Kanda kortizol seviyesinin aşırı yükselmesiyle karakterize olan Cushing sendromu; hipofiz adenomuna (ACTH bağımlı) veya doğrudan böbrek üstü bezi tümörüne (ACTH bağımsız) bağlı olarak gelişebilmektedir. Yapılan tetkiklerde kanda kortizol düzeyi normalin 4 katı yüksek, ACTH düzeyi ise tespit edilemeyecek kadar düşük bulunan bir hastanın durumu değerlendirilmektedir. Bu hastanın endokrin bozukluğu ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
- A) Bozukluğun kaynağı hipofiz bezi ön lobu olup ACTH hormonu aşırı sentezlenmektedir.
- B) Hipotalamustan CRH salgısı aşırı artmış ve böbrek üstü bezini sürekli uyarmıştır.
- C) Hastadaki yüksek kortizol seviyesi hipofiz bezine pozitif geribildirim yaparak ACTH'ı düşürmüştür.
- D) Aşırı kortizol üretimi böbrek üstü bezindeki otonom bir tümörden kaynaklanmakta ve yüksek kortizol hipofize güçlü negatif geribildirim yapmaktadır.
- E) Hastaya dışarıdan yüksek dozda ACTH hormonu verilmesi kortizol salgısını baskılayarak tedavi sağlar.
Kalbin sağ kulakçık duvarındaki gerilme reseptörleri, kan hacmi ve kan basıncı aşırı yükseldiğinde uyarılır. Bu uyarı sonucunda miyokart hücrelerinden kana atriyal natriüretik peptit (ANP) hormonu salgılanır. ANP hormonu, böbrek üstü bezinden salgılanan aldosteron hormonuna fizyolojik olarak zıt (antagonist) etki gösterir. Buna göre kanda ANP seviyesi yüksek olan bir bireyde aşağıdaki değişimlerden hangisi gerçekleşir?
- A) Böbrek tübüllerinden sodyum ve suyun geri emilimi artırılarak kan basıncı daha da yükseltilir.
- B) Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemi aktifleşerek damarlarda daralma (vazokonstriksiyon) sağlanır.
- C) Böbrek tübüllerinden sodyum ve suyun geri emilimi baskılanarak idrarla atımı artırılır ve kan hacmi düşürülür.
- D) Hipofizden salgılanan ADH miktarı artarak böbrek toplama kanallarında su tutulumı maksimuma ulaşır.
- E) Kanda potasyum iyonlarının emilimi hızlanırken idrar hacmi ve yoğunluğu belirgin şekilde azalır.
Epifiz bezinden salgılanan melatonin hormonu, karanlık ortamda sentezlenerek biyolojik saatin (sirkadiyen ritim) düzenlenmesini sağlar. Göze ulaşan ışık miktarı arttığında hipotalamusta bulunan suprasiyazmatik çekirdek uyarılır ve epifiz bezi baskılanarak melatonin sentezi durdurulur. Buna göre melatonin hormonu salgılanması ve vücuttaki fizyolojik etkileriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A) Gece vardiyasında mavi ışığa maruz kalan kişilerde melatonin salgısı baskılandığı için uyku düzeni ve biyolojik ritim bozulur.
- B) Gündüz saatlerinde kanda melatonin miktarı maksimum seviyeye ulaşarak bireyin uyanık kalmasını destekler.
- C) Melatonin hormonu doğrudan hipofiz arka lobunda sentezlenip nöronlar aracılığıyla epifiz bezine iletilir.
- D) Işık uyarısı göze ulaştığında epifiz bezi doğrudan uyarılır ve melatonin salgılama hızı katlanarak artar.
- E) Melatonin salgısının azalması hücre yenilenmesini ve bağışıklık mekanizmalarını maksimum seviyeye çıkarır.
Tabloda X ve Y hastalarına ait klinik kan tahlilleri ve immünolojik analiz sonuçları verilmiştir. X hastasında pankreasın beta hücrelerine karşı otoantikorlar saptanırken, Y hastasında ise hedef hücre yüzeyindeki insülin reseptör duyarlılığının azaldığı görülmüştür. Bu tabloya göre aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- A) X hastasında insülin direnci geliştiği için hücrelere glikoz geçişi engellenmiştir.
- B) Y hastası Tip 1 diyabet hastası olup günlük insülin enjeksiyonuna tam bağımlıdır.
- C) X hastasının kanında insülin miktarı aşırı yüksek iken Y hastasında hiç insülin sentezlenmez.
- D) Her iki hastada da glukagon hormonu salgılanması tamamen durduğu için hipoglisemi gelişmiştir.
