Ekosistemler Yeni Nesile Geçiş Test Çöz
10. Sınıf Biyoloji dersi "Ekosistemler" konusu için MEB müfredatına uygun 8 soruluk yeni nesile geçiş testi. Yeni nesil sorulara hazırlayan geçiş soruları. Testi çözdükten sonra doğru cevapları, çözümleri ve kazanım analizini görebilirsin.
Soruları aşağıda inceleyebilir, yanıtlamak ve sonuçlarını görmek için testi başlatabilirsin.
Sorular
Melis, biyoloji projesi için hazırladığı 'Karbon Döngüsü' modelinde; bitkilerin fotosentez yaparak atmosferdeki karbonu aldığını, tüm canlıların ise solunum yoluyla karbonu atmosfere geri verdiğini gösteren kapalı bir şema çizer. Öğretmeni Melis'e, güncel bir bilimsel makale vererek fosil yakıt kullanımı ve kontrolsüz orman yangınlarının atmosferdeki karbon oranına etkilerini araştırmasını söyler. Melis makaleyi incelediğinde, kendi modelinde karbonun atmosfere geri dönüş yollarının eksik olduğunu fark eder. Buna göre; Melis'in bilimsel kanıtlara dayanarak modelini yeniden yapılandırması sürecinde, 'karbonun döngüsel olarak sadece canlılar arasında yer değiştirdiği' fikrini koruyarak modeline yeni oklar eklemesi, modelini bilimsel olarak hatasız ve tam hale getirir.
Biyoloji dersinde 'Madde Döngüleri' konusunu çalışan Selim, azot döngüsünü açıklamak için bir model tasarlar. Selim, tasarladığı modelde atmosferdeki serbest azotun (N2) tıpkı karbondioksit gibi bitkiler tarafından doğrudan yapraklar aracılığıyla havadan alındığını ve protein sentezinde kullanıldığını gösteren bir şema çizer. Ancak öğretmeninin önerisiyle bilimsel bir dergideki azot döngüsü şemasını incelediğinde, kendi modeli ile bilimsel model arasında temel bir fark olduğunu keşfeder. Selim, elde ettiği bu yeni kanıtlarla modelini doğadaki gerçek işleyişe uygun hale getirmek için yeniden yapılandıracaktır. Buna göre Selim’in modelinde yapacağı hangi değişiklik, modelini bilimsel gerçeklerle uyumlu hale getirir?
Bir biyoloji laboratuvarında öğrenciler, kontrollü bir kara ekosistemi modeli oluşturuyor. Bu modelde; buğday (üretici), çekirge (birincil tüketici) ve kurbağa (ikincil tüketici) türleri yer alıyor. Öğrenciler süreç içerisinde şu gözlemleri not ediyorlar: Buğdayların toplam biyokütlesi, çekirgelerin toplam biyokütlesinden; çekirgelerin toplam biyokütlesi ise kurbağalarınkinden belirgin şekilde fazladır. Bir çekirgenin tükettiği buğdaydaki enerjinin büyük bir kısmı hareket ve ısı üretimi için harcanırken, çok az bir kısmı çekirgenin dokularına dahil olmaktadır. Çevreye salınan ve canlı vücudunda parçalanamayan 'X maddesi' analizi yapıldığında, kurbağa dokularındaki yoğunluğun çekirgeden, çekirgedeki yoğunluğun ise buğdaydan daha fazla olduğu görülüyor. Bu gözlem ve verilerden yola çıkan bir öğrencinin; 'Ekosistemlerde bir trofik basamaktan bir üst basamağa geçildiğinde, aktarılan enerjinin azalması nedeniyle üst basamaktaki tüketicilerin enerji ihtiyacını karşılamak için daha fazla canlıyı besin olarak kullanması, bu canlıların dokularında biyolojik birikimin artmasına neden olan temel bir etkendir' genellemesine ulaşması beklenir.
Bir biyoloji araştırma ekibi, kontrol altındaki bir karasal ekosistemde bulunan dört farklı canlı türünün (K, L, M ve N) beslenme ilişkilerini ve enerji değişimlerini incelemiştir. Yapılan gözlemler sonucunda şu verilere ulaşılmıştır: K türünün toplam biyokütlesi ve sahip olduğu toplam enerji diğer tüm türlerden fazladır. N türünün dokularında biriken zehirli kimyasal madde (DDT) konsantrasyonu, L türünden daha düşük, M türünden daha yüksektir. L türü, besin ağının en üst basamağında yer alan bir avcıdır. Bu ekosistemdeki enerji akışı ve madde döngüsü örüntüleri dikkate alındığında, araştırmacıların yapacağı aşağıdaki genellemelerden hangisi biyolojik olarak doğrudur?
