanması
  3. Topkapı Sarayı'nda devlet işlerinin görüşüldüğü Divan-ı Hümayun binası (Kubbealtı), padişahın kapısı sayılan Babüssaade ile elçilerin kabul edildiği ve saray muhafızlarının bulunduğu dış saray (Birun) alanında yer alır. Bu yerleşim planı Osmanlı devlet felsefesindeki hangi anlayışın mekâna yansımasıdır?

    • A) Padişahın halktan tamamen koparak dini inzivaya çekildiğinin
    • B) Askeri birliklerin saray yönetiminden tamamen bağımsız kılındığının
    • C) Sarayın hem hükümdarın evi hem de kamusal devlet yönetiminin kalbi olduğunun
    • D) Eyalet yönetimlerinin saray bürokrasisinden üstün kabul edildiğinin
    • E) Divan üyelerinin saray sınırları içerisine girmesinin yasaklandığının
  4. Klasik dönem Osmanlı saray teşkilatında Harem, yalnızca padişahın ve ailesinin özel yaşam alanı değil; aynı zamanda saray kadınlarının disiplinli bir hiyerarşi içinde eğitildiği bir okul niteliğindeydi. Harem teşkilatının idari ve sosyal yapısıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

    • A) Divan-ı Hümayun toplantılarının tamamı Harem dairesinde yürütülürdü.
    • B) Yalnızca yabancı elçilerin ağırlandığı bir diplomasi salonu olarak kullanılırdı.
    • C) Sadrazamın divandaki yazışmalarını tanzim eden kâtipler burada yetiştirilirdi.
    • D) Medrese müderrislerinin atamaları doğrudan Harem ağaları tarafından yapılırdı.
    • E) Cariyeler din, edebiyat, musiki ve saray adabı gibi alanlarda titizlikle eğitilirdi.
  5. Osmanlı Devleti'nde haksız kazanç sağladığı, devleti zarara uğrattığı tespit edilen ya da görevden alınan veya vefat eden devlet adamlarının mallarına devlet adına el konulması uygulamasına Müsadere denirdi. Müsadere usulünün uygulanmasının siyasi ve ekonomik boyutlarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi savunulamaz?

    • A) Özel mülkiyet ve sermaye birikimi anlayışının gelişmesini teşvik etmiştir.
    • B) Hazine-i Âmire'ye ek mali kaynak oluşturulmasını sağlamıştır.
    • C) Bürokratların görevlerini kötüye kullanarak zenginleşmesini caydırmıştır.
    • D) Hanedan dışında nesiller boyu zenginliğini koruyan rakip ailelerin oluşmasını önlemiştir.
    • E) Padişahın mutlak merkezi otoritesini bürokrasi üzerinde hissettirmiştir.
  6. Olağanüstü kriz durumlarında, büyük isyanlarda ya da ordu içinde baş gösteren hoşnutsuzluklarda padişahın sarayın avlusunda divan üyeleri, yeniçeriler ve halk temsilcileriyle yüz yüze gerçekleştirdiği acil toplantılara Ayak Divanı denirdi. Ayak Divanı uygulamasının varlığı Osmanlı yönetiminde aşağıdakilerden hangisinin hedeflendiğini gösterir?

    • A) Divan-ı Hümayun'un tüm yetkilerinin kalıcı olarak yeniçerilere devredilmesini
    • B) Eyalet valilerinin merkezden bağımsız hareket etmesini sağlamayı
    • C) Yargılama süreçlerinde kadıların yerini halk jürilerinin almasını
    • D) Kriz dönemlerinde doğrudan iletişimle tansiyonu düşürüp otoriteyi korumayı
    • E) Şehzadelerin saraydan ayrılarak sancağa çıkma taleplerini engellemeyi
  7. Osmanlı padişahlarının emir ve yasaklarını içeren fermanlar, bir kimseye görev veya yetki verildiğini gösteren beratlar ve kanunnameler merkez bürokrasisinin temel belgeleridir. Padişahın bu tür yazılı belgeler yayımlayarak kurallar koyması onun hangi temel yetkisini kullandığını doğrudan kanıtlar?

    • A) Yargı yetkisi
    • B) Yasama yetkisi
    • C) Yürütme denetimi
    • D) Askeri teftiş yetkisi
    • E) Dini fetva yetkisi
  8. Osmanlı Devleti'nde Reisülküttab, başlangıçta Nişancıya bağlı olarak divan kâtiplerinin başkanlığını yürütürken; XVII. yüzyıldan itibaren devletlerarası ilişkilerin karmaşıklaşmasıyla bağımsızlaşmış ve dış işlerinden sorumlu baş bürokrat haline gelmiştir. Reisülküttablığın zaman içinde önem kazanması aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesidir?

