Bir ekosistemde belirli bir türün bireylerinin uzun süre zararsızca barınabileceği ve ihtiyaçlarının karşılanabileceği maksimum birey sayısına taşıma kapasitesi (K) denir. İnsan popülasyonunun küresel ölçekte taşıma kapasitesini aşması durumunda ortaya çıkacak ekolojik sonuçlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi beklenmez?
- A) Yenilenemeyen doğal kaynakların tükenme hızının artması
- B) Birim insana düşen temiz su ve işlenebilir tarım arazisi miktarının azalması
- C) Ekosistemin kendini yenileme süresinin kisalarak çevre direncinin tamamen ortadan kalkması
- D) Atık miktarının doğanın özümseme kapasitesini aşarak kirliliği artırması
- E) Türler arası ve tür içi kaynak rekabetinin şiddetlenmesi
Modern tarımda yüksek verim elde etmek amacıyla geniş arazilerde tek bir varyetenin genetik olarak tekdüze biçimde yetiştirilmesi (monokültür), tarladaki genetik çeşitliliği yok eder. Bu durum gen erozyonu olarak adlandırılır. Gen erozyonuna uğramış monokültür bir tarım popülasyonuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Bireyler arasındaki alel çeşitliliği fazla olduğu için yeni çıkan hastalıklara karşı yüksek direnç gösterir.
- B) Değişen çevre koşullarına doğal seçilim yoluyla hızlı uyum sağlama yeteneği kazanır.
- C) Popülasyondaki mutasyon oranı sıfıra inerek genetik yapısı sonsuza kadar sabit kalır.
- D) Aniden ortaya çıkan bir patojene veya kuraklığa karşı tüm ürünün eş zamanlı yok olma riski çok yüksektir.
- E) Çevresel stres faktörleri karşısında popülasyonun hayatta kalma şansı (fitness) artış gösterir.
Fosil yakıtların yakılması sonucu atmosfere salınan kükürtdioksit (SO2) ve azotoksit (NOx) gazları, su buharı ile tepkimeye girerek sülfürik asit ve nitrik asit oluşturur. Bu asitlerin yağışlarla yeryüzüne inmesi asit yağmurlarına yol açar. Asit yağmurlarının toprak ve bitki ekosistemi üzerindeki doğrudan etkileriyle ilgili hangisi yanlıştır?
- A) Toprak pH'sını düşürerek Kalsiyum (Ca2+) ve Magnezyum (Mg2+) gibi iyonların yıkanıp kaybolmasına neden olur.
- B) Topraktaki Alüminyum (Al3+) iyonlarını serbest bırakarak bitki köklerinde fotosentezi hızlandırıcı etki yapar.
- C) Bitkilerin yapraklarındaki koruyucu kutikula tabakasını tahrip ederek yaprakların kurumasına yol açar.
- D) Toprakta yaşayan nitrifikasyon bakterilerinin ve mikoriza mantarlarının canlılığını olumsuz etkiler.
- E) Orman ekosistemlerinde bitkilerin hastalıklara ve soğuğa karşı direncini zayıflatır.
Aşırı ve kaçak avcılık nedeniyle bir balık popülasyonunun yaş piramidinde meydana gelen değişim araştırılmıştır. 10 yıl önceki ve günümüzdeki popülasyon yaş dağılımı incelendiğinde, üreme öncesi ve üreme dönemindeki ergin birey oranının drastik biçimde düştüğü saptanmıştır. Bu popülasyonun geleceği ve ekosistemdeki durumuyla ilgili aşağıdaki yorumlardan hangisi doğrudur?
- A) Ergin bireylerin azalması popülasyonun doğum oranını etkilemeyerek büyüme hızını sabit tutar.
- B) Yaş piramidinin tabanının daralması popülasyonun taşıma kapasitesinin arttığının göstergesidir.
- C) Av baskısı popülasyonda doğal seçilimi tamamen durdurarak gen frekansını sabitlemiştir.
- D) Popülasyonun iç büyüme potansiyeli artmış ve dengeli nüfus yapısına kavuşmuştur.
- E) Üreme çağındaki bireylerin azalması popülasyonun yenilenme gücünü zayıflatıp neslin tükenme riskini artırır.
Bir komünitede sayıca veya kütlece çok fazla olmamasına rağmen, sahip olduğu ekolojik niş nedeniyle komünite yapısını ve dengesini kontrol eden türlere kilit taşı tür denir. Deniz kestanesi ile beslenen su samurlarının avlanarak ortamdan uzaklaştırıldığı bir kıyı ekosisteminde; deniz kestanelerinin aşırı çoğaldığı ve ana üretici olan dev deniz yosunu (kelp) ormanlarını tahrip ettiği gözlenmiştir. Bu durumla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
- A) Su samuru bu ekosistemde biyoçeşitliliği ve komünite dengesini koruyan kilit taşı bir türdür.