Bir doğa koruma alanında biyologlar, Afrika savanındaki 'akasya ağaçları' ile bu ağaçların üzerinde yaşayan 'karınca türü (Pseudomyrmex)' arasındaki ilişkiyi inceliyorlar. Akasya ağaçları, karıncalar için hem barınma sağlayan içi boş dikenler hem de şekerli bir sıvı (nektar) üretmektedir. Karıncalar ise ağaca zarar vermeye çalışan otçul böcekleri ve bitkiyle rekabet eden diğer sarılıcı bitkileri uzaklaştırarak ağacı korumaktadır. Son yıllarda bölgeye dışarıdan gelen ve 'istilacı bir tür' olan bir kın kanatlı böcek türü, karıncaların bu savunmasını aşarak akasya ağaçlarının gövdesine zarar vermeye başlamıştır. Bu durumun sonucunda akasya popülasyonu hızla azalırken, bu ağaçlara bağımlı olan karınca popülasyonunun da buna paralel olarak azaldığı gözlemlenmiştir. Bu senaryoya dayanarak; komünitedeki türler arasındaki etkileşimlerin bozulması (karıncaların savunmasının yetersiz kalması), sadece doğrudan etkilenen türlerin (akasya) değil, onlarla karşılıklı faydaya dayalı ilişki içinde olan diğer popülasyonların da varlığını ve büyüklüğünü doğrudan tehdit eder.
Bir ekolog, bozulmamış bir vadi ekosisteminde yaşayan türler arasındaki etkileşimleri incelemiş ve şu notları almıştır: Baklagil bitkisi (Tür A) ile köklerinde yaşayan bakteriler (Tür B) birlikte yaşamaktadır. Bakteriler bitkiye azot sağlarken, bitki bakteriye besin aktarmaktadır. Ayrıldıklarında her iki türün gelişimi yavaşlamaktadır. Otçul bir çekirge olan Tür C, yoğun bir şekilde Tür A ile beslenmektedir. Vadideki ağaçların gövdesinde yaşayan bir orkide türü (Tür E), ağaca hiçbir zarar vermeden veya fayda sağlamadan sadece ışığa ulaşmak için ağacı destek olarak kullanmaktadır. Bölgeye yeni göç eden bir kuş türü (Tür D), temel besin kaynağı olarak sadece Tür C'yi (çekirge) tercih etmeye başlamıştır. Ekologun gözlemleri ve ekosistemdeki enerji akışı dikkate alındığında, Tür D'nin popülasyonundaki hızlı artışın ekosistemdeki diğer türler üzerindeki etkisiyle ilgili yapılan aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?
Bir kent ormanındaki gölet ekosisteminde yapılan araştırmada, suyun sıcaklığındaki mevsim normalleri dışındaki artışın, suyun çözünmüş oksijen kapasitesini düşürdüğü tespit edilmiştir. Bu durumun sonucunda, oksijene duyarlı bazı balık türlerinin sayısının azaldığı, buna karşın ölü organizmalarla beslenen ayrıştırıcı faaliyetlerinin başlangıçta arttığı ancak suyun kimyasal yapısının bozulmasıyla tüm sistemin dengesinin sarsıldığı gözlenmiştir. Bu senaryo dikkate alındığında; ekosistemi oluşturan cansız bir faktördeki (sıcaklık) değişimin, canlı bileşenler üzerinden bir zincirleme etki yaratarak ekosistemin madde döngüsü ve enerji akışı gibi temel işlevlerini kesintiye uğratabileceği çıkarımı yapılabilir.
Bir şehir ormanında yapılan ekolojik araştırma kapsamında, bölgeye inşa edilen yüksek binaların ormanın bir bölümüne düşen günlük ışık süresini %40 oranında azalttığı tespit edilmiştir. Bu değişimden 1 yıl sonra yapılan gözlemlerde şu veriler elde edilmiştir: 1. Işık alan bölgeye kıyasla gölge bölgede bitki biyokütlesi %30 azalmıştır. 2. Topraktaki inorganik madde (mineral) birikimi artmıştır. 3. Bitkilerle beslenen böcek türlerinin sayısı ve popülasyon yoğunluğu düşmüştür. Bu gözlemlere dayanarak, ekosistemin cansız ve canlı bileşenleri arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Doğru cevaplar ve adım adım çözümler testi tamamladıktan sonra gösterilir.

