Soğuk Savaş Dönemi'nin başlarında, Demokrat Parti iktidarı (1950-1960) döneminde uygulanan liberal ekonomi politikaları ve tarımsal kredi destekleri kırsalda refahı geçici olarak artırırken, uzun vadede enflasyonist baskılara ve dış ticaret açıklarına neden olmuştur. Bu dönemin iktisadi tercihleri ile toplumsal katmanlar arasındaki ilişkiler değerlendirildiğinde, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi dönemin sosyo-ekonomik gerçeğini en doğru şekilde yansıtır?
- A) Sanayi yatırımlarının tamamen durması nedeniyle işçi sınıfının niceliksel olarak yok olması
- B) Kırsal kesimin satın alma gücünün yükselmesiyle birlikte lüks tüketime yönelik ithalata olan bağımlılığın yapısal bir sorun haline gelmesi
- C) Toprak ağalığının tamamen tasfiye edilerek Doğu ve Güneydoğu'da feodal ilişkilerin sona ermesi
- D) Devletçilik ilkesinin anayasadan çıkarılarak kamu yatırımlarının tamamen yasaklanması
- E) Ekonomik büyümenin tamamen dış yardımlara dayanması sebebiyle iç üretimin tamamen durması
Türkiye’de 2017 anayasa değişikliği referandumu ile kabul edilen ve 2018 yılında resmen yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, yürütmenin hızlı ve etkin karar almasını hedefleyen bir idari dönüşümdür. Bu yeni hükümet sisteminin ekonomik yönetim mekanizmalarına ve dolayısıyla toplumsal refaha etkilerini analiz eden bir araştırmacı, aşağıdakilerden hangisini sistemin getirdiği doğrudan bir kurumsal yapı değişikliği olarak nitelendirebilir?
- A) Başbakanlık makamının ve Bakanlar Kurulu'nun kaldırılarak yürütme yetkisinin tek elde toplanması ve doğrudan kararname mekanizmasının kurulması
- B) Devlet Planlama Teşkilatı'nın yetkilerinin genişletilerek tüm ekonomik kararların tek merkezden planlanması
- C) TBMM'nin bütçe yapma ve onaylama yetkisinin tamamen elinden alınarak sivil toplum kuruluşlarına devredilmesi
- D) Merkez Bankası'nın özerk yapısının anayasal güvence altına alınarak hükümetten tamamen bağımsızlaştırılması
- E) Tüm yerel yönetimlerin mali kaynaklarının kesilerek doğrudan cumhurbaşkanlığına bağlanması
Soğuk Savaş yıllarında Türkiye'de yaşanan sosyo-ekonomik gelişmelerin en önemli insani boyutlarından biri de bölgedeki siyasi istikrarsızlıklardan kaçan sığınmacı ve göçmen kitleleridir. Özellikle 1950-1951 yıllarında Bulgaristan’da komünist rejimin baskı ve asimilasyon politikalarından kaçarak Türkiye'ye sığınan yaklaşık 150 bin Türk soydaşın kabulü, dönemin en büyük insani hareketliliğidir. Türkiye'nin bu sığınmacı krizine yönelik yaklaşımı ve toplumsal etkisi düşünüldüğünde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A) Sığınmacıların sınır bölgelerinde kurulan kamplarda kalıcı olarak izole edilmesi
- B) Gelen nüfusun tarımsal üretimi artırmak amacıyla boş hazine arazilerine yerleştirilerek hızla üretici konuma getirilmesi
- C) Göçmenlerin tamamının sanayi işçisi yapılmak üzere sadece İstanbul ve İzmir'e yerleştirilmesi
- D) Sosyal uyum sorunları nedeniyle göçmenlerin vatandaşlık haklarından mahrum bırakılması
- E) Gelen nüfusun kısa süre sonra uluslararası anlaşmalarla Bulgaristan'a zorunlu iade edilmesi