- B) Deniz yosunlarının azalması ekosistemdeki toplam birincil üretimi ve biyoçeşitliliği artırır.
- C) Su samurunun ortamdan çekilmesi trofik kaskad etkisine yol açmayarak sistemi sabit tutmuştur.
- D) Deniz kestaneleri birincil tüketici oldukları için kilit taşı tür rolünü üstlenmiştir.
- E) Kilit taşı türlerin yok olması yalnızca besin zincirindeki bir üst trofik düzeyi etkiler.
Geleneksel tarımda sürekli aynı ürünün ekilmesi (monokültür) toprağın belirli mineraller açısından fakirleşmesine ve zararlı popülasyonlarının artmasına neden olur. Buna karşılık sürdürülebilir tarımda farklı ailelere ait bitkilerin sırayla ekildiği ürün nöbeti (münavebe) uygulanır. Baklagiller ile buğdaygillerin münavebeli ekilmesiyle ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi doğrudur?
- A) Buğday ekimi topraktaki azot miktarını artırarak bir sonraki yıl ekilecek baklagilin gübre ihtiyacını karşılar.
- B) Baklagiller kloroplastlarında havanın serbest azotunu doğrudan bağlayarak toprağa zenginleştirici mineral aktarır.
- C) Baklagillerin kök yumrularında yaşayan Rhizobium bakterileri atmosfer azotunu bağlayarak toprağı azotça zenginleştirir.
- D) Ekim nöbeti uygulaması toprak mikroorganizmalarının tamamını öldürerek kök hastalıklarını engeller.
- E) Sürekli baklagil ekilmesi toprağın potasyum dengesini bozduğu için araya sentetik kimyasal eklenmelidir.
Endüstriyel atıklar veya petrol sızıntıları nedeniyle kirletilmiş toprak ve su ekosistemlerinin, mikroorganizmalar veya bitkiler kullanılarak biyolojik yollarla temizlenmesi işlemine biyoremediyasyon denir. Biyoremediyasyon süreçleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) Zararlı kimyasalları zararsız yan ürünlere dönüştüren bakterilerin kullanımı bir biyoremediyasyon örneğidir.
- B) Bazı hiperakümülatör bitkiler topraktaki ağır metalleri kökleriyle çekerek bünyesinde zararsızca depolayabilir.
- C) Kimyasal arıtma yöntemlerine göre genellikle daha çevreci ve maliyeti düşük bir çözümdür.
- D) Biyoremediyasyon uygulanan ekosistemlerde radyoaktif atıklar birkaç saat içinde tamamen yok edilir.
- E) Genetik mühendisliği ile geliştirilmiş bakteriler petrol türevlerinin parçalanmasında kullanılabilmektedir.
Çevresel değişimlere ve kirliliğe karşı oldukça hassas olan, varlığı veya yokluğuyla ekosistemin sağlığı hakkında bilgi veren türlere biyoindikatör (belirteç) tür denir. Likenler kükürtdioksit (SO2) kirliliğine karşı çok hassastır. Şehir merkezinden kırsal alana doğru yapılan bir araştırmada liken tür çeşitliliğinin değişimi incelenmiştir. Bu çalışmayla ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?
- A) Sanayi ve trafiğin yoğun olduğu şehir merkezinde liken tür çeşitliliği en yüksek seviyededir.
- B) Kükürtdioksit gazı likenlerin kloroplast yapısını koruyarak fotosentez hızını artırır.
- C) Kırsal alandan şehir merkezine yaklaştıkça havadaki kirletici oranı azaldığı için liken örtüsü kalınlaşır.
- D) Likenlerin varlığı ekosistemdeki ağır metal ve gaz kirliliğinin artmakta olduğunun kanıtıdır.
- E) Şehir merkezinden uzaklaşıldıkça liken tür sayısındaki artış, hava kalitesinin iyileştiğini gösterir.
Bir tatlı su gölüne tarımsal faaliyetler ve evsel atıklar nedeniyle yüksek miktarda nitrat ve fosfat bileşikleri karışmıştır. Bu durum sonucunda gölde eutrofikasyon süreci başlamıştır. Eutrofikasyon sürecinde gerçekleşen olayların sırası düşünüldüğünde, aşağıdaki gelişmelerden hangisi diğerlerinden en son gerçekleşir?
