Türkiye’de Bitki Türlerinin Değişim ve Sürekliliği Yeni Nesile Geçiş Test Çöz

MEB · 12. Sınıf · Coğrafya · AFETLER VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇEVRE

12. Sınıf Coğrafya dersi "Türkiye’de Bitki Türlerinin Değişim ve Sürekliliği" konusu için MEB müfredatına uygun 19 soruluk yeni nesile geçiş testi. Yeni nesil sorulara hazırlayan geçiş soruları. Testi çözdükten sonra doğru cevapları, çözümleri ve kazanım analizini görebilirsin.

Soruları aşağıda inceleyebilir, yanıtlamak ve sonuçlarını görmek için testi başlatabilirsin.

Sorular

  1. Bir bölgedeki bitki topluluğunun zamansal değişimi incelenirken, geçmişteki orman varlığının en güvenilir kanıtlarından biri toprak kesitlerinde veya göl tabanlarında yapılan analizlerdir. Geçmiş dönemlerde yaşamış bitki topluluklarının tür teşhisinde ve sürekliliğinin analizinde kullanılan en bilimsel yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Erozyon hızı ölçümü
    • B) Sedimentolojik renk analizi
    • C) Polen (Palinoloji) analizi
    • D) Toprak katmanlarındaki tuzluluk tayini
    • E) Akarsu debi grafiği takibi
  2. Kuvaterner buzul dönemlerinde nemli ve soğuk olan Anadolu, buzul sonrası dönemde (Holosen) sıcak ve kurak bir faza geçmiştir. Bu iklimsel değişim sürecinin günümüz Türkiye bitki coğrafyasındaki en belirgin yansıması aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Geniş yapraklı ormanların ülkenin tamamına yayılması
    • B) Nemcil bitki türlerinin yüksek dağ sığınaklarında relikt (kalıntı) olarak kalması
    • C) Karasal step alanlarının tamamen ortadan kalkması
    • D) Kıyı kuşağındaki maki formasyonunun yerini iğne yapraklı ormanlara bırakması
    • E) Endemik türlerin tamamının düz ovalarda yoğunlaşması
  3. Bir grup coğrafya öğrencisi, Türkiye'nin kuzey ve güney kıyı dağlarındaki bitki topluluklarının değişimini yerinde gözlemlemek için bir sanal saha çalışması yapmaktadır. Bu çalışmada, Karadeniz ve Akdeniz dağlarının kuzey ve güney yamaçlarındaki bakı etkisini karşılaştırırken öğrencilerin ulaştığı aşağıdaki sonuçlardan hangisi doğrudur?

    • A) Her iki dağ sırasında da güney yamaçlar daha fazla nem çeker.
    • B) Kuzey Anadolu Dağları'nın kuzey yamacı, nemcil türler bakımından güney yamacına göre daha zengindir.
    • C) Toros Dağları'nın kuzey yamacında Akdeniz kökenli maki türleri daha yükseğe tırmanır.
    • D) Bakı etkisi, nem miktarı üzerinde hiçbir bölgede belirleyici olmamıştır.
    • E) Kuzey yamaçlar her iki dağ kuşağında da kurakçıl bitkilerle kaplıdır.
  4. Coğrafya dersinde "İnsanın Doğa Üzerindeki Etkileri" konusunu tartışan öğrencilerden hangisinin verdiği örnek, doğanın korunması ve sürdürülebilirliğe yönelik olumlu bir insan müdahalesini ifade eder?

    • A) Can: Ormanlık alanlardaki kuru dalların toplanarak kağıt sanayisine hammadde yapılması
    • B) Selin: Eğimli yamaçlardaki ormanların kesilerek taraçalı tarım alanlarına dönüştürülmesi
    • C) Kaan: Endemik bitkilerin yoğun olduğu sahaların biyosfer rezerv alanı ilan edilerek koruma altına alınması
    • D) Elif: Bataklık ve sulak alanların kurutularak hızlı büyüyen okaliptüs ağaçlarıyla kaplanması
    • E) Onur: Yabani hayvan popülasyonunu dengede tutmak için planlı avcılık festivalleri düzenlenmesi
  5. Akdeniz iklim bölgesinde kızılçam ormanlarının tahrip edilmesiyle maki, makilerin de tahrip edilmesiyle garig adı verilen çok kısa boylu çalı toplulukları oluşur. Bu durum, bitki örtüsünün değişim sürecinde aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bir göstergesidir?

