Eski Çağ Medeniyetlerinde Yönetim ve Ordu Yeni Nesile Geçiş Test Çöz

MEB · 9. Sınıf · Tarih · ESKİ ÇAĞ MEDENİYETLERİ

9. Sınıf Tarih dersi "Eski Çağ Medeniyetlerinde Yönetim ve Ordu" konusu için MEB müfredatına uygun 10 soruluk yeni nesile geçiş testi. Yeni nesil sorulara hazırlayan geçiş soruları. Testi çözdükten sonra doğru cevapları, çözümleri ve kazanım analizini görebilirsin.

Soruları aşağıda inceleyebilir, yanıtlamak ve sonuçlarını görmek için testi başlatabilirsin.

Sorular

  1. Asya Hunlarında hükümdarın gücünü göklerden aldığı "Kut" inancına inanılır ancak savaşta başarısız olan, halkını ve ordusunu koruyamayan hükümdarların kutunun bittiğine inanılıp tahttan indirilebilirlerdi. Benzer şekilde, Babillerde de krallar güçlerini kanunlar ve güçlü askeri fetihlerle meşrulaştırırdı. Bu durum, Eski Çağ devletlerinin egemenlik anlayışı ile askeri güçleri arasındaki ilişki bakımından aşağıdakilerden hangisini en iyi açıklar?

    • A) Devletlerin sadece din adamları tarafından yönetildiğini ve askeri sınıfa hiçbir siyasi ayrıcalık tanınmadığını
    • B) Yasama yetkisinin her zaman bağımsız halk kurulları ve meclisler elinde toplandığını
    • C) İlahi ya da dünyevi fark etmeksizin yönetimlerin siyasi meşruiyetinin sürekliliğinin, askeri başarılara ve koruyucu güce doğrudan bağlı olduğunu
    • D) Askeri başarısızlıkların hükümdarların meşruiyetini ve dini otoritelerini hiçbir dönemde etkilemediğini
    • E) Sınırların genişlemesinin askeri liderlerin güçlerini ve hanedan saygınlıklarını her koşulda zayıflattığını
  2. AI Generated Image

    Aşağıda Mezopotamya ve Mısır medeniyetlerinin coğrafi sınırlarını gösteren temsili harita özellikleri verilmiştir. Mezopotamya havzasının dış saldırılara açık düzlüklerden oluşması, Mısır havzasının ise çöller ve denizlerle çevrili olması bu medeniyetlerin yönetim ve askeri sistemlerini doğrudan etkilemiştir. Bu coğrafi farklılık, iki medeniyetin yönetim ve ordu yapıları üzerinde nasıl bir etki yaratmıştır?

    • A) Mezopotamya'da daha zayıf savunma orduları kurulurken, Mısır'da saldırı amaçlı devasa ordular kurulmuştur.
    • B) Coğrafi koruma Mısır'da sık sık hanedan değişikliklerine yol açarken, Mezopotamya'da istikrarlı bir devlet yapısı sağlamıştır.
    • C) Mezopotamya devletleri merkezi yapıyı tamamen reddederken, Mısır federal askeri bir yönetim geliştirmiştir.
    • D) Mezopotamya'da sürekli savunma ve istila tehdidi nedeniyle güçlü askeri yapılar ve kale mimarisi gelişmişken, Mısır'da doğal engeller sayesinde daha uzun ömürlü ve istikrarlı bir merkezi yönetim kurulmuştur.
    • E) Her iki bölgede de nehir taşkınları nedeniyle ordunun idari yönetim üzerinde hiçbir siyasi etkisi olmamıştır.
  3. Roma Cumhuriyeti döneminde "Marius Reformları" ile ordu profesyonel hale getirilmiş ve lejyonerler artık devletten ziyade kendilerine maaş ve toprak vaat eden generallerine bağlanmıştır. Bu durum, güçlü generallerin ordularını kullanarak Roma içinde iktidar mücadelelerine girmelerine yol açmıştır. Bu durumun Roma yönetim sistemi üzerinde yarattığı en radikal değişim aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Cumhuriyet rejiminin çökerek tek adam yönetimine dayalı imparatorluk sistemine geçilmesi
    • B) Senatonun tüm yasama yetkilerini genişleterek teokratik bir yönetim kurması
    • C) Ordunun yönetimden tamamen arındırılarak sadece sınır boylarında konuşlandırılması
    • D) Siyasi hakların sadece orduya hizmet etmeyen zengin soylu sınıflara verilmesi
    • E) Roma'da dini liderlerin idari yönetim organlarının başına getirilmesi
  4. Antik Yunan kent devletlerinde (polis) ağır zırhlı piyadeler olan "hoplitler", kendi teçhizatını kendi cebinden karşılayan özgür yurttaşlardan oluşuyordu. Bu yurttaşlar savaşlarda gösterdikleri askeri başarılar sayesinde yönetimde daha fazla hak talep etmeye başladılar. Buna göre, Antik Yunan'da askeri sisteme katılımın yönetim şekline etkisi hakkında hangi yargıya ulaşılabilir?