Türkiye’de 1958 yılında yaşanan ağır ekonomik kriz, dış ödemeler dengesinin tıkanması ve enflasyonun tırmanması üzerine hükümeti sert ekonomik tedbirler almaya zorlamıştır. 4 Ağustos 1958 Kararları ile cumhuriyet tarihinin en yüksek oranlı devalüasyonlarından biri gerçekleştirilmiş ve dış ticaret serbestleştirilmiştir. Bu krizin ve sonrasında alınan kararların toplumsal tabandaki en doğrudan yansıması aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
- A) Tarım işçilerinin sendikal haklar elde ederek greve gitmesi
- B) Sabit gelirlilerin ve memurların satın alma gücünün düşmesi, piyasada karaborsacılık ve mal darlığının yaşanması
- C) Kentlerde yaşayan nüfusun gıda ihtiyacını karşılayabilmek için hızla köylere geri dönmesi
- D) Yabancı para birimlerinin kullanımının ülke genelinde tamamen yasaklanması
- E) Devletin tüm KİT'leri (Kamu İktisadi Teşebbüsleri) özel sektöre devretmesi
Soğuk Savaş Dönemi'nde Türkiye'nin sanayileşme hamleleri, özellikle büyük kentlerin çeperlerinde organize sanayi bölgelerinin kurulmasıyla yeni bir ivme kazanmıştır. Bu sanayileşme süreci, geleneksel esnaf ve zanaatkâr sınıfını dönüştürürken fabrikalarda çalışan yeni bir işçi sınıfının doğmasına zemin hazırlamıştır. Bu yapısal değişimin toplumsal hayata yansıması olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir?
- A) Sendikalaşma hareketlerinin, toplu iş sözleşmesi ve grev haklarının hukuki güvenceye kavuşması
- B) Kırsal nüfus oranının kent nüfusu karşısında ilk kez bu dönemde ezici çoğunluğu kazanması
- C) Lonca teşkilatının modernize edilerek sanayi üretimine entegre edilmesi
- D) Yabancı sermayeli şirketlerin yerli sanayi yatırımlarını tamamen engellemesi
- E) Sadece tarıma dayalı sanayi kollarının geliştirilmesiyle ağır sanayiden tamamen vazgeçilmesi
1960 Anayasası ile kurumsallaşan Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), Türkiye'nin kalkınma stratejilerini beş yıllık planlar halinde yürütmeye başlamıştır. İlki 1963-1967 yıllarını kapsayan Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, sadece ekonomik büyümeyi değil, toplumsal adaleti ve bölgesel gelişmişlik farklarını azaltmayı da hedeflemiştir. Buna göre, planlı kalkınma döneminin toplumsal dönüşüm üzerindeki en önemli rolü aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Özel sektör yatırımlarının tamamen devletleştirilerek karma ekonomiye son verilmesi
- B) Sosyal kalkınma hedefleriyle eğitim, sağlık ve istihdam olanaklarının ülke geneline dengeli dağıtılmaya çalışılması
- C) Büyük şehirlere yapılan göçlerin yasal sınırlamalarla tamamen durdurulması
- D) Tarım sektörünün tamamen göz ardı edilerek sadece ağır sanayi yatırımlarına odaklanılması
- E) Dış ticaret açığının kapatılması amacıyla tüm ithalat kalemlerinin yasaklanması
Soğuk Savaş yıllarında Türkiye, sanayileşme çabalarını finanse etmek ve ödemeler dengesi açıklarını kapatmak amacıyla uluslararası finans kuruluşlarıyla sıkı ilişkiler kurmuştur. Bu kapsamda 1947 yılında üye olunan Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ilk stand-by anlaşması 1961 yılında imzalanmıştır. Türkiye'nin dış borçlanma ve IMF ile ilişkilerini inceleyen bir iktisat tarihçisi, bu sürecin toplumsal etkilerine yönelik aşağıdaki değerlendirmelerden hangisini yaparsa yanılmış olur?
