Bir sözcüğün anlam genişlemesi yoluyla yeni bir kavramı karşılaması dilin dinamizmini gösterir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ayak" sözcüğü, temel (ilk) anlamının dışında bir varlığın veya nesnenin alt bölümünü karşılayacak biçimde yan anlamda kullanılmıştır?
- A) Koşarken taşa çarptığı için sağ ayağında hafif bir incinme oldu.
- B) Bu tehlikeli işte onun da gizli bir ayağı olduğunu sonradan öğrendik.
- C) Şehrin kenar mahallelerinde ayak işlerine bakan bir genç olarak tanınırdı.
- D) Ağır yükü taşıyamayan çalışma masasının ahşap ayağı aniden kırıldı.
Edebiyat dünyasında bazı yazarlar eserlerinde bilerek boşluklar bırakır. Onlar, "okuyucunun hayal gücünü harekete geçiren edebi suskunluklar" yaratarak metni zenginleştirirler. Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yazarın anlatacak konu bulmakta güçlük çekmesi
- B) Metinde anlatılan olayların kronolojik sıraya uymaması
- C) Her şeyi açıkça yazmayıp bazı anlamları okurun yorumuna bırakmak
- D) Eserde halk diline ve sade sözcüklere hiç yer vermemek
Doğadaki canlı veya cansız varlıkların çıkardığı seslerin taklit edilmesiyle oluşan sözcüklere "yansıma sözcük" denir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansımadan türemiş bir sözcük vardır?
- A) Güneşin ilk ışıklarıyla birlikte odanın içi birdenbire aydınlandı.
- B) Gece boyunca rüzgârın etkisiyle pencerenin camları sürekli çıtırdadı.
- C) Yağmur dindikten sonra yemyeşil çimenlerin üzerinde yürüdüler.
- D) Bahçedeki rengârenk çiçekler etrafa mis gibi kokular yayıyordu.
"Düşmek" sözcüğü kullanım yerine göre hem somut hem de mecazi pek çok farklı anlama gelebilir. Buna göre "düşmek" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde "değerini, önemini veya etkisini yitirmek" anlamında kullanılmıştır?
- A) Yolda koşarken dengesini kaybedip çamurlu su birikintisine düştü.
- B) Miras paylaşımında en geniş ve verimli tarla küçük kardeşe düştü.
- C) Akşam saatlerinde başlayan kar taneleri sessizce toprağa düştü.
- D) Yaptığı haksız hareketlerden sonra arkadaşlarının gözünden iyice düştü.
Atasözleri, geçmiş kuşakların tecrübelerine dayanan ve öğüt veren kalıplaşmış özlü sözlerdir. Aşağıdaki atasözlerinden hangisi "birlik ve beraberliğin gücü" ile ilgili bir anlam taşımaktadır?
- A) Damlaya damlaya göl olur, akmasa da damlar.
- B) Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
- C) Ayağını yorganına göre uzatmalısın.
- D) Ağaç yaş iken eğilir, zamanında eğitilmelidir.
Eleştirmen, yazarın son deneme kitabını değerlendirirken "yaşadığı çağın aynasını parlatıp topluma tuttuğunu" ifade etmiştir. Bu cümledeki altı çizili söz öbeğinin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Eski dönemlerin sanat anlayışını günümüze uyarlamak
- B) Toplumsal sorunları abartılı ve dikkat çekici biçimde sunmak
- C) Yaşanılan dönemin gerçeklerini açık, net ve dürüstçe yansıtmak
- D) Toplumun yalnızca olumlu ve kusursuz yönlerini öne çıkarmak
Anlam kapsamı geniş olan sözcükler genel anlamlı, kapsamı dar olan sözcükler ise özel anlamlıdır. Sözcükler genelden özele ya da özelden genele doğru sıralanabilir. Buna göre aşağıdaki sıralamaların hangisinde genelden özele bir diziliş vardır?
