"-e / -a" yönelme hâl eki bazı edatlarla birleşerek ya da kalıplaşarak zaman veya durum zarf öbeği kurabilir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu yolla oluşturulmuş bir zaman zarfı vardır?
- A) Şantiyedeki eksiklikleri gidermek için akşama kadar çalıştılar.
- B) Çiftlikteki işleri yetiştirebilmek adına erkenden kalktı.
- C) Fabrikanın yeni makineleri dün gece sessizce kuruldu.
- D) Bilim insanları konuyu ayrıntılarıyla ele alıp değerlendirdi.
- E) Genç sporcu antrenman sahasında durmaksızın koşuyordu.
"Ne" sözcüğü cümlede soru zamiri, soru sıfatı veya soru zarfı olarak kullanılabilir; ayrıca "ne kadar/çok" anlamında kullanıldığında miktar/derecelendirme zarfı da olabilir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ne" sözcüğü zarf görevinde kullanılmıştır?
- A) Doğum gününde arkadaşına hediye olarak ne aldın?
- B) Bu mevsimde yaylalar ne güzel görünüyor!
- C) Pazardan dönerken poşette ne tür meyveler vardı?
- D) Masanın üzerindeki kutuda ne olduğunu kimse bilmiyor.
- E) Üniversite tercihinde ne yana yöneleceğine karar veremedi.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf görevli bir sözcük yoktur?
- A) Eski köprünün restorasyon çalışmaları nihayet sona erdi.
- B) Antik kentin gizemli sokakları ziyaretçileri derinden etkiliyordu.
- C) Başarılı sporcular ödül töreninde büyük bir gururla kürsüye çıktı.
- D) Kütüphanenin geniş salonundaki masalar özenle düzenlenmişti.
- E) Şehrin batı yakasındaki geniş caddeler akşam trafiğini rahatlatıyordu.
Cümledeki eylemin kesinlik, olasılık, yineleme ya da yaklaşıklık bildirmesini sağlayan sözcükler durum zarfı kapsamında değerlendirilir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eyleme "kesinlik" anlamı katan bir zarf kullanılmıştır?
- A) Yarınki toplantıya belki müsteşar da iştirak eder.
- B) Sanırım bu konuda herkes aynı endişeyi paylaşıyor.
- C) Alınan bu stratejik karardan asla geri adım atılmayacaktır.
- D) Projenin ilk aşaması hemen hemen tamamlanmak üzere.
- E) Akşamki konsere galiba hep birlikte gidecekler.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin miktarını (ölçüsünü) bildiren bir zarf kullanılmıştır?
- A) Kütüphanedeki masalarda birçok öğrenci sessizce çalışıyordu.
- B) Heyet başkanı raporun detayları üzerinde günlerce fazla konuştu.
- C) Yeni açılan sergiye sanatseverler büyük ilgi gösterdi.
- D) Karadeniz yaylalarında bol yağış görülmesi bitki örtüsünü zenginleştirir.
- E) Şehir merkezinde pek çok tarihî yapı restore ediliyor.
"Aşağı", "yukarı", "içeri", "dışarı" gibi yer-yön sözcükleri isim çekim eki aldıklarında adlaşır, bir ismin önüne gelip onu belirttiklerinde ise sıfat olurlar. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala göre yer-yön sözcüğü sıfat görevinde kullanılmıştır?
- A) Yaşlı kadın merdivenlerden yavaşça yukarı çıktı.
- B) Bina görevlisi aşağı kattaki arızayı gidermeye gitti.
- C) Soğuk havaya dayanamayan çocuklar içeri girdi.
- D) Dışarıda bekleyen kalabalık sabırsızlanmaya başladı.
- E) Servis şoförü biraz daha ileri gitmemizi söyledi.
"Yalnız" sözcüğü cümlede sadece, fakat, tek başına gibi anlamlar kazanarak edat, bağlaç, sıfat veya zarf görevinde kullanılabilir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "yalnız" sözcüğü eylemi durum bakımından tamamlayan bir zarftır?
- A) Bu zorlu projeyi yalnız senin desteğinle tamamlayabiliriz.
- B) Yıllardır bu ıssız dağ kulübesinde tek başına, yalnız yaşıyordu.
- C) Size yardım ederim yalnız söylediklerimi harfiyen yapacaksınız.
- D) Kalabalık şehirlerin ortasında yalnız insanlar hızla çoğalıyor.
- E) Toplantıya yalnız genel müdür ve yardımcıları katıldı.
"En", "daha", "pek", "çok", "fazla" gibi miktar belirteçleri sıfatların önüne gelerek üstünlük veya aşırılık derecesi bildirebilir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sıfatın anlamını pekiştiren veya derecelendiren bir miktar zarfı vardır?
- A) Dağcılık kulübü bu yaz en yüksek zirveye tırmanmayı hedefliyor.
- B) Kütüphanedeki kaynakları çok okuyarak araştırmasını bitirdi.
- C) Biraz daha dinlendikten sonra yolumuza devam edeceğiz.
- D) Mağazadaki tüm ürünler dünden itibaren indirime girdi.
- E) Çiftçiler kurak geçen mevsimde ekinleri sık sık suladılar.