- A) Sıkı maliye politikalarının kamu çalışanlarının ve dar gelirlilerin alım gücünü azaltması
- B) İstikrar paketleri doğrultusunda yapılan devalüasyonların ithal ürün fiyatlarını ve enflasyonu artırması
- C) Sosyal devlet harcamalarının kısıtlanmasının eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırması
- D) İç pazarda yerli üretimin teşvik edilmesiyle lüks tüketim mallarına olan talebin tamamen ortadan kalkması
- E) Ekonomik kriz dönemlerinde yaşanan işten çıkarmaların toplumsal huzursuzluk ve sendikal hareketleri tetiklemesi
Soğuk Savaş Dönemi'nde Türkiye'nin karayolu yapımına ağırlık veren ulaştırma politikası, demiryolu odaklı büyümeyi arka plana itmiştir. Dönemin bayındırlık hamleleriyle inşa edilen yeni karayolu ağları, köyler ile kentleri birbirine bağlayarak pazar entegrasyonunu hızlandırmıştır. Bu ulaştırma politikasının yarattığı toplumsal ve ekonomik sonuçlar analiz edildiğinde, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?
- A) İç ticaretin canlanması ve tarım ürünlerinin kent pazarlarına daha hızlı ulaşması
- B) Enerji tüketiminde petrol ve türevlerine olan dışa bağımlılığın artması
- C) Ülke genelinde demiryolu taşımacılığının payının karayoluna kıyasla hızla gerilemesi
- D) Kırsal nüfusun mobilizasyonunun artmasıyla kültürel etkileşimin hız kazanması
- E) Sanayi tesislerinin sadece demiryolu hatlarının geçtiği iç bölgelerde yoğunlaşması
1947 yılında uygulamaya konulan Marshall Planı kapsamında Türkiye’ye sağlanan ekonomik ve askeri yardımların büyük bir kısmı tarım sektörünün modernizasyonuna aktarılmıştır. Bu yardımlarla ülkeye giren binlerce traktör, ekilebilir arazi miktarını artırırken aynı zamanda mülkiyet yapısını ve köylü sınıfının sosyal durumunu derinden etkilemiştir. Bu bilgiler ışığında, Marshall Planı'nın Türkiye'deki toplumsal yapıda yarattığı en belirgin değişim aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Ortakçılık ve yarıcılıkla geçinen topraksız köylülerin işsiz kalarak kentlere göç etmesi
- B) Toprak Reformu Kanunu'nun tam anlamıyla uygulanarak toprak mülkiyetinin eşitlenmesi
- C) Kırsal alanda imece usulü yardımlaşmanın ve geleneksel dayanışmanın daha da güçlenmesi
- D) Kentlerden kırsal bölgelere doğru tersine bir göç dalgasının tetiklenmesi
- E) Tarımda çalışan kadın iş gücü oranının sanayi sektöründekini geride bırakması
Soğuk Savaş Dönemi'nde Türkiye'de tarımda makineleşmenin hız kazanması, insan gücüne olan ihtiyacı azaltarak kırsal nüfusun büyük kentlere göç etmesine yol açmıştır. Kentlerdeki hızlı nüfus artışı ise konut yetersizliği nedeniyle gecekondulaşmayı ve yeni bir kentsel alt kültürün doğuşunu beraberinde getirmiştir. Bu sosyo-ekonomik dönüşümün toplumsal hayata etkisi değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi bu sürecin doğrudan bir sonucu olarak gösterilemez?