    • A) Doğal klimaks türlerin kendiliğinden yok olduğunun
    • B) Beşeri müdahalenin bitki formasyonlarında gerilemeye (suksesyon kesintisine) yol açtığının
    • C) Bölgede yağış miktarının her geçen yıl hızla azaldığının
    • D) Toprak türünün kimyasal yapısının tamamen değiştiğinin
    • E) Bitki türü çeşitliliğinin yapay olarak artırıldığının
  6. Türkiye’de endemizm oranının en yüksek olduğu alanlardan biri de Toros Dağları kuşağıdır. Bu durumun ortaya çıkmasında Toroslar'ın hangi özelliği en az etkilidir?

    • A) Zengin mineral içeren volkanik tüf örtülerine sahip olması
    • B) Farklı mikroklima alanları barındırması
    • C) Jeolojik ve jeomorfolojik yapısının çeşitlilik göstermesi
    • D) Dik yamaçların türler arası izolasyon sağlaması
    • E) Kuvaterner'deki iklim değişimlerinde sığınak vazifesi görmesi
  7. Bir araştırmacı, Toros Dağları'nda yükseltiye bağlı olarak bitki örtüsünün maki, iğne yapraklı orman ve alp çayırları şeklinde kuşaklar oluşturduğunu tespit etmiştir. Sıcaklık ve yağış koşullarındaki değişime bağlı olan bu kuşaklaşma durumunun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Toprağın tuz oranının yükseldikçe azalması
    • B) Yükseltinin iklim elemanları üzerindeki doğrudan etkisi
    • C) Dağların denize paralel uzanış doğrultusu
    • D) Yamaç eğiminin zirveye doğru dikleşmesi
    • E) Güneş ışınlarının düşme açısının yamaç boyunca değişmesi
  8. Milli parklar ve doğa koruma alanları, insan baskısının en aza indirgendiği ve doğal bitki örtüsünün korunduğu sahalardır. Türkiye'nin bu tür alanları ilan etmesindeki temel ekolojik amaç aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Turizm gelirlerini tek elden kontrol etmek
    • B) Tarımsal üretim alanlarını genişletmek
    • C) Madencilik faaliyetlerini hızlandırmak
    • D) Doğal habitatların ve genetik çeşitliliğin sürekliliğini güvenceye almak
    • E) Kereste ve odun üretimini artırmak
  9. Türkiye'deki bitki örtüsü haritası ile yağış dağılışı haritası üst üste çakıştırıldığında belirgin bir paralellik gözlenir. Buna göre, aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yağış-bitki formasyonu ilişkisi açısından diğerlerine göre daha uyumsuzdur?

    • A) Doğu Karadeniz kıyıları - Karışık yapraklı ormanlar
    • B) Teke Yarımadası - Kuraklığa dayanıklı makiler
    • C) Ergene Havzası - Yazı yeşil kalan gür alpin çayırlar
    • D) Tuz Gölü Çevresi - Halofit (tuzcul) bozkırlar
    • E) Erzurum-Kars Platosu - Dağ çayırları
  10. Türkiye'de yürütülen ağaçlandırma çalışmaları ve erozyonla mücadele faaliyetleri, insanın doğa üzerindeki olumlu etkilerine örnek gösterilmektedir. Aşağıdakilerden hangisi bu çalışmaların ekolojik dengenin sürekliliğine sağladığı doğrudan katkılardan biri değildir?