    • A) Askeri fetihlerin yerini tamamen savunma savaşlarına bıraktığının
    • B) Kalemiye sınıfının ilmiye sınıfını tüm kademelerden tasfiye ettiğinin
    • C) Diplomasi ve uluslararası yazışmaların devlet yönetiminde öncelik kazandığının
    • D) Sancak sistemine yeniden dönülerek şehzadelerin güçlendirildiğinin
    • E) Sadrazamlık makamının fonksiyonunu kaybederek kapatıldığının
  9. Osmanlı Devleti'nde kul sistemi, esirlerin veya devşirme yoluyla toplanan gayrimüslim tebaanın eğitilerek sarayda, orduda ve devlet kadrolarında istihdam edilmesini ifade eder. Merkezi idarenin bu sistemi ısrarla uygulamasının en temel siyasi gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Medreselerde Türkçe eğitim verilmesini tamamen sonlandırmak
    • B) Tarımsal üretimi artırarak tımar sistemini bütünüyle tasfiye etmek
    • C) Gayrimüslim tebaanın tamamını zorunlu olarak İslamiyet'e geçirmek
    • D) Yerel kabile ve aşiret reislerinin divan toplantılarına katılımını teşvik etmek
    • E) Hanedana rakip olabilecek güçlü bir yerli aristokrasinin oluşmasını engellemek
  10. Osmanlı Devleti'nde padişahın mutlak vekili olan Veziriazam (Sadrazam), padişahın mührünü (Mühr-i Hümayun) taşır ve padişah sefere çıkmadığı zamanlarda Serdar-ı Ekrem unvanıyla orduya komuta ederdi. Buna göre Veziriazamın yetkileri hakkında aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

    • A) Hem yürütme organının başı hem de en üst düzey askeri komutandır.
    • B) Şeri davalarda son karar mercii olarak fetva yayımlar.
    • C) Padişahın üzerinde bir otoriteye sahip olup hanedan değişikliği yapabilir.
    • D) Görevleri sadece saray içi düzen ve Enderun eğitimi ile sınırlıdır.
    • E) Yalnızca yabancı devletlerle ticari antlaşmalar yapma yetkisine sahiptir.
  11. XVI. yüzyılda Barbaros Hayreddin Paşa'nın Osmanlı hizmetine girmesiyle birlikte Kaptanıderyalık makamı vezirlik rütbesi alarak Divan-ı Hümayun'un tabii üyeleri arasına katılmıştır. Bu kurumsal gelişme Osmanlı Devleti'nin merkez teşkilatında aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bir sonucudur?

    • A) Kara ordusunda yeniçerilerin etkinliğinin zayıflamasının
    • B) Saray içi iç mücadelelerin sona ermesinin
    • C) Denizcilik politikasının ve Akdeniz hâkimiyetinin stratejik öncelik haline gelmesinin
    • D) İlmiye sınıfının divandaki gücünün kısıtlanmak istenmesinin
    • E) Mali gelirlerin toplanmasında iltizam sistemine geçilmesinin
  12. Osmanlı Devleti'nde Şeyhülislam (Müftü), alınan siyasi ve idari kararların İslam hukukuna uygun olup olmadığını belirten fetva makamıdır. Klasik dönemde Divan-ı Hümayun'un sürekli üyesi olmamasına rağmen veziriazamla denk bir protokole sahipti. Bu durum Osmanlı devlet anlayışında aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?

    • A) Teokratik yönetim anlayışının terk edilerek laik bir yapıya geçildiğinin
    • B) Yürütme gücünün tamamen dini mercilerin kontrolüne bırakıldığının
    • C) Seyfiye sınıfının devlet kademelerindeki üstünlüğünün sona erdiğinin
    • D) Devlet icraatlarının şeri meşruiyet zeminine oturtulmasına verilen önemin
    • E) Divan-ı Hümayun'un karar alma yetkisinin tamamen ortadan kalktığının
  13. Şehzadelerin sancaklara vali olarak atanması ve yanlarına lala adı verilen tecrübeli devlet adamlarının verilmesi, klasik dönem Osmanlı şehzade eğitiminin temelini oluşturmuştur. Aşağıdakilerden hangisi bu uygulamanın devlete sağladığı doğrudan kazanımlardan biri değildir?