- E) X hastası Tip 1 diyabet olup otoimmün yıkım nedeniyle insülin üretemezken, Y hastası Tip 2 diyabet olup reseptör direnci geliştirmiştir.
Şemada K ve L hormonlarının hedef hücrelere bağlanma ve etki gösterme mekanizmaları gösterilmiştir. K hormonu hücresel yanıtı zar üzerindeki reseptörler aracılığıyla ikincil haberciler üzerinden başlatırken, L hormonu hücre zarlarından kolayca geçerek sitoplazma veya çekirdekteki reseptörüne bağlanmaktadır. Buna göre K ve L hormonları ile ilgili aşağıdakileden hangisi doğrudur?
- A) K hormonu steroit yapılı bir hormon olup hücresel etkiyi doğrudan gen ekspresyonu üzerinden gerçekleştirir.
- B) K hormonu insülin veya STH gibi protein yapılı, L hormonu ise östrojen veya kortizol gibi steroit yapılı bir hormondur.
- C) L hormonu suda çözünebilen amino asit türevi bir hormon olup hücre zarından hidrofobik etkileşimle geçemez.
- D) K hormonu hücresel etkiyi L hormonuna göre çok daha yavaş fakat uzun süreli olarak ortaya çıkarır.
- E) L hormonunun reseptörü hücre zarında yer aldığı için hücre içine ikinci bir haberci molekül salınır.
Doğum eylemi başladığında bebeğin başının rahim ağzına (serviks) yaptığı mekanik basınç, buradaki reseptörleri uyarır. Reseptörlerden çıkan sinirsel uyarılar hipotalamusa ulaşarak hipofiz arka lobundan oksitosin salgılanmasını sağlar. Kana karışan oksitosin rahim kasılmalarını daha da şiddetlendirir ve basınç daha çok artar. Bu hormonal kontrol mekanizması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A) Sistem, vücut sıcaklığının düzenlenmesinde olduğu gibi negatif geribildirim ilkeleriyle çalışır.
- B) Rahim kasılmalarının artması oksitosin salgısını baskılayarak doğumun durmasını sağlar.
- C) Oksitosin hormonu rahim düz kaslarında gevşemeye yol açarak doğum kanalını genişletir.
- D) Oluşan yanıt uyarının şiddetini daha da artıran pozitif geribildirim (positive feedback) mekanizmasıdır.
- E) Oksitosin hormonu doğrudan yumurtalıklardan salgılanarak endometriyumun parçalanmasını sağlar.
Büyüme hormonu (STH), hedef dokuları doğrudan uyarabileceği gibi karaciğerden insülin benzeri büyüme faktörlerinin (örneğin IGF-1) salgılanmasını sağlayarak da dolaylı yoldan büyümeyi denetler. Kanda IGF-1 seviyesi aşırı arttığında hipofiz ve hipotalamus düzeyinde hücresel yanıtlar gelişir. Bu sistemdeki denetim mekanizması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A) Yüksek IGF-1 seviyesi, hipotalamus ve hipofize negatif geribildirim yaparak STH salınımını baskılar.
- B) IGF-1 miktarının artması, hipofiz ön lobunu uyararak STH salgısını pozitif geribildirimle katlayarak artırır.
- C) Kanda biriken IGF-1, kemiklerdeki epifiz plaklarının erken dönemde sürekli açık kalmasını sağlar.
- D) IGF-1 maddesi doğrudan tiroit bezini uyararak kalsitonin hormonunun salgılanmasına neden olur.
- E) STH salgısı sadece sinirsel uyarılarla düzenlendiği için kandaki IGF-1 derişiminden etkilenmez.
Grafikte, sağlıklı bir kadının 28 günlük menstrüel döngüsü boyunca kanda değişen X ve Y hormonlarının seviyeleri gösterilmektedir. Döngünün 14. gününde X hormonunun ani bir tepe (pik) yaptığı, Y hormonunun ise 14-24. günler arasında yüksek seviyede seyrettiği bilinmektedir. Buna göre X ve Y hormonları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) X hormonu östrojen olup folikülün gelişmesini ve yumurtanın olgunlaşmasını sağlar.
- B) X hormonu LH olup ovulasyonu sağlarken, Y hormonu progesteron olup uterus duvarının kalınlaşmasını sürdürür.
- C) Y hormonu FSH olup korpus luteumun parçalanmasını ve menstrüasyonun başlamasını uyarır.
- D) X hormonu progesteron, Y hormonu ise hipofizden salgılanan oksitosin hormonudur.