    • A) Karbon yutak alanlarının genişletilmesi
    • B) Yeraltı su tablalarının beslenmesinin kolaylaştırılması
    • C) Tarım arazilerinin tamamının orman toprağına dönüştürülmesi
    • D) Biyoçeşitlilik için yeni habitatlar oluşturulması
    • E) Yüzey akışının yavaşlatılarak toprak kaybının önlenmesi
  11. Doğu Karadeniz kıyılarındaki yapraklı ormanların tahrip edildiği alanlarda psodomaki (yalancı maki) adı verilen çalı toplulukları gelişmektedir. Bu sahalarda klimatik olarak Akdeniz bitkilerinin yetişebilmesi, aşağıdaki coğrafi özelliklerden hangisinin bir sonucudur?

    • A) Kışların ılık geçmesi ve bağıl nemin yüksek olması
    • B) Toprağın asidik karakterde olması
    • C) Yaz kuraklığının belirgin olması
    • D) Kar yağışlı gün sayısının fazla olması
    • E) Rüzgarların sürekli batıdan esmesi
  12. Gelecek nesillere aktarılması gereken, yaş, boy ve gövde çapı bakımından olağanüstü boyutlara ulaşmış, yöre tarihinde ve kültüründe özel bir yere sahip ağaçlar koruma altına alınmaktadır. Bu tanıma uygun olarak tescil edilen varlıklara ne ad verilir?

    • A) Anıt Ağaç
    • B) Klimaks Tür
    • C) Öncü Ağaç
    • D) Relikt Birey
    • E) Endemik Ağaç
  13. Biyocoğrafya dersinde öğretmen, geçmiş jeolojik dönemlerde geniş alanlar kaplayan ancak günümüz iklim koşullarında sığınak alanlarda (refugium) yaşamını sürdüren bitkileri anlatmaktadır. Bu bitki türlerine ülkemizden verilebilecek en belirgin örnek aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Karadeniz kıyılarındaki sandalet tipi maki elemanları
    • B) Amanos Dağları'ndaki nemcil Karadeniz kökenli Ihlamur ve Porsuk ağaçları
    • C) Akdeniz sahillerindeki kurakçıl Keçiboynuzu toplulukları
    • D) Erciyes Dağı'ndaki geven (astragalus) dikenli çalıları
    • E) Batı Anadolu nehir yataklarındaki söğüt ve kavak ağaçları
  14. Bir belediyede çalışan coğrafyacı, kent ormanlarının şehir ekolojisi ve insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini sunacaktır. Bu uzmanın sunumunda kent ormanlarının faydaları arasında aşağıdakilerden hangisine değinmesi beklenemez?

    • A) Kent içindeki ısı adası etkisini azaltmalarına
    • B) Bölgedeki endemik türlerin mikroklimalarını tamamen değiştirmelerine
    • C) Yağmur sularının yeraltına sızmasını kolaylaştırmalarına
    • D) Şehir gürültüsünü filtreleyen doğal bir bariyer olmalarına
    • E) Rekreasyonel alan ihtiyacını karşılamalarına
  15. Bir ekolog, İç Anadolu Bölgesi'ndeki bazı dağlık alanların eteklerinde antropojen bozkırların, yukarılara doğru çıkıldıkça ise yer yer meşe ve karaçam topluluklarının yer aldığını gözlemlemiştir. Aşağıdakilerden hangisi, alçak kesimlerdeki bu bitki değişiminin temel nedenidir?

    • A) Yükseltinin sıcaklığı düşürmesi
    • B) Toprak erozyonunun kendiliğinden durması
    • C) Doğal yangınların ormanı gençleştirmesi
    • D) Yüzyıllar boyunca süren beşeri tahribat
    • E) Yağış miktarının aniden artması
  16. Türkiye, jeolojik geçmişteki iklim değişimleri ve yer şekillerinin çeşitliliği sayesinde zengin bir bitki çeşitliliğine sahiptir. Buna göre, aşağıdaki ağaç türlerinden hangisi ülkemizde yalnızca belirli dar bir bölgeye uyum sağlamış endemik bir türdür?

