Din ve İslam Yeni Nesile Geçiş Test Çöz

TYT · TYT · Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi · Din ve İslam

TYT Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi "Din ve İslam" konusu için TYT müfredatına uygun 20 soruluk yeni nesile geçiş testi. Yeni nesil sorulara hazırlayan geçiş soruları. Testi çözdükten sonra doğru cevapları, çözümleri ve kazanım analizini görebilirsin.

Görünüm:

Soruların ön izlemede ve testte nasıl görüneceğini seç.

Soruları aşağıda inceleyebilir, yanıtlamak ve sonuçlarını görmek için testi başlatabilirsin.

Sorular

  1. İslam dini hurafe, batıl inanç ve sihri kesin olarak yasaklamış; kainatın Allah'ın koyduğu fiziksel, biyolojik ve toplumsal yasalarla (sünnetullah) idare edildiğini bildirmiştir. Akıl ve bilime uygun hareket etmek dinin temel prensiplerindendir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi İslam'ın reddettiği batıl anlayışlara örnek gösterilemez?

    • A) Geleceği öğrenmek maksadıyla falcılara ve medyumlara başvurmak
    • B) Hastalıkların tedavisinde tıbbi yöntemleri araştırıp ilaç kullanmak
    • C) Belirli hayvanların veya günlerin insana doğrudan uğursuzluk getirdiğine inanmak
    • D) Kabirlerde yatan kimselerden doğrudan çocuk veya şifa talebinde bulunmak
    • E) Çeşitli nesne ve muskaların insanı mutlak olarak kötülüklerden koruduğunu savunmak
  2. İslam'da niyet, amellerin ruhu ve geçerlilik ölçüsü kabul edilir. Hz. Peygamber (s.a.v.) "Ameller niyetlere göredir; herkes için ancak niyet ettiği şey vardır..." buyurarak davranışların ahlaki ve dini kıymetini niyetin belirlediğini vurgulamıştır. Bu ilkeden hareketle aşağıdaki durumlardan hangisi İslam'ın niyet anlayışına uygun değildir?

    • A) Bir kimsenin muhtaç birine sırf Allah rızasını gözeterek gizlice yardım etmesi
    • B) Bir esnafın ticaretinde dürüst davranarak helal kazanç elde etmeyi amaçlaması
    • C) Bir öğrencinin topluma faydalı bir birey olmak için ilim tahsil etmesi
    • D) Bir kişinin toplumda itibar kazanmak ve övgü almak maksadıyla cami yaptırması
    • E) Bir kimsenin akrabalarını ziyaret ederken sıla-i rahim sevabını hedeflemesi
  3. İslam inancında vahiy; Allah’ın insanlara emir, yasak ve öğütlerini peygamberleri aracılığıyla ulaştırdığı ilahi iletişim biçimidir. Vahiy sayesinde insan aklının tek başına keşfedemeyeceği gayb alemi, ölüm sonrası hayat ve ibadet şekilleri aydınlatılır. Bu açıklamaya göre vahyin insana sağladığı en temel katkı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Bilimsel deney ve laboratuvar sonuçlarını bizzat üretmesi
    • B) İnsanın düşünme ve akıl yürütme ihtiyacını tamamen ortadan kaldırması
    • C) Toplumda ekonomik sınıflaşmayı kalıcı kurallarla sabitlemesi
    • D) Aklın sınırlarını aşan metafizik konularda insana rehberlik etmesi
    • E) İnsanın yalnızca dünyevi başarılarına odaklanmasını sağlaması
  4. İslam literatüründe dini konularda hiçbir araştırma, delil ve bilgiye dayanmaksızın sadece anne-babadan veya çevreden görerek inanmaya taklidi iman; bilgi, akıl yürütme ve delillere dayalı olarak ulaşılan sarsılmaz inanca ise tahkiki iman denir. Buna göre tahkiki imana sahip bir kimsede aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenir?

    • A) Çevreden gelen itiraz ve şüpheler karşısında inancını kolayca terk etmesi
    • B) Dini konuları araştırmaktan çekinip sadece geleneksel kabullerle yetinmesi
    • C) İnancını akli delillerle, tefekkürle ve derin bir kavrayışla temellendirmesi
    • D) Farklı fikirlere karşı körü körüne bir bağnazlık sergilemesi
    • E) Dinin ibadet boyutunu tamamen dışlayarak sadece teorik tartışmalar yapması
  5. İslam medeniyetinde din; mimariden edebiyata, musikiden hat sanatına ve vakıf kültürüne kadar hayatın bütün veçhelerini derinden etkilemiştir. Camilerin merkezde olduğu şehir planlamaları ve estetik yapılar bu etkinin somut tezahürleridir. Bu durum din ile ilgili aşağıdakilerden hangisini göstermektedir?