    • A) Monarşik yapıların askeri sınıfa verilen ayrıcalıklar sayesinde tamamen güçlendiğine
    • B) Askeri harcamaların artmasının oligarşik yönetimlerin kurulmasını zorunlu kıldığına
    • C) Silah üretiminin devlet tekeline alınmasıyla merkezi krallıkların kurulduğuna
    • D) Askeri sınıfa giren kölelerin yönetim mekanizmalarını tamamen ele geçirdiğine
    • E) Orduda sorumluluk üstlenen yurttaşların siyasi haklar talep etmesiyle demokratik süreçlerin önünün açıldığına
  5. Lidyalılar, askeri sistemi kendi vatandaşlarından oluşturmak yerine, zengin ticaret gelirlerine dayanarak yabancı paralı askerlerden kurmuşlardır. Ancak bu sistem, Pers istilası sırasında ordunun ülkeyi savunmak yerine savaşı bırakıp kaçmasıyla devletin hızla yıkılmasına neden olmuştur. Bu tarihi tecrübe, askeri teşkilat yapısı hakkında hangi gerçeği ortaya koymaktadır?

    • A) Ekonomik gücü yüksek olan devletlerin savunma mimarisine ihtiyaç duymadığını
    • B) Paralı asker sisteminin milli ve vatani aidiyet duygusundan yoksun olması nedeniyle büyük bir savunma zafiyeti yarattığını
    • C) Ticari genişlemenin düzenli ordulara olan ihtiyacı tamamen ortadan kaldırdığını
    • D) Hafif piyade birliklerinin, süvarilere karşı her zaman üstünlük sağladığını
    • E) Profesyonel yabancı askerlerin, yerli askeri birliklerden her koşulda daha sadık olduğunu
  6. Asya Hun İmparatorluğu'nda Mete Han'ın kurduğu onlu teşkilat, hem ordunun savaş düzenini en üst seviyeye çıkarmış hem de boyları bir arada tutan idari bir eyalet modeli olmuştur. Bu askeri-idari bütünleşmenin devlet yapısına sağladığı en önemli katkı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Tarımsal üretimi artırarak göçebe yaşam tarzına son vermesi
    • B) Ticaret yollarının denetimini tamamen yabancı hanedanlara devretmesi
    • C) Askeri teknolojide metal kullanımını tamamen ortadan kaldırması
    • D) Boylar arası çatışmaları engelleyip hızlıca seferber olabilen merkeziyetçi bir güç yaratması
    • E) Ülke genelinde demokratik yerel yönetimlerin kurulmasına öncülük etmesi
  7. Hitit Devleti'nde soylulardan oluşan "Pankus Meclisi", kralın bazı kararlarını denetleme ve veliahdı onaylama gibi geniş yetkilere sahipti. Ayrıca kraliyet ailesinin ve üst düzey yöneticilerin askeri aristokrasiye dayanması yönetimde belirleyici bir unsurdu. Buna göre Hititlerin yönetim yapısıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi savunulabilir?