- A) Kentlerde altyapı yetersizliği ve çevre sorunlarının baş göstermesi
- B) Sanayi bölgelerinde ucuz iş gücü arzının hızla artması
- C) Geleneksel geniş aile yapısının kentlerde çekirdek aileye dönüşmesi
- D) Tarımsal üretimde insan ve hayvan gücüne dayalı geleneksel yöntemlerin tamamen sona ermesi
- E) Kentlerde arabesk müzik ve varoş kültürü gibi yeni sosyo-kültürel sentezlerin oluşması
Türkiye'nin Soğuk Savaş'ın başlangıcından günümüze uzanan süreçte yaşadığı sanayileşme adımları, bayındırlık (altyapı) yatırımları ve son dönemdeki Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi gibi yapısal değişimler birlikte değerlendirildiğinde; bu dönüşümlerin ortak toplumsal hedefi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Tarımsal nüfusu koruyarak sanayileşmeyi sınırlandırmak
- B) Küresel sermayeden bağımsız, tamamen içe kapalı bir ekonomik model inşa etmek
- C) Devletin ekonomideki düzenleyici rolünü tamamen ortadan kaldırmak
- D) Sosyo-ekonomik modernleşmeyi sağlayarak ülkenin küresel rekabet gücünü ve toplumsal refahını artırmak
- E) Bölgesel eşitsizlikleri sadece büyükşehirlere yapılan yatırımlarla çözmek
Son yıllarda bölgesel çatışmalar nedeniyle Türkiye'ye yönelen sığınmacı dalgaları karşısında devletin izlediği insani açık kapı politikası ve toplumsal uyum çabaları göz önüne alındığında, bu durumun Türkiye'nin sosyo-ekonomik yapısına etkisi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A) Demografik yapının tamamen değişerek kentleşmenin durma noktasına gelmesi
- B) Kamu hizmetlerinde yükün artması, iş gücü piyasasında yeni dinamiklerin oluşması ve toplumsal uyum ihtiyacının belirmesi
- C) Türkiye'nin uluslararası arenada siyasi olarak tamamen yalnızlaşması
- D) Sanayi üretiminin tamamen sığınmacı iş gücü üzerinden yürütülerek tarımın bitmesi
- E) Ülke genelinde işsizlik oranlarının tamamen sıfıra inmesi
Siyasi istikrarsızlıkları azaltmak ve hızlı karar alma mekanizması oluşturmak amacıyla 2017 anayasa değişikliğiyle kabul edilen ve 2018'de yürürlüğe giren 'Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nin Türk idari yapısındaki en radikal değişimi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yürütme yetkisinin bakanlar kurulundan alınarak doğrudan cumhurbaşkanına verilmesi ve çift başlılığın giderilmesi
- B) Yasama organı olan TBMM'nin tüm denetim yetkilerinin tamamen kaldırılması
- C) Yerel yönetimlerin yetkilerinin merkezi idareden tamamen bağımsız hale getirilmesi
- D) Siyasi partilerin seçim ittifakı yapmasının anayasal olarak yasaklanması
- E) Başbakanlık makamının yetkilerinin artırılarak parlamenter sistemin güçlendirilmesi
Türkiye’nin Soğuk Savaş Dönemi boyunca yaşadığı ekonomik krizler ve IMF ile imzalanan stand-by anlaşmaları toplumsal yapıda sıklıkla gelir adaletsizliğine ve enflasyona yol açmıştır. Bu döngünün toplumsal muhalefet üzerindeki en belirgin yansıması aşağıdakilerden hangisinde doğru analiz edilmiştir?
