Klasik Çağ'da Osmanlı Toplum Düzeni Yeni Nesile Geçiş Test Çöz

TYT · TYT · Tarih · Klasik Çağda Osmanlı Toplum Düzeni

TYT Tarih dersi "Klasik Çağ'da Osmanlı Toplum Düzeni" konusu için TYT müfredatına uygun 19 soruluk yeni nesile geçiş testi. Yeni nesil sorulara hazırlayan geçiş soruları. Testi çözdükten sonra doğru cevapları, çözümleri ve kazanım analizini görebilirsin.

Soruları aşağıda inceleyebilir, yanıtlamak ve sonuçlarını görmek için testi başlatabilirsin.

Sorular

  1. Osmanlı Devleti'nde fethedilen gayrimüslim köylerindeki yetenekli Hristiyan çocuklarının toplanarak Türk-İslam terbiyesi altında eğitilmesi sistemine "Devşirme Sistemi" denirdi. Bu çocuklar sarayda Enderun Mektebi'nde ya da Kapıkulu Ocakları'nda eğitilerek devletin en üst kademelerine getirilirdi. Devşirme sisteminin Osmanlı toplumsal ve idari yapısındaki en stratejik fonksiyonu aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Taşrada yerel Türkmen beylerinin güçlenerek saltanatı ele geçirmesini sağlamak
    • B) Merkezî otoriteye doğrudan ve mutlak bağlı, arkasında hanedanlık iddiası güdecek bir ailesi olmayan yönetici kadrolar oluşturmak
    • C) Gayrimüslim nüfusun tamamını kısa sürede zorla eritip asimile etmek
    • D) Medrese mezunlarının devlet idaresindeki tüm yetkilerini tamamen feshetmek
    • E) Tarımsal üretim faaliyetlerini sadece saray elitlerinin tekeline vermek
  2. Osmanlı Devleti'nde reaya; dinine, diline ve ırkına bakılmaksızın üretim yapan, vergi veren köylü, şehirli ve konargöçer tüm halkı ifade etmekteydi. Askerîler (yönetenler) ise padişahın kendilerine tanıdığı yetkiyle idari, adli ve askerî görev yapan ve vergi ödemeyen sınıftı. Buna göre Osmanlı toplumunda yönetenler ve yönetilenler ayrımında temel belirleyici unsur aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Mensup olunan etnik köken ve kabile bağı
    • B) Sahip olunan şahsi servetin büyüklüğü
    • C) Devlet hizmetinde görev alma ve vergi mükellefiyeti durumu
    • D) Yaşanılan coğrafi bölgenin iklim özellikleri
    • E) Yalnızca yabancı dil bilme derecesi
  3. Osmanlı Devleti'nde uzun mesafeli ticaret yolları üzerinde yolcuların, tüccarların ve kervanların konaklaması, güvenliği ve iaşesi için kervansaraylar inşa edilmiş; taşımacılık hizmeti "mekkâri taifesi", haberleşme ve posta ağı ise "menzil teşkilatı" ile yürütülmüştür. Bu teşkilatlanma modelinin Osmanlı toplum düzenine sağladığı doğrudan yarar aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Tarımsal üretimin tamamen durdurularak toplumun madenciliğe yönlendirilmesi
    • B) Ticari ve sosyal hareketliliğin güvenli, hızlı ve düzenli bir biçimde sürdürülmesi
    • C) Şehirlerarası seyahatlerin halka tamamen yasaklanması
    • D) Tımar sisteminin yerine iltizam sisteminin getirilmesi
    • E) Dış ülkelerle yapılan tüm diplomatik ilişkilerin sonlandırılması
  4. Osmanlı Devleti'nde şehir nüfusunu idareciler, askerler, ulema, tüccarlar, zanaatkârlar ve serbest çalışan halk oluştururdu. Şehirlerde çarşılar, bedestenler ve hanlar ekonomik hayatın kalbi durumundayken; mahalleler sosyal hayatın odak noktasıydı. Buna göre Osmanlı şehirlerinin fiziki ve sosyal yapısıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A) Ticari alanlar ile konut alanlarının birbirinden belirgin sınırlarla ayrıldığı planlı bir doku barındırdığı
    • B) Şehirlerde ikamet eden herkesin sadece tarımsal faaliyetlerle uğraştığı
    • C) Sosyal hayatın sadece saray ve çevresindeki bürokratlarla sınırlı kaldığı
    • D) Şehir merkezinde ibadethaneler ve ticaret alanlarının inşa edilmediği
    • E) Bedestenlerin sadece yabancı diplomatların konaklaması amacıyla kullanıldığı
  5. Osmanlı lonca sisteminde bir ustanın yanında mesleğe başlayan çırak; sırasıyla kalfalık ve ustalık aşamalarını geçer, mesleki ahlak ve ehliyet sınavını başarıyla tamamladıktan sonra törenle "peştamal kuşanarak" dükkân açma (gedik) hakkı kazanırdı. Loncalardaki bu hiyerarşik ve ahlaki yapılanmanın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Mesleki eğitimi standartlaştırarak ehil ustalar yetiştirmek ve kalitesiz üretimi önlemek
    • B) Yalnızca yönetici sınıfın çocuklarına ticaret yapma imtiyazı tanımak
    • C) Üretimde insan emeği yerine doğrudan fabrika sistemine geçişi hızlandırmak
    • D) Gayrimüslim tebaanın esnaflık faaliyetlerinde bulunmasını tamamen engellemek
    • E) Şehirlerdeki mal fiyatlarını her gün serbest borsa usulüyle belirlemek
  6. Batı Avrupa'da Orta Çağ ve Yeni Çağ başlarında toprağa ve köylüye sahip olan senyörler (feodal beyler) bulunurken, Osmanlı Devleti'nde toprakların ezici çoğunluğu doğrudan devlete ait (mirî arazi) sayılmıştır. Tımar sahibi sipahi sadece devlet adına vergiyi toplamakla görevli kılınmıştır. Bu mülkiyet yapısının Osmanlı toplumuna olan en temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Toprak sahibi soylu bir aristokrat sınıfın doğmasının engellenmesi
    • B) Köylülerin topraksız kalarak tamamen serf (köle) durumuna düşmesi
    • C) Tarım arazilerinin işletilemeyerek tamamen terk edilmesi
    • D) Şehirlerdeki lonca esnafının vergi ödemekten muaf tutulması
    • E) Merkezî otoritenin taşrada tamamen etkisiz hale gelmesi
  7. Osmanlı mahkeme kayıtları olan şer'iyye sicilleri incelendiğinde; kadınların kendi mülklerini bağımsızca alıp satabildikleri, vakıf kurabildikleri, miras haklarını mahkemede savundukları ve eşlerinden mehir hakkını talep edebildikleri görülmektedir. Bu bilgilere dayanarak Osmanlı toplumunda kadının konumu hakkında aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