- A) Varlık - Canlı - Bitki - Ağaç - Meşe
- B) Hamsi - Balık - Deniz canlısı - Hayvan - Canlı
- C) Roman - Edebi tür - Sanat - Kitap - Eser
- D) Mahalle - Sokak - İlçe - İl - Ülke
Deyimler, genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbekleridir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "fırsatı kaçırmak, zamanında davranamamak" anlamında bir deyim kullanılmıştır?
- A) Haberi duyunca sevinçten etekleri zil çalmaya başladı.
- B) Sorunları çözmek için iki taraf da elini taşın altına koydu.
- C) Karşısındakini dikkatle dinliyor, adeta can kulağıyla dinliyordu.
- D) İndirim döneminde kararsız kalınca ne yazık ki atı alan Üsküdar'ı geçti.
Yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları tamamen farklı olan sözcüklere sesteş (eş sesli) sözcükler denir. Buna göre aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisinin sesteşi yoktur?
- A) Dedem köydeki verimli bağında lezzetli üzümler yetiştirirdi.
- B) Sınıfımızın penceresinden uçsuz bucaksız deniz görünüyordu.
- C) Sıcak yaz günlerinde soğuk çay kenarında oturup dinlendik.
- D) Ağaçtaki olgun elmaları toplamak için uzun bir dal buldu.
Sözcüklerin bağlam içinde kazandığı anlamı belirlemek okuma becerisinin temel taşlarındandır. "Çevirmek" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde "bir durumu başka bir duruma dönüştürmek" anlamında kullanılmıştır?
- A) Evin etrafındaki boş arsayı yüksek tel örgülerle çevirdiler.
- B) Yolda yürürken tanıdık bir sima görünce başını o tarafa çevirdi.
- C) Girişimci genç, dedesinden kalan eski atölyeyi modern bir sanat merkezine çevirdi.
- D) Kapının kilidini zorlanmadan birkaç tur çevirip içeri girdi.
Tek bir sözcükle anlatılabilecek bir kavramı, birden fazla sözcükle etkili ve güzel bir biçimde ifade etmeye "dolaylama" denir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylama yapılmıştır?
- A) Ege'nin incisi bu yaz da yerli ve yabancı binlerce turisti ağırladı.
- B) Şair, dizelerinde memleket sevgisini büyük bir ustalıkla dile getirmiş.
- C) Yağmurun ardından gökyüzünde beliren rengârenk gökkuşağı herkesi büyüledi.
- D) Köyün sakinleri kış hazırlıklarını tamamlamak için el birliğiyle çalıştı.
İkilemeler; aynı sözcüğün tekrarıyla, eş, yakın veya zıt anlamlı sözcüklerin bir araya gelmesiyle ya da biri anlamlı biri anlamsız sözcüklerle kurulabilir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde biri anlamlı biri anlamsız sözcüklerin birleşmesiyle oluşmuş bir ikileme vardır?
- A) Piknik alanındaki çöpleri tek tek toplayıp torbaya koydular.
- B) Yaşlı kadın düşe kalka da olsa tepeye ulaşmayı başardı.
- C) Yıllar sonra karşılaştığı dostuyla doya doya hasret giderdi.
- D) Masanın üzerindeki eğri büğrü cetvelle düzgün çizgi çizemedi.
Doğaya ait özelliklerin insana, insana ait özelliklerin ise doğaya aktarılması yoluyla anlam zenginliği sağlanır. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde insandan doğaya aktarım yapılmıştır?
- A) Fırtınanın etkisiyle dev dalgalar kıyıdaki kayaları dövüyordu.
- B) Baharın gelişiyle birlikte kırlar neşeyle gülümsüyordu.
- C) Yaşlı adamın sert bakışları salondaki herkesi susturmaya yetti.
- D) Kuşların kanat sesleri vadide yankılanarak kayboldu.
Yazar, son romanında okuyucuyu yönlendirmek yerine olayları olduğu gibi aktarmış ve "kendi sesinin yankısında kaybolmaktan" özellikle kaçınmıştır. Bu metindeki altı çizili söz öbeğinin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Eserlerinde sürekli olarak geçmiş konuları işlemek
- B) Başka yazarların fikirlerini taklit ederek yazmak
- C) Yalnızca kendi düşüncelerine odaklanıp tekdüzeliğe düşmek
- D) Okurların beklentilerini görmezden gelerek yazmak
Bilim, sanat, spor veya meslek dallarıyla ilgili özel ve belirli kavramları karşılayan sözcüklere terim anlamlı sözcükler denir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim anlamlı bir sözcük kullanılmıştır?