    • A) Dinin sanatsal etkinlikleri ve mimariyi katı kurallarla kısıtladığını
    • B) Dinin kültür ve medeniyeti inşa eden kurucu bir güce sahip olduğunu
    • C) Medeniyetlerin yalnızca ekonomik faktörler üzerinden gelişim gösterdiğini
    • D) Dini yapıların sadece ibadet saatlerinde kullanılan işlevsiz mekanlar olduğunu
    • E) Sanatın gelişmesinin dinin öz ilkelerinden uzaklaşmaya bağlı olduğunu
  6. İslam dininde dünya ve ahiret dengesi oldukça önemlidir. İslam ne dünyayı tamamen terk edip inzivaya çekilmeyi onaylar ne de ahireti unutup sadece dünyevi zevklere dalmayı kabul eder; her iki alanın hakkını vermeyi emreder. Aşağıdaki ayetlerden hangisi bu dengeyi en açık şekilde ifade etmektedir?

    • A) "Allah'ın sana verdiğinden ahiret yurdunu ara; dünyadan da nasibini unutma..." (Kasas, 77)
    • B) "Her nefis ölümü tadacaktır; sonra bize döndürüleceksiniz." (Ankebut, 57)
    • C) "Şüphesiz biz insanı en güzel biçimde yarattık." (Tin, 4)
    • D) "Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz." (Fatiha, 5)
    • E) "O, geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır." (Enbiya, 33)
  7. Peygamberler, vahyin sadece taşıyıcısı ve tebliğcisi olmakla kalmamış; vahyi bizzat yaşayarak insanlara en güzel model olmuşlardır. Hz. Muhammed'in (s.a.v.) Kur'an'ın canlı bir tefsiri olarak ahlakı ve ibadetleri bizzat uygulayarak göstermesi bu durumun en somut örneğidir. Peygamberlerin bu örnek teşkil etme misyonu İslam literatüründe hangi kavramla ifade edilir?

    • A) İsmet
    • B) Fetanet
    • C) Tebliğ
    • D) Üsve-i Hasene
    • E) Mucize
  8. İslamiyet, insanın hür iradesine büyük değer verir ve dini kabul etmede hiçbir zorlamaya izin vermez. Bakara suresi 256. ayette geçen "Dinde zorlama yoktur; artık hak ile batıl iyice ayrılmıştır." hükmü bu ilahi prensibi evrensel bir ilke olarak ortaya koyar. Bu durum İslam inancının hangi niteliğini açıkça ortaya koymaktadır?

    • A) İnanç esaslarının kişiden kişiye keyfi olarak değişebileceğini
    • B) İmanın ancak özgür irade ve samimi bir tercihle değer kazanacağını
    • C) Dini kuralların bağlayıcılığının zamanla ortadan kalkacağını
    • D) Toplumsal düzenin kurulmasında dinin etkisiz olduğunu
    • E) Her bireyin ibadet kurallarını kendisinin belirlemesi gerektiğini
  9. İslam dininde ibadetler sadece şekilsel hareketlerden ibaret olmayıp kulun Yaratıcı'sıyla kurduğu derin manevi bağı ve samimiyeti temsil eder. Kur'an'da gösteriş için kılınan namazlar kınanmış, ibadetin yalnızca Allah rızası için yapılması emredilmiştir. Bu durum ibadetlerde aranan aşağıdaki kavramlardan hangisinin önemini vurgulamaktadır?

    • A) Tevekkül
    • B) İhlas
    • C) Hidayet
    • D) Taklit
    • E) Cihat
  10. İslam düşüncesinde dinin temel hedeflerini ifade eden "zarûrât-ı dîniyye" kapsamında beş temel değerin korunması her şartta esas kabul edilmiştir. Bunlar; canın, aklın, dinin, neslin ve malın korunmasıdır. Buna göre içki ve uyuşturucu gibi zararlı maddelerin yasaklanması, öncelikle hangi temel hakkın korunmasıyla doğrudan ilişkilidir?

