1915 yılında savaş ve Ermeni isyanları koşullarında yürürlüğe konan Sevk ve İskân Kanunu’nun (Tehcir) uygulanması esnasında yaşanan trajik kayıplar, günümüzde Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı uluslararası arenada asılsız iddialarla bir baskı aracı olarak kullanılmaktadır. Tarihsel gerçeklikten uzak olan ve günümüzde de devam eden bu asılsız iddiaların asıl başlangıç noktası aşağıdaki gelişmelerden hangisidir?
- A) I. Dünya Savaşı sürerken cephe gerisindeki güvenlik ve asayiş önlemleri çerçevesinde çıkarılan ve uygulanan 1915 Sevk ve İskân Kanunu
- B) Gümrü Antlaşması ile Ermenistan Cumhuriyeti’nin Türkiye’nin sınırlarını resmi olarak tanıması
- C) Mondros Mütarekesi’nin Doğu Anadolu’da bir Ermeni devleti kurulmasını amaçlayan 24. maddesinin fiiliyata dökülmesi
- D) Brest-Litovsk Antlaşması ile Kars, Ardahan ve Batum’un Osmanlı İmparatorluğu’na koşulsuz iade edilmesi
- E) Mudanya Mütarekesi ile Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki sınır hatlarının yeni baştan revize edilmesi
Tarihsel bir akış şemasında 1908-1918 yılları arasındaki gelişmeler neden-sonuç zinciriyle bağlanmak istenmektedir. Bu doğrultuda hazırlanan şemadaki II. Balkan Savaşı -> Bâbıâli Baskını -> I. Dünya Savaşı’na Giriş akışında mantıksal bağı bozan hatalı ilişkilendirme aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Balkan Savaşlarındaki toprak kayıplarının iç siyasette hükümet krizlerine yol açtığının gösterilmesi
- B) Edirne’nin Bulgarlar tarafından işgalinin, Bâbıâli Baskını’nın temel askeri bahanesi yapılması
- C) Osmanlı Devleti’nin Balkanlarda kaybettiği toprakları geri alma ümidinin I. Dünya Savaşı’na girişte rol oynaması
- D) İttihat ve Terakki’nin savaşa girerek askeri prestij tazelemek ve devleti kurtarmak istemesi
- E) Bâbıâli Baskını askeri darbesinin, doğrudan ve tek başına I. Dünya Savaşı’nın küresel çapta patlak vermesine yol açtığı tezi
Balkan Savaşları sonucunda Rumeli topraklarının kaybıyla Batı Trakya’daki Türk nüfusu azınlık konumuna düşmüş; I. Dünya Savaşı sürecinde de Ege adaları üzerindeki fiili egemenlik kaybedilmiştir. Bu tarihsel süreç, günümüz Türk dış politikasında hala geçerliliğini koruyan hangi iki kronik sorunun temelini oluşturmuştur?
- A) Kıbrıs Barış Harekâtı’nın meşruiyeti ve Doğu Akdeniz’deki petrol arama hakları
- B) Batı Trakya Türk Azınlığı Sorunu ve Adalar (Ege) Denizi’ndeki sınır ve silahsızlandırma ihtilafları
- C) İstanbul Boğazı üzerindeki tam egemenlik hakları ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin tadili
- D) Hatay’ın ana vatana katılma süreci ve Suriye sınırı boyunca yaşanan güvenlik zafiyetleri
- E) Karadeniz’deki münhasır ekonomik bölge sınırlandırmaları ile askeri üs kurma tartışmaları
Fahreddin Paşa’nın Hicaz-Yemen Cephesi’nde her türlü açlık, susuzluk, hastalık ve çekirge istilasına rağmen Medine’yi “Çöl Kaplanı” unvanıyla İngilizlere karşı aylarca savunması, tarihimizin en şanlı sayfalarından biridir. Bu destansı direniş, Osmanlı askerinin ve idarecisinin hangi milli/manevi değerini en yüksek düzeyde somutlaştırır?
- A) İngiliz ordusunun elindeki teknolojik silah gücünü diplomatik yollarla zayıflatma stratejisini
- B) Arap aşiretlerinin tümünün desteğini alan askeri bir ittifak kurabilme becerisini
- C) Alman askeri stratejisini Osmanlı coğrafyasına kusursuz biçimde uyarlama yeteneğini
- D) Kutsal topraklara duyulan sarsılmaz sadakat ile bağımsızlık yolunda sergilenen fedakârlık ve vatanseverliği
- E) İmparatorluğun sahip olduğu mükemmel lojistik ağ ve gıda tedariki organizasyonunu
Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’nda ölüm kalım mücadelesi verdiği Kafkas Cephesi’nde, cephe gerisinde ayaklanmalar başlatan ve Rus ordusuyla işbirliği yapan Ermeni nüfusa karşı 1915’te Sevk ve İskân Kanunu’nu uygulamıştır. Devletin bu olağanüstü adımı atmasındaki temel askeri ve siyasi gerekçe nedir?