    • A) Şehzadenin ordu komutanlığı ve savaş idaresi tecrübesi kazanması
    • B) Hanedan üyeleri arasındaki olası tüm taht mücadelelerinin tamamen engellenmesi
    • C) Şehzadenin yerel halkı ve taşra bürokrasisini yakından tanıması
    • D) Kriz yönetimi ve adli kararlar konusunda pratik yapma imkânı bulması
    • E) Gelecekteki padişahın devlet yönetme reflekslerinin olgunlaşması
  14. Osmanlı Devleti'nde Defterdar, devletin tüm gelir ve giderlerinin kaydını tutan ve bütçeyi hazırlayan en yetkili mali bürokrattır. Padişahın mali konulardaki vekili sayılır ve kendi görev alanında bağımsız karar alma yetkisine sahiptir. Buna göre Defterdarın görev alanı ve sorumluluklarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A) Askeri sınıfın eğitiminden ve yeniçeri ocaklarının disiplininden sorumludur.
    • B) Kadıların atama ve tayin işlemlerini yürütür.
    • C) Yabancı devletlerle yapılan barış antlaşmalarının dini uygunluğunu onaylar.
    • D) Padişah adına fermanlara tuğra çeken kalemiye amiridir.
    • E) Hazine-i Âmire'nin dengesini gözeterek kamu maliyesini yönetir.
  15. Fatih Sultan Mehmet'in yayımladığı Kanunname-i Âli Osman ile kardeş katli nizam-ı âlem için meşru kılınmış, divan başkanlığı sadrazama bırakılmış ve müsadere usulü kurumsallaştırılmıştır. Bu düzenlemelerin ortak hedefi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Padişahın mutlak ve merkezi otoritesini tartışmasız hale getirmek
    • B) Şeri hukukun yerine tamamen örfi hukuku egemen kılmak
    • C) Eyaletlerdeki yerel hanedanların özerkliğini genişletmek
    • D) Devşirme kökenli devlet adamlarının yetkilerini sınırlandırmak
    • E) Ordu yönetiminde yeniçerilerin idari denetimini tamamen kaldırmak
  16. Osmanlı Devleti'nde Nişancı; padişah adına ferman ve berahlara tuğra çekmek, fethedilen arazileri tahrir defterlerine kaydetmek ve örfi kanunların uygulanmasını denetlemekle görevliydi. Buna göre Nişancının yetkileri dikkate alındığında aşağıdaki alanlardan hangisinde doğrudan rol oynamadığı söylenebilir?

    • A) Resmî devlet yazışmaları ve diplomatik belgelerin onaylanması
    • B) Arazi kayıtlarının ve tımar dağıtımının belgelenmesi
    • C) Şeri davalarda nihai yargı kararlarını ve fetvaları bizzat vermek
    • D) Örfi hukukun kanunnamelere uygunluğunun sağlanması
    • E) Padişahın mutlak iradesinin belgelere yansıtılması
  17. I. Ahmet döneminde getirilen Ekber ve Erşed sistemiyle, Osmanlı hanedanının en yaşlı ve en olgun üyesinin tahta geçmesi kurala bağlanmıştır. Bu düzenlemeyle birlikte şehzadelerin sancaklara gönderilmesi usulüne de son verilmiştir. Bu sistem değişikliğinin Osmanlı yönetim pratiğine getirdiği en belirgin olumsuz sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) İlmiye sınıfının divan kararları üzerindeki etkisinin tamamen sona ermesi
    • B) Sadrazamların ordu komutanı olarak sefere çıkma yetkisinin kaldırılması
    • C) Taşra idaresinde tımar sisteminin uygulanmasının yasaklanması
    • D) Şehzadelerin devlet idaresinde tecrübe kazanamadan tahta çıkması
    • E) Divan-ı Hümayun'un yerini tamamen yerel meclislerin alması
  18. Topkapı Sarayı yalnızca padişahın ikametgâhı değil, aynı zamanda imparatorluğun idare edildiği ve nitelikli devlet adamlarının yetiştirildiği çok yönlü bir merkezdir. Saray; Birun (dış saray), Enderun (iç saray) ve Harem olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi devşirme kökenli yetenekli gençlerin eğitilerek üst düzey bürokrat haline getirildiği Enderun Mektebi'nin doğrudan işlevini yansıtır?

    • A) Sadık, yetenekli ve disiplinli idareci kadrolar yetiştirerek merkezi otoriteyi korumak
    • B) Yalnızca hanedan mensubu şehzadelerin dini eğitimlerini tamamlamasını sağlamak
    • C) Medreselerdeki eğitim programlarını ve müderris atamalarını denetlemek
    • D) Halkın günlük şikâyetlerini dinleyerek yerel mahkeme kararlarını onaylamak
    • E) Saray muhafızlarının ve yeniçerilerin doğrudan kışla ihtiyaçlarını karşılamak
  19. Osmanlı merkez teşkilatında bürokratik mekanizma seyfiye, ilmiye ve kalemiye olmak üzere üç temel yönetici sınıfa ayrılmıştır. Devletin adalet, eğitim ve fetva işlerini yürüten ilmiye sınıfı üyelerinin medrese çıkışlı ve Türk-Müslüman kökenli olması zorunludur. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudan ilmiye sınıfına mensup bir divan üyesidir?

    • A) Veziriazam
    • B) Nişancı
    • C) Kaptanıderya
    • D) Defterdar
    • E) Kazasker
  20. Osmanlı Devleti'nde divan toplantılarına başkanlık etme yetkisi Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar doğrudan padişahlara aitken, bu dönemden itibaren sadrazamlara bırakılmıştır. Padişahlar ise toplantıları Kasr-ı Adl adı verilen kafesli bir pencerenin arkasından izlemeye başlamıştır. Bu uygulamanın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Şeyhülislamın divandaki nüfuzunu sınırlandırmak
    • B) Divan üyelerinin fikirlerini daha özgürce ifade etmesini sağlamak
    • C) İlmiye sınıfının devlet yönetimindeki ağırlığını artırmak
    • D) Sadrazamın yetkilerini kısıtlayarak yerel yönetimleri güçlendirmek
    • E) Veraset sistemindeki belirsizlikleri tamamen ortadan kaldırmak

Doğru cevaplar ve adım adım çözümler testi tamamladıktan sonra gösterilir.