    • A) Sarıçam
    • B) Sığla (Günlük) Ağacı
    • C) Doğu Kayını
    • D) Kızılçam
    • E) Anadolu Meşesi
  17. Bir milli parkın flora haritasını inceleyen Kübra, Akdeniz iklim bölgesinde yer almasına rağmen yüksek kesimlerdeki soğuk ve nemli mikroklimalarda nemcil Karadeniz bitkilerine rastlamıştır. Bu durum, söz konusu sahada hangi bitki grubunun varlığına ve devamlılığına doğrudan kanıt oluşturur?

    • A) Kültür bitkileri
    • B) Endemik türler
    • C) Relikt (kalıntı) türler
    • D) Kozmopolit türler
    • E) Ekzotik türler
  18. Bir biyocoğrafya uzmanı, Muğla çevresindeki Köyceğiz Gölü ve çevresinde yayılış gösteren Sığla (Liquidambar orientalis) ağaçları üzerine bir araştırma yürütmektedir. Uzman, bu ağaçların Tersiyer Dönemi'nden (yaklaşık 65 milyon yıl öncesinden) günümüze ulaşmış 'relikt' (kalıntı) bir tür olduğunu, dünya üzerinde çok dar bir alanda sıkışıp kaldığını ve bu bölgenin 'Tabiatı Koruma Alanı' statüsünde olduğunu belirtmektedir. Araştırmacı, aynı bölgedeki bazı alanlarda doğal orman örtüsünün tahrip edilmesi sonucu 'maki' adı verilen çalı topluluklarının yayıldığını, bazı iç kesimlerde ise insan müdahalesiyle 'antropojen bozkırların' oluştuğunu gözlemlemiştir.

  19. Bir biyocoğrafya uzmanı olan Dr. Aras, Türkiye'deki bitki topluluklarının tarihsel süreçteki değişimini ve günümüzdeki dağılışını incelediği raporunda şu notlara yer vermiştir: Karadeniz Bölgesi’nde, kıyıdan oldukça içerde kalan Kelkit Vadisi'nde normalde Akdeniz iklim kuşağında görmeye alışık olduğumuz 'Sandal' ve 'Akçakesme' gibi türlerin oluşturduğu küçük topluluklar tespit edilmiştir. İç Anadolu’nun geniş bozkır alanlarında, yerleşim yerlerinden uzak yüksek kesimlerde yer yer 'Meşe' ve 'Ardıç' ağaçlarının kalıntılarına rastlanmaktadır. Muğla ve çevresindeki sulak alanlarda, dünyada başka hiçbir yerde doğal olarak yetişmeyen 'Sığla' ağaçları varlığını sürdürmektedir. Dr. Aras'ın bu saha gözlemlerinden hareketle, Türkiye'nin bitki örtüsündeki değişim ve süreklilik ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi kesinlikle doğrudur?

    • A) Kelkit Vadisi'ndeki Akdeniz kökenli türlerin varlığı, geçmiş jeolojik dönemlerdeki iklim salınımlarının ve bitki topluluklarının zamansal değişiminin biyolojik bir kanıtıdır.
    • B) İç Anadolu’daki tekil meşe kalıntıları, bölgenin doğal bitki örtüsünün tarih boyunca sadece otsu türlerden (step) oluştuğunun en büyük göstergesidir.
    • C) Sığla ağacının sadece Muğla çevresinde bulunması, Türkiye'nin bitki çeşitliliğinin yalnızca enlem ve boylam faktörlerine bağlı olarak şekillendiğini kanıtlar.
    • D) Türkiye'deki bitki topluluklarının mevcut dağılışı, beşerî müdahalelerden tamamen bağımsız olarak sadece doğal iklim döngüleri ile açıklanabilir.
    • E) Antropojen bozkır alanları, doğanın kendini yenileme süreci sonunda ulaştığı en son ve en dirençli bitki formasyonu aşamasını temsil eder.

Doğru cevaplar ve adım adım çözümler testi tamamladıktan sonra gösterilir.