Türkiye’de Bitki Türlerinin Değişim ve Sürekliliği Yeni Nesile Geçiş Test Çöz
12. Sınıf Coğrafya dersi "Türkiye’de Bitki Türlerinin Değişim ve Sürekliliği" konusu için MEB müfredatına uygun 19 soruluk yeni nesile geçiş testi. Yeni nesil sorulara hazırlayan geçiş soruları. Testi çözdükten sonra doğru cevapları, çözümleri ve kazanım analizini görebilirsin.
Soruları aşağıda inceleyebilir, yanıtlamak ve sonuçlarını görmek için testi başlatabilirsin.
Sorular
Bir bölgedeki bitki topluluğunun zamansal değişimi incelenirken, geçmişteki orman varlığının en güvenilir kanıtlarından biri toprak kesitlerinde veya göl tabanlarında yapılan analizlerdir. Geçmiş dönemlerde yaşamış bitki topluluklarının tür teşhisinde ve sürekliliğinin analizinde kullanılan en bilimsel yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
Kuvaterner buzul dönemlerinde nemli ve soğuk olan Anadolu, buzul sonrası dönemde (Holosen) sıcak ve kurak bir faza geçmiştir. Bu iklimsel değişim sürecinin günümüz Türkiye bitki coğrafyasındaki en belirgin yansıması aşağıdakilerden hangisidir?
Bir grup coğrafya öğrencisi, Türkiye'nin kuzey ve güney kıyı dağlarındaki bitki topluluklarının değişimini yerinde gözlemlemek için bir sanal saha çalışması yapmaktadır. Bu çalışmada, Karadeniz ve Akdeniz dağlarının kuzey ve güney yamaçlarındaki bakı etkisini karşılaştırırken öğrencilerin ulaştığı aşağıdaki sonuçlardan hangisi doğrudur?
Coğrafya dersinde "İnsanın Doğa Üzerindeki Etkileri" konusunu tartışan öğrencilerden hangisinin verdiği örnek, doğanın korunması ve sürdürülebilirliğe yönelik olumlu bir insan müdahalesini ifade eder?
Akdeniz iklim bölgesinde kızılçam ormanlarının tahrip edilmesiyle maki, makilerin de tahrip edilmesiyle garig adı verilen çok kısa boylu çalı toplulukları oluşur. Bu durum, bitki örtüsünün değişim sürecinde aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bir göstergesidir?
Türkiye’de endemizm oranının en yüksek olduğu alanlardan biri de Toros Dağları kuşağıdır. Bu durumun ortaya çıkmasında Toroslar'ın hangi özelliği en az etkilidir?
Bir araştırmacı, Toros Dağları'nda yükseltiye bağlı olarak bitki örtüsünün maki, iğne yapraklı orman ve alp çayırları şeklinde kuşaklar oluşturduğunu tespit etmiştir. Sıcaklık ve yağış koşullarındaki değişime bağlı olan bu kuşaklaşma durumunun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Milli parklar ve doğa koruma alanları, insan baskısının en aza indirgendiği ve doğal bitki örtüsünün korunduğu sahalardır. Türkiye'nin bu tür alanları ilan etmesindeki temel ekolojik amaç aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'deki bitki örtüsü haritası ile yağış dağılışı haritası üst üste çakıştırıldığında belirgin bir paralellik gözlenir. Buna göre, aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yağış-bitki formasyonu ilişkisi açısından diğerlerine göre daha uyumsuzdur?
Türkiye'de yürütülen ağaçlandırma çalışmaları ve erozyonla mücadele faaliyetleri, insanın doğa üzerindeki olumlu etkilerine örnek gösterilmektedir. Aşağıdakilerden hangisi bu çalışmaların ekolojik dengenin sürekliliğine sağladığı doğrudan katkılardan biri değildir?
Doğu Karadeniz kıyılarındaki yapraklı ormanların tahrip edildiği alanlarda psodomaki (yalancı maki) adı verilen çalı toplulukları gelişmektedir. Bu sahalarda klimatik olarak Akdeniz bitkilerinin yetişebilmesi, aşağıdaki coğrafi özelliklerden hangisinin bir sonucudur?