    • A) Kadınların hukuki haklarının şer'i mahkemeler güvencesi altında tanındığına
    • B) Kadınların devlet yönetiminde doğrudan vezirlik makamlarına getirildiğine
    • C) Mülkiyet hakkının yalnızca soylu ailelerin kadınlarına tanındığına
    • D) Kadınların ticari ve ekonomik faaliyetlerde bulunmalarının tamamen yasaklandığına
    • E) Gayrimüslim kadınların Osmanlı mahkemelerine başvurma hakkının bulunmadığına
  8. Osmanlı Devleti'nde bir kimsenin yönetilen (reaya) statüsünden yöneten (askerî) statüsüne geçebilmesi için Müslüman olmak, padişaha ve devlete sadakatle bağlı bulunmak ve belli bir eğitim/liyakat sürecinden geçmek şart koşulmuştur. Bu durum, Osmanlı toplumundaki sınıfsal geçişkenlik (dikey hareketlilik) ile ilgili aşağıdakilerden hangisini ortaya koymaktadır?

    • A) Yönetici olabilmenin yalnızca Türk kökenli ve asil bir aileden gelme şartına bağlandığını
    • B) Reayanın hiçbir koşulda askerî sınıfa geçmesine müsaade edilmediğini
    • C) Toplumsal statü değişiminin belirli liyakat, inanç ve kültürel kriterlere dayandırıldığını
    • D) Gayrimüslimlerin kendi cemaatleri içinde liderlik yapmalarının engellendiğini
    • E) Dikey hareketliliğin yalnızca savaşlarda esir düşen komutanlara tanındığını
  9. Osmanlı konargöçerleri (yörükler/türkmenler), yerleşik halktan farklı olarak hayvancılıkla uğraşır, yaylak ve kışlaklar arasında mevsimlik göç ederlerdi. Devlet, konargöçerlerin yerleşik köylülerin ekinlerine zarar vermesini engellemek için göç yollarını ve takvimlerini sıkı kurallara bağlamıştır. Buna göre Osmanlı yönetiminin konargöçerlerle ilgili temel politikasının aşağıdakilerden hangisi olduğu söylenebilir?