    • A) Malın korunması
    • B) Neslin korunması
    • C) Aklın korunması
    • D) Dinin korunması
    • E) Canın korunması
  11. İslam'da ahlak kuralları ile inanç esasları birbirinden ayrılamaz bir bütünlük oluşturur. Bir hadis-i şerifte "Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlakı en güzel olanıdır." buyrularak ahlakın imanın bir göstergesi olduğu belirtilmiştir. Buna göre İslam ahlakının temeline ilişkin aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A) Ahlak yalnızca dönemsel çıkarlara göre değişen kurallar yığınıdır.
    • B) Ahlak ile inanç arasında herhangi bir sebep-sonuç ilişkisi kurulamaz.
    • C) Yüksek ahlaki vasıflar, sağlam ve samimi bir imanın tabii meyvesidir.
    • D) Ahlakın yegane amacı insanların beğenisini ve takdirini toplamaktır.
    • E) İbadetlerini yapan kimselerin ahlak kurallarına uyması mecburi değildir.
  12. Kur'an-ı Kerim, insanı çevresindeki tabiatı, göklerin ve yerin yaratılışını, canlıların mükemmel nizamını gözlemlemeye davet eder. Bu gözlemler sayesinde insan, hiçbir şeyin tesadüfen var olmadığını ve her şeyin arkasında sonsuz bir ilim sahibinin bulunduğunu fark eder. Bu yaklaşım aşağıdaki düşünce biçimlerinden hangisini doğrudan destekler?

    • A) Maddeyi mutlak kabul eden materyalist yaklaşımı
    • B) Kainattaki gaye ve nizamdan hareketle Yaratıcı'nın varlığına ulaşmayı
    • C) Evrendeki her olayı bütünüyle tesadüflere bağlayan mekanist görüşü
    • D) Duyularla algılanamayan hiçbir şeyin var olmadığını savunan pozitivizmi
    • E) İnsanın bilme yeteneğinin imkansız olduğunu savunan septisizmi
  13. İslam kaynaklarında doğru bilginin elde edilmesinde üç ana yol kabul edilir: Selim akıl, doğru haber (vahiy ve mütevatir haber) ve salim duyular. Bu üç vasıta insanın varlığı, yaratılışı ve Yaratıcı'yı doğru tanıması için birbiriyle uyum içinde çalışır. Buna göre İslam bilgi felsefesinde aşağıdakilerden hangisi kesin bilgi kaynağı olarak kabul edilmez?

    • A) Vahiy yoluyla peygamberlere bildirilen ilahi mesajlar
    • B) Yalan üzere birleşmeleri aklen imkansız bir topluluğun aktardığı haberler
    • C) Beş duyu organının sağlıklı işleyişiyle elde edilen gözlemler
    • D) Akıl yürütme ilkelerine uygun biçimde geliştirilen mantıksal çıkarımlar
    • E) Bireyin şahsi rüya, sezgi veya ilhamla ulaştığı sübjektif kanaatler
  14. İslam düşüncesinde dinin doğru anlaşılması ve dini sorumlulukların yerine getirilmesi için akıl vazgeçilmez bir şarttır. Aklı olmayanın veya akli melekelerini kullanamayan kimselerin dini mükellefiyeti bulunmamaktadır. Bu durum aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bir göstergesidir?

    • A) Aklın tek başına vahiy olmadan tüm gaybi bilgileri kavrayabileceğinin
    • B) İbadetlerin yalnızca akıl yoluyla yeni formlara dönüştürülebileceğinin
    • C) Dini hitaba muhatap olmanın ve sorumluluğun ön şartının akıl olduğunun
    • D) Dinin aklı sınırlandırarak onu tamamen pasif bir konuma ittiğinin
    • E) Vahiy ile akıl arasında zorunlu ve uzlaşmaz bir çatışma bulunduğunun
  15. İslam dini sadece bireyin iç dünyasını arındırmakla yetinmez; adalet, yardımlaşma, dürüstlük ve kul hakkı gibi ilkelerle toplumsal hayatı da inşa eder. Zekât, sadaka ve infak gibi ibadetler ekonomik adaleti sağlarken toplumsal bağları da kuvvetlendirir. Bu parçadan hareketle dinin toplumsal işlevine dair aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

    • A) Bireysel ibadetlerin toplumsal sorumluluklardan daha öncelikli olduğuna
    • B) Sosyal adaleti ve dayanışmayı güçlendirerek toplumsal barışı tesis ettiğine
    • C) Toplumsal tabakalaşmayı dinsel gerekçelerle meşru kıldığına
    • D) Maddi zenginliği temel erdem kabul edip fakirliği kınadığına
    • E) Sadece devlet eliyle yürütülen hukuki düzenlemelere odaklandığına
  16. Tevhit inancı, Allah'ın zatında, sıfatlarında ve fiillerinde bir ve tek olduğunu, hiçbir varlığın O'na denk veya ortak tutulamayacağını kabul etmektir. Bu inanç, Müslümanın hayatındaki tüm düşünce ve davranış dünyasını tek bir merkezde birleştiren ana esastır. Buna göre tevhit inancını benimsemiş bir kimseden aşağıdakilerden hangisi beklenmez?

