Atatürk Dönemi’ndeki Dış Siyasi Gelişmeler Yeni Nesile Geçiş Test Çöz
12. Sınıf İnkılap Tarihi dersi "Atatürk Dönemi’ndeki Dış Siyasi Gelişmeler" konusu için MEB müfredatına uygun 20 soruluk yeni nesile geçiş testi. Yeni nesil sorulara hazırlayan geçiş soruları. Testi çözdükten sonra doğru cevapları, çözümleri ve kazanım analizini görebilirsin.
Soruları aşağıda inceleyebilir, yanıtlamak ve sonuçlarını görmek için testi başlatabilirsin.
Sorular
Atatürk'ün dış politika vizyonunu analiz eden bir araştırmacı: "Türkiye Cumhuriyeti, Lozan'da çözülemeyen veya aleyhine sonuçlanan meseleleri, revizyonist (statükoyu zorla değiştirmek isteyen) devletlerin aksine, askeri saldırganlıkla değil; değişen küresel dengeleri, diplomatik fırsatları ve uluslararası hukuku ustaca kullanarak kendi lehine revize etmeyi başarmıştır." demiştir. Aşağıdaki dış siyasi gelişmelerden hangisi, araştırmacının bahsettiği "uluslararası konjonktürün yarattığı diplomatik fırsatları barışçı yollarla kendi lehine çevirme" stratejisine en net örnektir?
Atatürk Dönemi Türk dış politikasında gerçekleştirilen hamleler incelendiğinde, Türkiye'nin uluslararası sistemde yalnızca bir güvenlik tüketicisi değil, aynı zamanda bölgesel barışın inşasında aktif bir güvenlik üreticisi rolü üstlendiği görülmektedir. Aşağıdaki gelişmelerden hangisi Türkiye'nin uluslararası sistemde çok taraflı iş birliğine dayalı, barışçı ve aktif bir "bölgesel aktör" olarak konumunu doğrudan pekiştiren hamlelerden biri olarak gösterilemez?
Fransa'nın Suriye üzerindeki manda yönetimini sonlandırarak çekilme kararı alması, Hatay (Sancak) bölgesinin geleceği konusunda Türkiye'yi harekete geçirmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, "Hatay benim şahsi meselemdir" diyerek konuyu diplomatik ve askeri olarak çok yakından takip etmiş ve Hatay nihayetinde 1939 yılında ana vatana katılmıştır. Hatay'ın Türkiye'ye katılma sürecinde yaşanan kronolojik aşamalar göz önüne alındığında, Hatay Devleti'nin kurulmasından hemen önceki en kritik uluslararası diplomatik adım aşağıdakilerden hangisidir?
Lozan Boğazlar Sözleşmesi'ne göre Boğazlar bölgesinin askersizleştirilmesi ve yönetimin uluslararası bir komisyona bırakılması, Türkiye’nin egemenlik haklarını ve ulusal güvenliğini kısıtlamaktaydı. 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile bu durum tamamen değiştirilmiştir. Buna göre, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile elde edilen aşağıdaki kazanımlardan hangisi doğrudan Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Karadeniz askeri jeopolitiğindeki caydırıcılığını en üst düzeye çıkarmıştır?
1930'lu yıllarda İtalya'nın Akdeniz ve Habeşistan'daki yayılmacı politikası ile Almanya'nın hızla silahlanarak Avrupa'daki güç dengesini sarsması, Türkiye'yi bölgesel güvenlik önlemleri almaya yöneltmiştir. Bu kapsamda Türkiye, batı ve doğu sınırlarını güvence altına almak için bölgesel ittifaklar kurmuştur. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde, Türkiye'nin batı ve doğu sınırlarının güvenliğini sağlamak amacıyla üye olduğu paktlar ve bu paktlara katılmayan sınır komşuları doğru eşleştirilmiştir?
