Sınıflandırma ve Biyoçeşitlilik Yeni Nesile Geçiş Test Çöz

MEB · 9. Sınıf · Biyoloji · YAŞAM

9. Sınıf Biyoloji dersi "Sınıflandırma ve Biyoçeşitlilik" konusu için MEB müfredatına uygun 5 soruluk yeni nesile geçiş testi. Yeni nesil sorulara hazırlayan geçiş soruları. Testi çözdükten sonra doğru cevapları, çözümleri ve kazanım analizini görebilirsin.

Soruları aşağıda inceleyebilir, yanıtlamak ve sonuçlarını görmek için testi başlatabilirsin.

Sorular

  1. Biyoloji dersinde 'Türkiye’nin Biyoçeşitliliği' konulu bir proje yürüten bir grup öğrenci, Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Veritabanı'ndan (Nuhun Gemisi) elde ettikleri verileri analiz etmektedir. Öğrenciler, Toros Dağları'nın farklı yükseltilerinde yayılış gösteren 'Ters Lale' (Fritillaria imperialis) popülasyonlarını incelediklerinde; alt bölgelerdeki bireylerin daha geniş yapraklı, yüksek bölgelerdeki bireylerin ise soğuğa dayanıklılık sağlayan daha dar yapraklı ve kısa boylu olduğunu, ancak her iki grubun da aynı türe ait olduğunu kaydetmişlerdir. Öğrenciler bu veriye dayanarak; 'Bir türün farklı coğrafi bölgelerdeki popülasyonları arasında gözlenen bu yapısal farklılıklar, biyoçeşitliliğin 'genetik çeşitlilik' bileşeniyle ilgilidir ve bu durum türün değişen çevre koşullarında hayatta kalma şansını artıran bir unsurdur' çıkarımında bulunmuşlardır.

  2. Biyoloji dersinde 'Türkiye'nin Biyoçeşitliliği' konulu bir proje ödevi hazırlayan Arda, Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Veritabanı'ndan topladığı verilerle aşağıdaki tabloyu oluşturmuştur: Veri: Toros Dağları'nda dünyada başka hiçbir yerde bulunmayan (endemik) yaklaşık 100 farklı bitki türünün tespit edilmesi. Veri: Karadeniz Bölgesi'nde sahil şeridinden dağ zirvelerine doğru gidildikçe farklı orman tipleri, alpin çayırlar ve sulak alan habitatlarının birbirini izlemesi. Veri: Anadolu'da yetiştirilen yerel buğday popülasyonlarının, aynı tür olmalarına rağmen kuraklığa, soğuğa ve farklı parazitlere karşı değişken direnç özellikleri göstermesi. Arda'nın topladığı bu verilerden yola çıkarak biyoçeşitliliği oluşturan unsurlar hakkında yaptığı aşağıdaki çıkarımlardan hangisi bilimsel olarak doğrudur?

    • A) 1. veri, popülasyon içerisindeki bireylerin genetik yapısındaki nükleotit dizilimi farklılıklarını ifade eden 'genetik çeşitlilik' örneğidir.
    • B) 2. veri; canlı toplulukları ile bu toplulukları barındıran cansız çevrenin oluşturduğu karmaşık yapıdaki 'ekosistem çeşitliliğini' yansıtmaktadır.
    • C) 3. veri, belirli bir bölgedeki toplam takson sayısını ve bu taksonların birey sayılarını temsil eden 'tür çeşitliliği' unsuruna aittir.
    • D) Biyoçeşitliliği oluşturan bu üç temel unsur birbirinden tamamen bağımsız olup, birindeki değişim diğer unsurların niteliğini etkilemez.
    • E) Sadece 1. ve 3. verilerde sunulan durumlar Türkiye'nin biyolojik zenginliğini belirlemede yeterli olup, 2. veri coğrafi bir özelliktir.
  3. Bir biyoloji laboratuvarında araştırma yapan bir grup öğrenci, topladıkları üç farklı canlı örneğini analiz ederek şu gözlem sonuçlarını raporlamıştır: Örnek: Belirgin bir çekirdek yapısı bulunmuyor, 110°C sıcaklıktaki derin deniz termal bacalarında (ekstrem koşul) hayatta kalabiliyor. Örnek: Belirgin bir çekirdek yapısı bulunmuyor, sütün yoğurda dönüşme sürecinde (tipik ortam) aktif rol oynuyor. Örnek: Çekirdek zarı ve zarlı organellere sahip, bir mantar türü olduğu tespit ediliyor. Öğrencilerin bu canlıları 'Üç Üst Âlem (Domain)' sistemine göre sınıflandırırken sundukları; '1. ve 2. örneğin her ikisinin de çekirdek zarının olmaması (prokaryot oluşları), bu iki canlı örneğinin aynı domain içerisinde yer alması için yeterli bir kanıttır.' önermesi biyolojik açıdan doğrudur.

  4. Bir biyoloji laboratuvarında öğrencilere, yeni keşfedilen bir jeotermal bölgeden alınan üç farklı canlı örneğinin (K, L ve M) temel özellikleri verilmiştir: K Canlısı: Belirgin bir çekirdek yapısı bulunmamakta olup, normal canlılık faaliyetlerinin durduğu 105°C sıcaklıktaki su kaynaklarında aktif olarak çoğalabilmektedir. L Canlısı: Hücrelerinde genetik materyal zarlı bir kılıf ile çevrilidir ve hücre içerisinde özelleşmiş zarlı organellere sahiptir. M Canlısı: Çekirdeksiz hücre yapısına sahip olup, bu ekosistemdeki toprak ve su örneklerinde yaygın olarak bulunan, bilinen en yaygın mikroskobik gruptur. Bu verilere dayanarak hazırlanan 'Üç Üst Âlem (Domain) Karşılaştırma Raporu' için aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

    • A) K ve M canlıları çekirdek içermedikleri için aynı domain (üst âlem) içerisinde sınıflandırılmalıdır.
    • B) L canlısı, genetik materyalini özel bir yapıda koruması ve zarlı organel içermesi nedeniyle Eukarya domaininde yer alır.
    • C) K canlısı, ekstrem koşullara dayanıklı olduğu için Bacteria domainine ait tipik bir örnektir.
    • D) M canlısı, hücre yapısı bakımından L canlısı ile aynı; ancak K canlısı ile farklı bir grupta incelenir.
    • E) Üç canlı örneği de aynı ekosistemden alındığı için tek bir domain altında toplanarak incelenmelidir.
  5. Bir biyoloji projesi kapsamında okul bahçesindeki bitki çeşitliliğini inceleyen bir grup öğrenci; 'Pinus nigra' (Karaçam), 'Pinus sylvestris' (Sarıçam) ve 'Morus nigra' (Karadut) türlerini listelemiştir. Öğrenciler bu canlıları bilimsel adlandırma kriterlerine göre gruplandırırken şu çıkarımda bulunmuşlardır: 'Karaçam ve Karadut türlerinin hem Türkçe isimlerinde yer alan "Kara" sıfatı hem de bilimsel adlarındaki ikinci kelime olan "nigra" ifadesi ortak olduğu için; bu iki canlı arasındaki akrabalık derecesi, Karaçam ile Sarıçam arasındaki akrabalık derecesinden daha fazladır.'

Doğru cevaplar ve adım adım çözümler testi tamamladıktan sonra gösterilir.