    • A) Hayatındaki ibadet ve itaati yalnızca Allah'ın rızasına has kılması
    • B) Yaratılmış varlıklara ve doğa güçlerine kutsallık atfederek onlardan medet umması
    • C) Karşılaştığı zorluklarda yalnız Allah'a sığınıp O'na tevekkül etmesi
    • D) Kainattaki muazzam düzeni tek bir Yaratıcı'nın eseri olarak görmesi
    • E) İnsanlar arasında üstünlüğün ancak takva ile olacağına inanması
  17. Din duygusu insanlık tarihi boyunca her toplumda varlığını sürdürmüş evrensel bir olgudur. Arkeolojik kazılarda en ilkel kabilelerde dahi tapınaklara, adak yerlerine ve ölüm sonrası hayata dair ritüellere rastlanması bunun somut bir kanıtıdır. Bu durum dinin hangi yönünü doğrudan kanıtlamaktadır?

    • A) Dinin sadece ilkel dönemlerde ihtiyaç duyulan geçici bir olgu olduğunu
    • B) İnanç biçimlerinin yalnızca coğrafi koşullarla belirlendiğini
    • C) Toplumların gelişmesiyle birlikte ibadet ihtiyacının tamamen bittiğini
    • D) İnanmanın insanın varoluşsal ve evrensel bir ihtiyacı olduğunu
    • E) Dinin yalnızca siyasi otoritelerin baskısıyla kurumsallaştığını
  18. İslamiyet'e göre bir kimsenin tam manasıyla mümin sayılabilmesi için kalpteki imanın diliyle ikrar edilmesi ve bu inancın salih amellerle somutlaştırılması beklenir. İman sadece zihinsel bir kabul değil, ahlakı ve davranışları doğrudan yönlendiren dinamik bir kuvvettir. Buna göre iman-amel ilişkisi bağlamında ulaşılabilecek en kapsamlı yargı hangisidir?

    • A) Amel olmaksızın sergilenen inanç gösterileri kalpteki imanın tek göstergesidir.
    • B) İman amelden tamamen bağımsız olup bireyin toplumsal ahlakını etkilemez.
    • C) Salih ameller, kalpteki imanın olgunlaşmasını ve hayata yansımasını sağlar.
    • D) Amellerdeki yetersizlik bireyin dinden tamamen çıkmasına sebep olur.
    • E) İman yalnızca amellerin çokluğuyla ölçülebilen niceliksel bir durumdur.
  19. Kur'an-ı Kerim'de, "Sen yüzünü hanîf olarak dine, Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata çevir..." (Rûm suresi, 30. ayet) buyrulmaktadır. Bu ayet, insanın yaratılışında inanma eğiliminin ve Yaratıcı'yı arama potansiyelinin doğuştan var olduğunu bildirmektedir. Bu metinden hareketle "fıtrat" kavramı aşağıdakilerden hangisiyle en iyi açıklanır?

    • A) Sonradan kazanılan toplumsal ve kültürel alışkanlıklar
    • B) İnsanın doğuştan sahip olduğu inanma ve iyiliğe yönelme kabiliyeti
    • C) Bireyin çevresi tarafından şekillendirilen dini tabuları
    • D) İnsanın sorgulama yapmadan benimsediği geleneksel inançlar
    • E) Mantıksal çıkarımlarla ulaşılan soyut bilgi birikimi
  20. İslam inancına göre din; akıl sahibi bireyleri kendi hür iradeleriyle dünyada ve ahirette mutluluğa ulaştıran ilahi kurallar bütünüdür. Bu tanımda dinin kaynağının vahiy olduğu, insanın irade ve akıl yetileriyle bu hitaba muhatap kılındığı vurgulanır. Buna göre dinin temel amacına ilişkin aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A) İnsanın hem bireysel hem de toplumsal huzurunu iki cihanda temin etmek
    • B) İnsan aklının sınırlarını sadece soyut metafizik alana hapsetmek
    • C) Toplumsal farklılıkları zorunlu ibadetlerle tamamen ortadan kaldırmak
    • D) Sadece ahiret kurtuluşunu hedefleyerek dünya hayatını yok saymak
    • E) Bilimsel gelişmeleri tamamen vahyin onayına bağlamak

Doğru cevaplar ve adım adım çözümler testi tamamladıktan sonra gösterilir.