- A) Ermeni tebaanın tüm ekonomik varlıklarını devlet hazinesine aktarmak
- B) Anadolu’da tek etnik kimliğe dayalı homojen bir nüfus yapısı inşa etmek
- C) Rus ordusuna destek veren çetelerin faaliyetlerini engelleyerek cephe gerisinin ve ordunun güvenliğini sağlamak
- D) Ermenileri müttefik devletlerin sömürgelerine yerleştirerek bölgeyi boşaltmak
- E) Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’ye düzenleyeceği taarruz için geniş bir serbest alan kazanmak
Kafkas Cephesi’ndeki Sarıkamış Harekâtı’nda binlerce Osmanlı askerinin çatışmaya dahi girmeden donarak şehit olması, askeri planlamada dönemin coğrafi ve lojistik koşullarının göz ardı edildiğini gösterir. Bu facianın bu denli büyük boyutlara ulaşmasında yaşanan en önemli lojistik kırılma aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Kafkasya’daki yerel halkın Osmanlı ordusuna yardım etmekten kaçınması
- B) Doğu Anadolu’daki demir yolu ağının Ruslar tarafından tamamen tahrip edilmiş olması
- C) Enver Paşa’nın Alman kurmay heyetinin askeri tavsiyelerini tamamen reddetmesi
- D) İngiltere’nin Süveyş Kanalı üzerinden Rus ordusuna kışlık kıyafet desteği ulaştırması
- E) Karadeniz üzerinden orduya kışlık giysi ve mühimmat taşıyan Osmanlı gemilerinin Rus donanması tarafından batırılması
I. Balkan Savaşı devam ederken Edirne’nin Bulgarların eline geçeceği endişesini fırsat bilen İttihat ve Terakki lider kadrosu, hükümet binasını basarak sadrazamı silah zoruyla istifaya zorlamıştır (Bâbıâli Baskını). Bu askeri darbe girişimi, Osmanlı iç siyasetinde aşağıdakilerden hangisinin miladı kabul edilir?
- A) Saltanat makamının tüm hukuki ve dini yetkilerinin tamamen sıfırlanmasının
- B) Çok partili demokratik parlamenter sistemin kesintisiz olarak hayata geçmesinin
- C) Osmanlı padişahının tahttan indirilerek yerine cumhuriyetin fiilen ilan edilmesinin
- D) İttihat ve Terakki’nin tek parti iktidarına dayalı fiili ve otoriter yönetiminin başlamasının
- E) Kanun-ı Esasi’nin askıya alınarak ülkenin sıkıyönetim kanunlarıyla eyaletlere bölünmesinin
I. Balkan Savaşı’nda Osmanlı ordusunun çok kısa bir sürede ağır bir yenilgi almasında, subaylar arasında yayılan siyasi fırkacılık/gruplaşmalar ve buna bağlı iletişim kopuklukları başrolü oynamıştır. Bu acı tecrübe, devlet ve ordu ilişkisi açısından geleceğe yönelik nasıl bir hayati ders ortaya koymuştur?
- A) Ülke yönetiminin tamamen askeri kurmaylardan oluşan bir cuntaya devredilmesi gerektiğini
- B) Ordunun günlük siyasi tartışmaların ve parti çekişmelerinin tamamen dışında tutulması gerektiğini
- C) Savaş kararlarının meclis onayı aranmaksızın sadece padişah tarafından tek elde toplanmasını
- D) Zorunlu askerlik sisteminin kaldırılarak sadece profesyonel paralı askerlerden faydalanılmasını
- E) Siyasi partilerin kışlalarda örgütlenerek orduyu denetim altında tutmasının önemini
Trablusgarp Savaşı sırasında Osmanlı Devleti bölgeye karadan asker gönderememiş, denizden ise donanma desteği sağlayamamıştır. Osmanlı Devleti’nin İtalyan işgaline karşı coğrafi olarak bu denli çaresiz kalmasında aşağıdaki tarihsel gelişmelerden hangisi doğrudan etkili olmuştur?
- A) Mısır’ın İngiliz kontrolünde olması nedeniyle kara bağlantısının kopması ve donanmanın Haliç’te hareketsiz bırakılması
- B) Balkan Savaşları’nın eş zamanlı başlaması sebebiyle askeri gücün tamamen batıya kaydırılması
- C) İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin meclisi kapatarak ordu yönetimini tamamen devralması
- D) Bâbıâli Baskını’nın ardından ordu komuta kademesinde büyük bir tasfiyenin yaşanması
- E) Osmanlı-Alman ittifakı gereği tüm askeri planlamaların Avrupa cephelerine göre yapılması
II. Meşrutiyet’in ilanıyla anayasada yapılan 1909 değişiklikleri, padişahın meclisi kapatma ve sürgüne gönderme yetkilerini kısıtlarken meclisin yetkilerini artırmıştır. Bu köklü anayasal düzenleme, Osmanlı devlet yönetiminde aşağıdaki dönüşümlerden hangisinin gerçekleştiğini göstermektedir?
- A) Teokratik yönetim anlayışının tamamen terk edildiğini
- B) Monarşik otoritenin eskisinden daha mutlak bir güç kazandığını
- C) Karar alma mekanizmalarında halk iradesinin ve meclis üstünlüğünün güçlendiğini
- D) Eyalet sistemine dayalı ademi merkeziyetçi bir idari yapıya geçildiğini
- E) Yargı bağımsızlığının tamamen ortadan kaldırılarak padişaha bağlandığını
Doğru cevaplar ve adım adım çözümler testi tamamladıktan sonra gösterilir.