Gelecek nesillere aktarılması gereken, yaş, boy ve gövde çapı bakımından olağanüstü boyutlara ulaşmış, yöre tarihinde ve kültüründe özel bir yere sahip ağaçlar koruma altına alınmaktadır. Bu tanıma uygun olarak tescil edilen varlıklara ne ad verilir?
Biyocoğrafya dersinde öğretmen, geçmiş jeolojik dönemlerde geniş alanlar kaplayan ancak günümüz iklim koşullarında sığınak alanlarda (refugium) yaşamını sürdüren bitkileri anlatmaktadır. Bu bitki türlerine ülkemizden verilebilecek en belirgin örnek aşağıdakilerden hangisidir?
Bir belediyede çalışan coğrafyacı, kent ormanlarının şehir ekolojisi ve insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini sunacaktır. Bu uzmanın sunumunda kent ormanlarının faydaları arasında aşağıdakilerden hangisine değinmesi beklenemez?
Bir ekolog, İç Anadolu Bölgesi'ndeki bazı dağlık alanların eteklerinde antropojen bozkırların, yukarılara doğru çıkıldıkça ise yer yer meşe ve karaçam topluluklarının yer aldığını gözlemlemiştir. Aşağıdakilerden hangisi, alçak kesimlerdeki bu bitki değişiminin temel nedenidir?
Türkiye, jeolojik geçmişteki iklim değişimleri ve yer şekillerinin çeşitliliği sayesinde zengin bir bitki çeşitliliğine sahiptir. Buna göre, aşağıdaki ağaç türlerinden hangisi ülkemizde yalnızca belirli dar bir bölgeye uyum sağlamış endemik bir türdür?
Bir milli parkın flora haritasını inceleyen Kübra, Akdeniz iklim bölgesinde yer almasına rağmen yüksek kesimlerdeki soğuk ve nemli mikroklimalarda nemcil Karadeniz bitkilerine rastlamıştır. Bu durum, söz konusu sahada hangi bitki grubunun varlığına ve devamlılığına doğrudan kanıt oluşturur?
Bir biyocoğrafya uzmanı, Muğla çevresindeki Köyceğiz Gölü ve çevresinde yayılış gösteren Sığla (Liquidambar orientalis) ağaçları üzerine bir araştırma yürütmektedir. Uzman, bu ağaçların Tersiyer Dönemi'nden (yaklaşık 65 milyon yıl öncesinden) günümüze ulaşmış 'relikt' (kalıntı) bir tür olduğunu, dünya üzerinde çok dar bir alanda sıkışıp kaldığını ve bu bölgenin 'Tabiatı Koruma Alanı' statüsünde olduğunu belirtmektedir. Araştırmacı, aynı bölgedeki bazı alanlarda doğal orman örtüsünün tahrip edilmesi sonucu 'maki' adı verilen çalı topluluklarının yayıldığını, bazı iç kesimlerde ise insan müdahalesiyle 'antropojen bozkırların' oluştuğunu gözlemlemiştir.
Bir biyocoğrafya uzmanı olan Dr. Aras, Türkiye'deki bitki topluluklarının tarihsel süreçteki değişimini ve günümüzdeki dağılışını incelediği raporunda şu notlara yer vermiştir: Karadeniz Bölgesi’nde, kıyıdan oldukça içerde kalan Kelkit Vadisi'nde normalde Akdeniz iklim kuşağında görmeye alışık olduğumuz 'Sandal' ve 'Akçakesme' gibi türlerin oluşturduğu küçük topluluklar tespit edilmiştir. İç Anadolu’nun geniş bozkır alanlarında, yerleşim yerlerinden uzak yüksek kesimlerde yer yer 'Meşe' ve 'Ardıç' ağaçlarının kalıntılarına rastlanmaktadır. Muğla ve çevresindeki sulak alanlarda, dünyada başka hiçbir yerde doğal olarak yetişmeyen 'Sığla' ağaçları varlığını sürdürmektedir. Dr. Aras'ın bu saha gözlemlerinden hareketle, Türkiye'nin bitki örtüsündeki değişim ve süreklilik ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi kesinlikle doğrudur?
Doğru cevaplar ve adım adım çözümler testi tamamladıktan sonra gösterilir.