    • A) Konargöçerlerin silah taşımasını yasaklayarak onları tamamen savunmasız bırakmak
    • B) Yaylak ve kışlak alanlarının tamamını gayrimüslim cemaatlere devretmek
    • C) Konargöçerlerin et, süt ve yapağı gibi hayvansal üretiminden faydalanırken toplumsal huzuru korumak
    • D) Göçebe yaşam tarzını derhal yasaklayıp tüm aşiretleri zorla şehirlere yerleştirmek
    • E) Konargöçerleri her türlü vergi yükümlülüğünden ve ordu lojistiği görevinden muaf tutmak
  10. Osmanlı toplumunda köylü bir aileye bir çift öküzün işleyebileceği büyüklükte bir arazi (çiftlik) tahsis edilir ve bu birim üzerinden vergilendirme yapılırdı. "Çift-hane sistemi" olarak bilinen bu düzenlemenin bozulmaması için miras yoluyla arazilerin bölünmesine izin verilmezdi. Devletin çift-hane sistemini titizlikle korumasındaki temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Tarım topraklarının büyük toprak ağalarının elinde toplanmasını teşvik etmek
    • B) Aile işletmeciliğine dayalı üretim birimlerini koruyarak mali ve sosyal düzeni sürdürmek
    • C) Köylülerin şehirlere göç ederek sanayi iş gücünü oluşturmasını sağlamak
    • D) Gayrimüslim çiftçilerin topraklarını zorla ellerinden alarak vakıflara devretmek
    • E) Taşradaki askeri birliklerin giderlerini tamamen maden gelirleriyle karşılamak
  11. Osmanlı taşra teşkilatında görev yapan bir kadı; sadece mahkemelerde davalara bakan bir hâkim değil, aynı zamanda bulunduğu kazanın noterlik, belediye ve asayiş denetimlerini yürüten ve merkezden gelen fermanları halka tebliğ eden en yetkili mülki idarecidir. Bu durum, Osmanlı taşra idaresinde kadılık makamının rolüyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisini göstermektedir?

    • A) Askerî valilerin yetkilerinin kadılara tamamen devredildiğini
    • B) Hukuki, idari ve denetleyici yetkilerin tek bir makamda bütünleştirildiğini
    • C) Kadıların yalnızca gayrimüslim cemaatlerin davalarına bakmakla yetkili kılındığını
    • D) Yargı bağımsızlığının tamamen ortadan kaldırılarak orduya bağlandığını
    • E) Kazalarda yerel hanedanlıkların kurulmasına hukuki zemin hazırlandığını
  12. Osmanlı iktisadi ve toplumsal zihniyetini şekillendiren temel ilkelerden biri "iaşecilik" (provizyonizm) anlayışıdır. Bu anlayışa göre piyasada halkın ve ordunun ihtiyacı olan temel tüketim maddelerinin yeterli miktarda, kaliteli ve uygun fiyata bulunması esastır. Buna göre Osmanlı yönetiminin iaşecilik ilkesi doğrultusunda aldığı tedbirler arasında aşağıdakilerden hangisi yer alır?

    • A) Ülke içindeki ham maddelerin yurt dışına ihracatına gerektiğinde kısıtlama veya yasak getirilmesi
    • B) İthalat vergilerinin azami düzeye çıkarılarak yabancı malların ülkeye girişinin durdurulması
    • C) Esnafın serbestçe dilediği fiyattan ürün satmasına izin verilmesi
    • D) Tarım arazilerinin tamamen mülk arazi statüsüne dönüştürülüp satışa açılması
    • E) Şehirlerdeki tüm iaşe dağıtımının yabancı tüccar kumpanyalarına devredilmesi
  13. Osmanlı Devleti'nde gayrimüslim tebaa (zimmiler); can, mal ve inanç emniyetlerinin sağlanması ve askerlik hizmetinden muaf tutulmaları karşılığında devlete yıllık olarak belirlenen özel bir şahıs vergisi ödemiştir. Sözü edilen bu vergi türü aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Öşür
    • B) Avarız
    • C) Cizye
    • D) Anam
    • E) Haraç
  14. Osmanlı Klasik Çağı'nda mahalle; sadece idari bir birim değil, sakinlerinin birbirinin ahlaki ve hukuki davranışlarından müştereken sorumlu olduğu organik bir sosyal dayanışma birimiydi. Mahalle halkı, cami veya mescit etrafında toplanır ve mahalleye yeni taşınacak kimselere kefil olunması şart koşulurdu. Bu durum, Osmanlı mahalle yapısı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesidir?