Türkçede ikilemeler fiilleri veya fiilimsileri niteleyerek durum zarfı görevi üstlenebilir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme ötekilerden farklı bir görevde kullanılmıştır?
- A) Çocuklar bahçede koşa koşa merdivenlere doğru yöneldi.
- B) Yaşlı adam elindeki bastona dayana dayana güçlükle ilerliyordu.
- C) Pazar yerinde taze taze meyveler tezgâhlara dizilmişti.
- D) Soruları hiç acele etmeden tane tane açıkladı.
- E) Dere boyunca şırıl şırıl akan suyun sesi insanı dinlendiriyordu.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem durum hem de zaman zarfı bir arada kullanılmıştır?
- A) Kazı alanındaki arkeologlar dün sabırla toprağı temizlediler.
- B) Sabahleyin erkenden uyanıp sahilde uzun bir yürüyüş yaptı.
- C) Fırtına dinmeyince tüm tekneler limana geri döndü.
- D) Yeni gelen stajyer görevini oldukça başarılı bir şekilde tamamladı.
- E) Konferans salonu henüz açılmadığı için davetliler bahçede bekledi.
"Güzel" sözcüğü kullanıldığı yere ve yüklendiği anlama göre isim, sıfat veya zarf görevinde bulunabilir. Buna göre "güzel" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf (belirteç) görevinde kullanılmıştır?
- A) Güzel günler göreceğimize dair inancımızı asla yitirmedik.
- B) Sanatçı, geleneksel motifleri modern kumaşlara çok güzel işliyor.
- C) Güzelden anlamak da ayrı bir eğitim ve zevk meselesidir.
- D) Bahçedeki güzel kokular odanın her tarafına yayılmıştı.
- E) Onun en büyük ideali güzel bir kütüphane kurmaktı.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamı bir soru zarfıyla sağlanmıştır?
- A) Bu önemli toplantı için hangi salonu rezerve ettiler?
- B) Kütüphanedeki kaynak kitapların kaçını taradınız?
- C) Aradığımız dosyanın nerede olduğunu kim biliyor?
- D) Deney sonuçlarının neden beklenen değerlerden saptığını açıkladı mı?
- E) Laboratuvardaki bu hassas cihazlar nasıl bozuldu?
"Zaman zarfları, fiilin veya fiilimsinin bildirdiği eylemin gerçekleştiği zamanı bildiren sözcüklerdir." Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde zaman bildiren sözcük zarf görevinde kullanılmamıştır?
- A) Akşam, şairlerin ilham perilerini uyandıran büyülü bir andır.
- B) Yeni aldığımız fidanları yarın bahçeye dikeceğiz.
- C) Projenin sunumunu henüz tamamlayamadıkları için ek süre istediler.
- D) Sabah erken saatte yola çıkarak trafiğe kalmaktan kurtulduk.
- E) Geçen hafta teslim edilmesi gereken raporları bugün getirdi.
Yer-yön bildiren sözcükler (içeri, dışarı, aşağı, yukarı, ileri, geri vb.) ek almadan yalın hâlde kullanıldıklarında ve bir fiili/fiilimsiyi nitelediklerinde yer-yön zarfı olur. İsim çekim eki aldıklarında ise adlaşırlar. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde yer-yön bildiren sözcük zarf görevindedir?
- A) Dışarının gürültüsü toplantı odasına kadar ulaşıyordu.
- B) Koli ağır gelince birkaç adım geri çekilip dinlendi.
- C) Yağmur başlayınca balkondaki çamaşırları içeriye taşıdılar.
- D) Arabayı park etmek için biraz daha ileriye gitmelisiniz.
- E) Merdivenlerden aşağıya inerken dikkatli olması gerekiyordu.
Aşağıdaki dizelerin hangisinde eylemin yapılış biçimini bildiren bir durum (hâl) zarfı kullanılmıştır?
- A) Gün doğarken ayrıldık o küçük sahil kasabasından.
- B) İhtiyar balıkçı tekneden sessizce indi ve ağları topladı.
- C) Kar yağışı şiddetini artırınca herkes içeri çekildi.
- D) Dün gece pencereden süzülen ay ışığı odayı aydınlattı.
- E) İleride geniş bir ova bizi tüm güzelliğiyle karşıladı.
Zarflar; fiillerin, fiilimsilerin, sıfatların veya kendi türünden sözcüklerin anlamlarını durum, zaman, miktar, yer-yön ve soru bakımından tamamlayan sözcüklerdir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir zarf, başka bir zarfın anlamını derecelendirmiştir?
- A) Sahadaki mühendisler sabahtan akşama kadar aralıksız çalıştılar.
- B) Yarışmacı parkuru diğer sporculardan çok hızlı koşarak birinci oldu.
- C) Salondaki izleyiciler oyunun sonunda sanatçıları ayakta alkışladı.
- D) Şiddetli fırtına yüzünden vapur seferleri akşama doğru iptal edildi.
- E) Genç yazar yeni romanında son derece akıcı bir üslup benimsemiş.
Doğru cevaplar ve adım adım çözümler testi tamamladıktan sonra gösterilir.