- A) Dün akşam izlediğimiz film hepimizin üzerinde derin bir etki bıraktı.
- B) Bahçedeki çiçekleri sulamak için sabahın ilk ışıklarında uyandı.
- C) Tiyatro metninin ikinci perdesinde oyuncuların sergilediği performans çok beğenildi.
- D) Yarışmaya katılacak öğrencilerin isimleri okul panosuna asıldı.
Soyut kavramların zihinde daha iyi canlandırılabilmesi için somut bir varlıkmış gibi anlatılmasına "somutlaştırma" denir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde somutlaştırma yapılmıştır?
- A) İçinde biriktirdiği derin yalnızlık, her gece kapısını çalan amansız bir misafirdi.
- B) Rüzgâr sert estikçe bahçedeki yaşlı çınarın kuru dalları yere dökülüyordu.
- C) Şehrin dar sokaklarında yürürken çocukluk yıllarını özlemle andı.
- D) Kitaplığındaki romanları türlerine göre özenle raflara dizdi.
Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlama mecaz anlam denir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ısıtmak" sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?
- A) Annem soğuk kış günlerinde ocağın üzerindeki çorbayı yeniden ısıttı.
- B) Güneş öğleye doğru tarlada çalışan işçilerin sırtını iyice ısıttı.
- C) Sobanın yanındaki mindere kıvrılan kedi üşüyen patilerini ısıttı.
- D) Yazarın samimi ve içten anlatımı salondaki dinleyicilerin kalbini ısıttı.
"Açmak" sözcüğü günlük dilde farklı bağlamlarda değişik anlamlar kazanabilir. Buna göre "açmak" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ferahlık vermek, rahatlatmak" anlamında kullanılmıştır?
- A) Yeni taşındıkları mahallede küçük bir kitapçı dükkânı açtılar.
- B) Akşamüstü balkonda içtiği taze çay onun bütün yorgunluğunu açtı.
- C) Sabahın erken saatlerinde yoğun sis nedeniyle kapanan köy yolunu açtılar.
- D) Kardeşim uzun süredir merakla beklediği hediye paketini sevinçle açtı.
Görselde tasvir edilen yol ayrımları edebî anlatımdaki sözcük tercihlerini simgelemektedir. Buna göre "kendi yolunu çizen" özgün bir şairin tabeladaki hangi yöne gitmesi beklenir ve bu tercih sözcük bağlamında neyi temsil eder?
- A) Geleneksel Patika - Alışılmış ve kalıplaşmış deyimleri eserlerinde aynen korumayı
- B) Ana Cadde - Herkesçe tüketilen popüler sözcük kalıplarını ve modayı seçmeyi
- C) İzsiz Arazi - Sıradanlığın dışına çıkarak özgün söz varlığı ve yeni imgeler oluşturmayı
- D) Yol Ayrımı - Sürekli kararsız kalarak farklı anlatım üsluplarını birbirine karıştırmayı
"Bir yazarın dili zamanla açılan bir deniz gibidir; derinleştikçe yüzeydeki dalgaları azalır ancak suyun özü ve birikimi ağırlaşır." Bu cümledeki altı çizili benzetmeye göre yetkinleşen bir yazarda sözcük kullanımı nasıl bir nitelik kazanır?
- A) Gösterişli ve süslü ifadeler artarak anlatım daha karmaşık bir yapıya bürünür.
- B) Yüzeysel süslerden ve gürültüden arınarak anlamca yoğun, derin ve birikimli hâle gelir.
- C) Anlaşılması imkânsız soyut kavramlar öne çıkarılarak okuyucudan uzaklaşılır.
- D) Günlük konuşma diline tamamen yaklaşarak sanatsal derinliğini kaybeder.
Doğru cevaplar ve adım adım çözümler testi tamamladıktan sonra gösterilir.