    • A) Sosyal denetim ve ortak sorumluluk esasına dayalı bir iç düzen kurulduğunun
    • B) Şehirlerde bireysel mülkiyet hakkının tamamen yasaklandığının
    • C) Mahalle idaresinin yalnızca merkezden atanan askerî valilerce yürütüldüğünün
    • D) Mahalle sakinlerinin tamamının aynı mesleği icra etmek zorunda olduğunun
    • E) Şehirlerde farklı din mensuplarının aynı mahallede yaşamasının kesinlikle engellendiğinin
  15. Osmanlı toplumunda yönetici zümre (askerîler); idari ve askerî yetkileri kullanan Seyfiye, adalet ve eğitim işlerine bakan İlmiye ve bürokrasi ile yazışmaları yürüten Kalemiye olmak üzere üç ana kola ayrılmıştır. Buna göre aşağıdaki görevli ve sınıf eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

    • A) Veziriazam – Seyfiye
    • B) Kadıasker (Kazasker) – İlmiye
    • C) Defterdar – Kalemiye
    • D) Müderris – İlmiye
    • E) Nişancı – Seyfiye
  16. Osmanlı Devleti'nde cami, medrese, darüşşifa, imarethane, köprü ve çeşme gibi kamusal hizmet binalarının inşası ve giderleri büyük oranda vakıflar aracılığıyla karşılanmıştır. Bu sistem sayesinde devlet hazinesinden harcama yapılmaksızın pek çok sosyal ve bayındırlık hizmeti yürütülmüştür. Bu bilgilere göre vakıf sisteminin Osmanlı toplumuna sağladığı en önemli katkı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Sosyal adaleti destekleyerek devletin mali yükünü hafifletmesi ve şehirleşmeyi hızlandırması
    • B) Bütün mirî arazilerin zaman içinde şahısların özel mülküne dönüştürülmesini sağlaması
    • C) Yargı yetkisini ulema sınıfından alarak yerel halk meclislerine devretmesi
    • D) Tımar sahiplerinin merkezî otoriteye karşı siyasi özerklik kazanmasına ortam hazırlaması
    • E) Ticari hayatın tamamen gayrimüslim tebaanın tekeline geçmesine zemin hazırlaması
  17. Osmanlı Devleti'nde reaya sınıfına tahsis edilen mirî arazileri mazeretsiz olarak üst üste üç yıl boyunca işlemeyen köylülerden "çiftbozan resmi" adı verilen özel bir vergi alınırdı. Hatta toprağını terk eden köylü, kanuni süre içerisinde sipahi tarafından zorla toprağına geri döndürülebilirdi. Bu uygulamanın Osmanlı sosyo-ekonomik düzenindeki temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Köylülerin mülk sahibi olmasını sağlayarak özel mülkiyeti geliştirmek
    • B) Şehirlerdeki iş gücü açığını kırsaldan göç ettirerek kapatmak
    • C) Gayrimüslim köylüleri zorunlu olarak askerî hizmete sevk etmek
    • D) Tarımsal üretimin sürekliliğini temin etmek ve vergi gelirlerinin aksamasını önlemek
    • E) Tımar sistemini kaldırıp yerine doğrudan maaşlı bürokrasiyi yerleştirmek
  18. Osmanlı Devleti'nde reaya sınıfına mensup bir köylü çocuğu medrese eğitimi alıp icazet alarak kadı, müderris veya kazaskerlik makamına kadar yükselebilirdi. Benzer şekilde devşirme kökenli bir kul da Enderun Mektebi'nde yetiştirilerek veziriazamlığa kadar ulaşabilirdi. Bu durum, Osmanlı toplum düzeni hakkında aşağıdakilerden hangisini doğrudan kanıtlar?

    • A) Avrupa'daki gibi katı ve aşılamaz kast veya sınıf ayrımlarının bulunmadığını
    • B) Yönetici sınıfın sadece medrese mezunlarından teşekkül ettirildiğini
    • C) Soy aristokrasisinin devlet kadrolarını babadan oğula devraldığını
    • D) Dikey hareketliliğin yalnızca gayrimüslim tebaaya açık olduğunu
    • E) Tarımsal üretimin tamamen serbest piyasa kurallarına bırakıldığını
  19. Osmanlı Devleti'nde toplum, ırk veya dil temeline göre değil; mensup olunan din ya da mezhep esasına dayalı olarak teşkilatlanmıştır. Bu yapı doğrultusunda gayrimüslim cemaatler kendi dini liderlerinin idaresi altında ibadet, eğitim ve medeni hukuk alanlarında geniş bir özerkliğe sahip olmuştur. Buna göre Osmanlı toplumundaki "Millet Sistemi" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A) Toplumsal birlikteliğin etnik köken farklılıkları üzerinden sağlandığı
    • B) İnanç temelli özerklik sayesinde farklı toplulukların kimliklerini koruyarak bir arada yaşadığı
    • C) Tüm tebaanın aynı mahkemelerde tek tip hukuk kurallarına tabi kılındığı
    • D) Gayrimüslim unsurların devlet kademelerinde Müslümanlarla eşit siyasi haklar elde ettiği
    • E) Zamanla dini ayrışmaların kaldırılarak tek tip bir Osmanlı ulusu inşa edildiği

Doğru cevaplar ve adım adım çözümler testi tamamladıktan sonra gösterilir.