- A) İşçi sendikalarının gücünü kaybetmesi ve grevlerin tamamen yasaklanması
- B) Toplumun siyasi katılım talebinin azalması ve apolitik bir gençlik yetişmesi
- C) Siyasi kutuplaşmanın artması, toplumsal refah talebiyle sendikal ve gençlik hareketlerinin canlanması
- D) Tarımsal kooperatiflerin devlet eliyle kapatılarak özelleştirilmesi
- E) Kentli orta sınıfın tamamen tasfiye edilerek kırsal nüfusun refah seviyesinin artması
1960 sonrasında kurulan Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) aracılığıyla 'Beş Yıllık Kalkınma Planları'nın uygulanmaya başlanmasının temel sosyo-ekonomik amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Özel sektör yatırımlarını tamamen yasaklayarak devletçi ekonomiye dönmek
- B) Kaynakların dengeli dağılımını sağlayarak sosyal adaleti ve planlı sanayileşmeyi gerçekleştirmek
- C) Köyden kente göç hareketlerini yasal yollarla tamamen durdurmak
- D) Türkiye'nin uluslararası askeri ittifaklardan çekilmesini kolaylaştırmak
- E) Tarımsal üretimi sınırlandırıp yalnızca ağır sanayiye odaklanmak
1950'li yıllarda başlayan ve plansız gelişen köyden kente göç dalgası, büyükşehirlerin çeperlerinde 'gecekondu' adı verilen yeni yerleşim alanlarının doğmasına yol açmıştır. Bu durumun kentlerde yarattığı en büyük sosyo-kültürel etki aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Kent kültürünün kırsal alana tamamen egemen olması
- B) Geleneksel kent mimarisinin koruma altına alınması
- C) Kentlerde iş gücü açığının artarak üretimin tamamen durması
- D) Kültürel bir geçiş süreci olarak arabesk kültür gibi yeni yaşam ve sanat tarzlarının ortaya çıkması
- E) Sınıfsal ayrımların ve ekonomik eşitsizliklerin tamamen ortadan kalkması
1947 yılında Türkiye’nin IMF ve Dünya Bankası’na üye olmasıyla başlayan yeni ekonomik dönem, Türk dış politika ve ekonomi modelinde nasıl bir paradigma değişimini simgeler?
- A) Tam bağımsız devletçi sanayileşme modeline kesin dönüşü
- B) Doğu Bloku ülkeleriyle gümrük birliği anlaşmaları imzalanmasını
- C) Batı ittifakı ve küresel kapitalist sistemle entegrasyonu hedefleyen dışa açık ekonomi modelini
- D) Planlı kalkınma modellerinin tamamen terk edilerek serbest piyasanın kaldırılmasını
- E) Ulusal para birimi Türk lirasının küresel rezerv para birimi ilan edilmesini
Soğuk Savaş Dönemi'nde Türkiye'nin karayolu yapımına ağırlık vermesiyle demiryolu merkezli ulaşım politikasından uzaklaşılmasının toplumsal ve ekonomik en belirgin sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Deniz ticaretinin payının karayolu taşımacılığının önüne geçmesi
- B) İç pazarın canlanması, köy ile kent arasındaki bağların güçlenmesi ve mobilitenin artması
- C) Demiryolu işçilerinin tamamının otomotiv sektörüne kaydırılması
- D) Kentlerde hava kirliliğinin tamamen sona ermesi
- E) Dış borçlanma ihtiyacının tamamen ortadan kalkması
1950'li yıllarda Marshall Planı'nın etkisiyle tarımda traktör kullanımının hızla artması, Türk tarımında üretimi artırırken kırsal yapıda nasıl bir toplumsal dönüşüme yol açmıştır?
- A) Kentlerden köylere doğru nitelikli iş gücü göçünü başlatmıştır.
- B) Tarımda insan gücüne olan ihtiyacı artırarak mevsimlik işçiliği bitirmiştir.
- C) Topraksızlaşan veya işsiz kalan köylülerin kentlere göç etme sürecini hızlandırmıştır.
- D) Geleneksel imece usulü yardımlaşmayı kalıcı olarak kurumsallaştırmıştır.
- E) Köy enstitülerinin tarımsal Ar-Ge merkezlerine dönüşmesini sağlamıştır.
1948 yılında uygulamaya konulan Marshall Planı kapsamında Türkiye'ye verilen mali ve teknik yardımların öncelikli olarak tarım sektörüne yönlendirilmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Türkiye'nin sanayi altyapısının tamamen gelişmiş olduğunu kanıtlamak
- B) Avrupa'nın acil gıda ihtiyacını karşılamak ve Türkiye'yi tarımsal bir hammadde üreticisi olarak konumlandırmak
- C) Ülke içindeki tüm demiryolu ağlarını kısa sürede tamamlamak
- D) Ağır sanayi hamlesini başlatarak kent nüfusunu hızla artırmak
- E) İthalata dayalı tüketim ekonomisini tamamen sonlandırmak
Doğru cevaplar ve adım adım çözümler testi tamamladıktan sonra gösterilir.