- E) Y hormonunun 24. günden sonra düşmesi döngüsel olarak hamileliğin başladığını kanıtlar.
Bir birey aniden karşılaştığı tehlikeli bir durumda kısa süreli stres yanıtı verirken, aylarca süren yoğun bir çalışma temposunda ise uzun süreli stres yanıtı geliştirmiştir. Vücudun bu iki farklı stres türüne verdiği hormonal yanıtlar karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A) Kısa süreli stres durumunda böbrek üstü bezi korteksi sempatik sinirlerle doğrudan uyarılır.
- B) Uzun süreli stres durumunda adrenalin hormonu salgılanarak proteinlerin glikoza dönüşümü uyarılır.
- C) Uzun süreli streste böbrek üstü bezinin kabuk bölgesinden salgılanan kortizol, karbonhidrat dışı kaynaklardan glikoz sentezini uyarır.
- D) Kısa süreli streste salgılanan kortizol kan basıncını düşürerek dokulara giden oksijen miktarını azaltır.
- E) Her iki stres yanıtı da yalnızca hipofiz ön lobundan salgılanan ACTH hormonu tarafından başlatılır.
Aşırı miktarda tuzlu besin tüketen sağlıklı bir insanda kanın ozmotik basıncı hızla yükselmiştir. Bu durum hipotalamustaki osmoreseptörleri uyararak vücutta su dengesini korumaya yönelik endokrin bir yanıtı başlatmıştır. Süreç içerisinde gerçekleşen olaylarla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
- A) Hipofiz ön lobundan salgılanan ADH miktarı artarak böbreklerdeki su geçirgenliğini azaltır.
- B) Böbrek üstü bezinin kabuk bölgesinden salgılanan aldosteron miktarı artarak tuz emilimini hızlandırır.
- C) Bireyin idrar hacmi artarken, idrarın ozmotik basıncı ve yoğunluğu belirgin şekilde düşer.
- D) Hipotalamusta sentezlenen ADH, böbrek tübüllerine doğrudan etki ederek sodyum iyonlarının emilimini engeller.
- E) Hipofiz arka lobundan kana salınan ADH miktarı artar ve böbrek toplama kanallarından suyun geri emilimi hızlanır.
Bir bireyde glukagon hormonunun reseptör yapısını işlevsiz hale getiren genetik bir mutasyon saptanmıştır. Bu bireyin uzun süreli açlık durumunda kan şekerini dengede tutma mekanizmasında belirgin aksaklıklar yaşandığı gözlenmiştir. Bu durumla ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi söylenebilir?
- A) İnsülin hormonu reseptörlerine bağlanamadığı için bireyde Tip 1 diyabetes mellitus belirtileri ortaya çıkar.
- B) Bireyin karaciğer hücrelerinde glikojen sentezi tamamen durur ve kandaki glikoz miktarı sürekli yüksek kalır.
- C) Kandaki glukagon seviyesi düşer fakat karaciğerdeki glikojen deposu hızla tükenir.
- D) Karaciğer hücrelerinde glikojen yıkımı uyarılamadığı için açlık anında hipoglisemi (düşük kan şekeri) riski artar.
- E) Çizgili kas hücreleri depolarındaki glikojeni doğrudan kana vererek kan şekerini normale döndürür.
Bir araştırmacı, sağlıklı bir deney hayvanına uzun süre boyunca dışarıdan yüksek dozda sentetik tiroksin (T4) hormonu enjekte etmiştir. Süreç sonunda hayvanın kanındaki hipofiz ve tiroit bezi aktiviteleri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Buna göre deney hayvanında gerçekleşen hormonal ve dokusal değişimlerle ilgili aşağıdaki yorumlardan hangisi doğrudur?
- A) Kandaki yüksek tiroksin, hipofizden TSH salgılanmasını baskılayacağı için tiroit bezi dokusunda gerileme (atrofi) gözlenir.
- B) Yüksek tiroksin miktarı hipotalamusu uyararak TRH salgısını artırır ve tiroit bezinin daha çok çalışmasını sağlar.
- C) Hipofiz bezinden kana salınan TSH miktarı artacağından tiroit bezinde guatr oluşumu gözlenir.
- D) Dışarıdan verilen tiroksin, negatif geribildirim mekanizmasını bozarak tiroit bezinin hiperaktif çalışmasına yol açar.
- E) Kandaki TSH ve TRH seviyeleri sabit kalırken yalnızca tiroit bezinin hormon sentez kapasitesi artar.
Doğru cevaplar ve adım adım çözümler testi tamamladıktan sonra gösterilir.