- A) Sudaki çözünmüş oksijen miktarının kritik seviyenin altına düşmesi sonucu toplu balık ölümlerinin yaşanması
- B) Aşırı besin tuzu girişiyle su yüzeyindeki alg ve su yosunu miktarının patlama şeklinde artması
- C) Su yüzeyini kaplayan alg tabakasının ışığın dip kısımlara ulaşmasını engellemesi
- D) Derinlerdeki su bitkilerinin fotosentez yapamayarak ölmeye başlaması
- E) Saprofit (ayrıştırıcı) bakterilerin ölü organik maddeleri parçalamak için aşırı çoğalması
Yalnızca belirli bir coğrafi bölgeye özgü olan ve dünyanın başka hiçbir yerinde doğal olarak yetişmeyen türlere endemik tür denir. Türkiye, zengin mikroflora ve topoğrafik çeşitliliği sayesinde çok sayıda endemik bitki türüne ev sahipliği yapmaktadır. Endemik türlerin korunmasına yönelik yürütülen çalışmalarla ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi in-situ (doğal yaşam alanında) koruma örneğidir?
- A) Tehdit altındaki endemik bir bitki türünün tohumlarının dondurularak tohum bankalarında saklanması
- B) Nadir görülen bir orkide türünün botanik bahçelerinde sera koşullarında yetiştirilmesi
- C) Endemik bir kardelen türünün yayılış gösterdiği dağlık alanın millî park ilan edilerek koruma altına alınması
- D) Bir bitki türünün hücrelerinin laboratuvar ortamında doku kültürü yöntemiyle çoğaltılması
- E) Biyoçeşitlilik araştırmaları için endemik canlı örneklerinin müzede kurutularak sergilenmesi
Bir sucul besin zincirinde yer alan canlı türleri şunlardır: Phytoplankton (Su yosunu) → Zooplankton → Küçük Balık → Büyük Balık → Balıkçıl Kuş. Bu ortama salınan ve doğada parçalanmayan ağır bir metal olan cıvanın canlı vücudundaki birikimi (biyolojik birikim) incelenmiştir. Bu besin zincirindeki dokularda biriken cıva miktarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Dokulardaki cıva yoğunluğu en yüksek olan canlı grubu üretici konumundaki phytoplanktonlardır.
- B) Biyolojik kütlesi en fazla olan trofik düzeyde cıva birikimi en yüksek seviyededir.
- C) Zooplanktonlardaki cıva miktarı, büyük balıkların dokularındaki cıva miktarından daha fazladır.
- D) Enerji piramidinin tabanına doğru gidildikçe canlıların birim gramındaki toksik madde derişimi artar.
- E) Besin zincirinin en üst basamağında yer alan balıkçıl kuşta birim doku başına düşen cıva derişimi en yüksektir.
Otoyol yapımı nedeniyle ikiye bölünen doğal bir orman ekosisteminde, popülasyonlar arası gen akışı kesintiye uğramıştır. Bu durumun olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla iki habitat parçası arasına bitki örtüsüyle kaplı bir ekolojik köprü inşa edilmiştir. Yaban hayatı koridoru olarak da adlandırılan bu yapının uygulanmasıyla ilgili verilen değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- A) İki parça arasındaki tür içi genetik farklılaşmayı hızlandırarak yeni türlerin oluşumunu sağlama amacı taşır.
- B) Habitat alanının toplam yüz ölçümünü artırarak taşıma kapasitesini iki katına çıkarır.
- C) Popülasyonların iç evlilik (akrabalık) oranını artırarak genetik çeşitliliği zayıflatır.
- D) Parçalanmış habitatlar arasında birey göçüne izin vererek gen havuzlarının zengin kalmasını sağlar.
- E) Otoyolun oluşturduğu fiziksel engeli tamamen ortadan kaldırarak ekosistemi yapay bir seraya dönüştürür.
Bir bireyin ya da toplumun tükettiği doğal kaynakların üretilmesi ve oluşturduğu atıkların bertaraf edilmesi için gereken biyolojik olarak üretken toprak ve su alanına ekolojik ayak izi denir. Bir ülkenin ekolojik ayak izinin, ülkenin sahip olduğu biyolojik kapasiteyi aşması durumu ekolojik açık olarak adlandırılır. Buna göre, bir ülkede meydana gelen aşağıdaki değişimlerden hangisi ekolojik açığın azalmasına doğrudan katkı sağlar?
- A) Enerji üretiminde fosil yakıtlar yerine yenilenebilir kaynakların payının artırılması
- B) Tarımsal verimi artırmak amacıyla sentetik kimyasal gübre kullanımının yaygınlaştırılması
- C) Kentleşme oranının artarak doğal otlak alanlarının yerleşim yerine dönüştürülmesi
- D) Bireysel araç kullanımının teşvik edilerek toplu taşıma altyapısının daraltılması
- E) İthal ürün tüketiminin artırılmasıyla karbon salınımının diğer ülkelere kaydırılması
Doğru cevaplar ve adım adım çözümler testi tamamladıktan sonra gösterilir.