Atatürk Dönemi dış politikasının temel felsefesi "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesine dayanmaktadır. Türkiye, cumhuriyetin ilk yıllarında sınır sorunlarını barışçı yollarla çözmeye çalışmış, uluslararası iş birliğine önem vermiş ve bu doğrultuda 1932 yılında Milletler Cemiyetine üye olmuştur. Türkiye’nin Milletler Cemiyetine üye olma süreciyle ilgili diğer devletlerden ayrılan ve egemenlik haklarına verilen değeri gösteren en özgün durum aşağıdakilerden hangisidir?
İngiltere ile yaşanan Musul Sorunu, Lozan'da çözülemeyerek ikili görüşmelere bırakılmış, ardından konu Milletler Cemiyetine taşınmıştır. Türkiye, kendi lehine bir karar beklerken cemiyet İngiltere'nin etkisi altında kalarak Musul'un Irak'a bırakılması yönünde tavsiye kararı almıştır. Bu süreçte içeride çıkan Şeyh Sait İsyanı da Türkiye’nin askeri bir müdahale yapmasını zorlaştırmıştır. Bu tarihsel süreç analiz edildiğinde, Musul Sorunu'nun İngiltere lehine çözülmesinde rol oynayan iç ve dış dinamikler hangi seçenekte doğru eşleştirilmiştir?
Türkiye, 1929 yılında başlayan Büyük Dünya Bunalımı'nın (Büyük Buhran) yıkıcı ekonomik etkileriyle mücadele ederken, Osmanlı Devleti'nden kalan dış borçların ödenmesi konusunda alacaklı devletlerin başında gelen Fransa ile ciddi bir kriz yaşamıştır. Türkiye'nin bu küresel ekonomik krizi gerekçe göstererek dış borçlar konusunda elde ettiği diplomatik başarı ve borçların yeniden yapılandırılmasını sağlayan uluslararası gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
Bir tarih öğretmeni, öğrencilerinden Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan nüfus mübadelesi konusunu insani boyutlarıyla incelemelerini istemiştir. Öğrenciler hazırladıkları raporda, İstanbul’daki Rumlar ile Batı Trakya’daki Türklerin yerleşik (etapli) sayılarak göçten muaf tutulduğunu, ancak bu durumun iki ülke arasında uzun süren hukuki ve siyasi gerilimlere yol açtığını belirtmişlerdir. Buna göre, iki ülke arasında yaşanan "etapli" (yerleşik) anlaşmazlığının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Lozan Antlaşması sonrasında Türkiye ile Fransa arasında gerginliğe yol açan Yabancı Okullar Sorunu sürecinde, Türk hükûmeti bu okulların Millî Eğitim Bakanlığına bağlanmasını ve Türkçe, tarih, coğrafya derslerinin Türk öğretmenler tarafından okutulmasını şart koşmuştur. Fransa bu kararı uluslararası bir platforma taşımak istemiş ancak Türkiye bunu kesin bir dille reddetmiştir. Türkiye’nin bu meseleyi uluslararası bir müzakere konusu yapmayarak doğrudan kendi kanunlarını uygulaması, yeni devletin dış politikada öncelikle hangi ilkeye ödün vermeden bağlı kaldığını kanıtlar?
Atatürk Dönemi Türk dış politikası, emperyalist emeller taşımayan, milli sınırları korumaya yönelik ve uluslararası hukuka saygılı bir çizgide yürütülmüştür. Bu bağlamda, Lozan Antlaşması'ndan kalan pürüzlerin barışçıl yollarla çözülmesi, çok taraflı paktlara öncülük edilmesi ve sınır güvenliğinin bölgesel iş birlikleriyle korunması, Türkiye'nin dünya kamuoyunda aşağıdaki rollerden hangisini üstlendiğini kesin olarak kanıtlar?
Aşağıdaki tabloda Atatürk Dönemi Türk dış politikasında yaşanan bazı önemli gelişmeler ve bu gelişmelerin Türkiye'nin uluslararası alanındaki konumuna etkileri eşleştirilmiştir: I. Balkan Antantı → Batı sınırlarının güvenliğinin sağlanması II. Montrö Boğazlar Sözleşmesi → Doğu Akdeniz ve Karadeniz'de jeopolitik gücün artması III. Hatay'ın Ana Vatana Katılması → Misak-ı Milli sınırlarına ulaşma yolunda önemli bir adım atılması IV. Sadâbad Paktı → Sınır dışı askeri operasyonlar için yasal zemin kazanılması Bu eşleştirmelerden hangisi ya da hangileri yanlıştır?