    • A) Kralların tüm siyasi ve askeri yetkilerini doğrudan halk meclisinden aldığı
    • B) Ordunun, kralın iradesini sorgulayacak hiçbir kurumsal meclise sahip olmadığı
    • C) Monarşinin yetkilerinin, soylulardan oluşan askeri ve siyasi bir meclis tarafından dengelendiği
    • D) Din adamlarının askeri bürokrasi üzerinde tam bir egemenlik kurduğu
    • E) Devlet yönetiminde soylular dışındaki sınıfların daha aktif roller üstlendiği
  8. Eski Mısır'da firavunlar kendilerini sadece tanrının yeryüzündeki temsilcisi değil, doğrudan "yaşayan bir tanrı" olarak kabul ettirmişlerdir. Firavunların bu mutlak teokratik egemenlik anlayışının, Mısır ordu ve yönetim sistemine sağladığı temel avantaj aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Halkın ve ordunun firavunun emirlerine mutlak ve kutsal bir sadakatle uymasını sağlaması
    • B) Sınır ötesi askeri fetihlerde komşu devletlerle kolayca diplomatik antlaşmalar yapılmasını kolaylaştırması
    • C) Ordudaki rütbe yükselmelerinin sadece teolojik bilgi düzeyine göre adilce yapılmasını sağlaması
    • D) Savaş zamanlarında halkın askerlik hizmetinden tamamen muaf tutulmasına zemin hazırlaması
    • E) Hanedan üyeleri arasındaki taht mücadelelerini tamamen barışçıl yollarla çözmesi
  9. Tarihte ilk kez Akadlar tarafından kurulan büyük imparatorluk yapısı, aynı zamanda dünya tarihindeki ilk düzenli ve sürekli ordu sistemiyle korunmuştur. Bu bilgiye göre, Akadların yönetim ve ordu sistemleri arasındaki ilişki hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A) Düzenli ordu kurulmasının merkezi yönetim üzerindeki sivil denetimi artırdığı
    • B) Askeri teşkilatlanmanın ekonomik kaynakların tamamen tükenmesine yol açtığı
    • C) Ordu komutanlarının kraliyet ailesinin yetkilerini kısıtlayan bir meclis kurduğu
    • D) Düzenli ordunun varlığının, imparatorluk içinde federal bir yönetim tarzını başlattığı
    • E) Sınırların genişlemesi ve merkezi otoritenin korunması için sürekli bir ordunun varlığının zorunlu olduğu
  10. Sümer şehir devletlerinde (pat) "Patesi" ya da "Ensi" denilen yöneticilerin, hem kentin en yüksek rahibi hem de siyasi ve askeri lideri olması yönetim sisteminin yapısını belirlemiştir. Bu durum, Sümerlerde yönetim sisteminin meşruiyet kaynağı hakkında aşağıdakilerden hangisini doğrudan gösterir?

    • A) Siyasi meşruiyetin halk oylamasına dayalı bir cumhuriyet yapısıyla belirlendiğini
    • B) Yönetim gücünün meşruiyet kaynağının tamamen dini-tanrısal bir otoriteye dayandırıldığını
    • C) Askeri gücün, dini gücün önüne geçerek dünyevi ve seküler bir yönetim kurduğunu
    • D) Ekonomik zenginliğin, yönetici sınıfın meşruiyetindeki tek belirleyici etken olduğunu
    • E) Yönetim meşruiyetinin çevre medeniyetlerin askeri ittifakıyla sağlandığını

Doğru cevaplar ve adım adım çözümler testi tamamladıktan sonra gösterilir.