Atatürk, Hatay Meselesi için şahsi davası olduğunu belirterek 'Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde kalamaz' sözünü söylemiş ve hastalığına rağmen Adana seyahatine çıkarak kararlılığını göstermiştir. Türkiye'nin izlediği bu aktif siyaset ve diplomasi sonucunda Hatay'ın önce bağımsız bir cumhuriyet olması, ardından ana vatana katılması hangi gelişmenin yarattığı güvenlik kaygılarıyla Fransa'nın bölgeden çekilmesinin bir sonucudur?
Lozan Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar bölgesinin silahsızlandırılması ve yönetimin uluslararası bir komisyona bırakılması Türkiye'nin egemenliğini kısıtlıyordu. Türkiye, 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile bu komisyonu kaldırarak Boğazlar üzerinde tam egemenlik sağlamıştır. Türkiye'nin bu diplomatik başarıyı elde etmesinde dünyadaki hangi gelişme etkili olmuştur?
1930'lu yıllarda İtalya'nın Doğu Akdeniz ve Habeşistan'daki yayılmacı politikası ile Almanya'nın hızla silahlanması, Türkiye'nin sınır güvenliğini korumak için bölgesel güvenlik paktlarına yönelmesine neden olmuştur. Bu doğrultuda Türkiye'nin batı ve doğu sınırlarını güvence altına almak için sırasıyla üye olduğu paktlar aşağıdakilerden hangisidir?
1926 Ankara Antlaşması ile çözüme kavuşturulan Irak sınırı ve Musul Sorunu neticesinde Musul, İngiliz mandasındaki Irak'a bırakılmış; Türkiye ise buradaki petrol gelirlerinin %10'unu 25 yıl süreyle almayı kabul etmiştir. Türkiye'nin bu tavizkar çözümü kabul etmek zorunda kalmasında iç politikada yaşanan hangi gelişme doğrudan etkili olmuştur?
Türkiye, Musul meselesinin çözümü için İngiltere ile yaptığı ikili görüşmelerden sonuç alamayınca konu Milletler Cemiyetine taşınmış fakat cemiyet İngiliz çıkarlarına uygun bir karar vermiştir. Bu olumsuz tecrübeye rağmen Türkiye'nin 1932 yılında Milletler Cemiyetine üye olmayı kabul etmesi, Türk dış politikasının hangi temel niteliğini kanıtlar?
Nüfus Mübadelesi sürecinde Türkiye ve Yunanistan arasında yaşanan 'etablis' (yerleşik) anlaşmazlığı, iki ülke ilişkilerini savaşın eşiğine getirse de 1930 Ankara Antlaşması ile çözülmüştür. Bu çözümün ardından iki ülke arasında başlayan dostluk rüzgarları, sonraki dönemde hangi bölgesel savunma iş birliğinin kurulmasına zemin hazırlamıştır?
Lozan sonrasında Türkiye ile Fransa arasında kriz yaratan Osmanlı dış borçlarının ödeme planı, 1929 yılında başlayan Büyük Dünya Bunalımı nedeniyle sekteye uğramış ve Hoover Moratoryumu kapsamında yeniden yapılandırılmıştır. Bu durum, Türkiye'nin dış borçlar sorununu çözerken aşağıdakilerden hangisini göz önünde bulundurmak zorunda kaldığını gösterir?
Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Lozan Antlaşması sonrasında yabancı okullar meselesini bağımsız bir devlet anlayışıyla ele alarak doğrudan kendi iç hukukuyla çözüme kavuşturmuştur. Türkiye'nin dış müdahalelere kapıyı kapatarak attığı bu kararlı adım, uluslararası hukukta aşağıdaki egemenlik ilkelerinden hangisine doğrudan dayandırılabilir?
Doğru cevaplar ve adım adım çözümler testi tamamladıktan sonra gösterilir.

