Nükleik Asitler ve Gen İfadesi Yeni Nesile Geçiş Test Çöz

MEB · 12. Sınıf · Biyoloji · GEN

12. Sınıf Biyoloji dersi "Nükleik Asitler ve Gen İfadesi" konusu için MEB müfredatına uygun 20 soruluk yeni nesile geçiş testi. Yeni nesil sorulara hazırlayan geçiş soruları. Testi çözdükten sonra doğru cevapları, çözümleri ve kazanım analizini görebilirsin.

Soruları aşağıda inceleyebilir, yanıtlamak ve sonuçlarını görmek için testi başlatabilirsin.

Sorular

  1. Mitokondriyal DNA (mtDNA), çekirdek DNA'sına kıyasla histon proteinleriyle korunmaz ve onarım mekanizmaları oldukça sınırlıdır; bu yüzden mutasyon hızı yaklaşık 10 kat daha fazladır. Ayrıca mtDNA sadece anneden tüm yavrularına aktarılır. Bu bilgilere göre, mitokondriyal mutasyonların tespiti ve takibi ile ilgili hangi bilimsel akıl yürütme yapılabilir?

    • A) Mitokondriyal mutasyonlar sadece erkek çocuklarda klinik hastalık belirtisi gösterir.
    • B) Mitokondride meydana gelen hasarlar çekirdek DNA'sındaki onarım enzimleri tarafından hemen düzeltilir.
    • C) Hücrelerin solunum hızını artıran tüm mutasyonlar mitokondriyal DNA'da kendiliğinden oluşur.
    • D) Anne soyundan gelen kalıtsal hastalıkların teşhisinde ve evrimsel soy ağacı takiplerinde mtDNA mutasyonları önemli bir veri kaynağıdır.
    • E) Çekirdek DNA'sının mutasyon hızı yüksek olsaydı hücresel yaşlanma tamamen durdurulabilirdi.
  2. Huntington hastalığı, otozomal baskın bir mutasyon olup beyindeki nöronların kaybına yol açar. Ancak bu hastalığın belirtileri genellikle 35-45 yaşlarından sonra, yani bireyler üreme çağını geçip çocuk sahibi olduktan sonra ortaya çıkar. Bu ölümcül mutasyonun popülasyondan elenmeden nesiller boyu aktarılabilmesinin temel nedeni hangisidir?

    • A) Baskın mutasyonların resesif mutasyonlara göre çevre şartlarına daha dayanıklı olması.
    • B) Hastalığın sadece çevre kirliliğinin yüksek olduğu endüstriyel bölgelerde ortaya çıkması.
    • C) Genetik hasarların her nesilde kendiliğinden sıfırlanarak yeniden başlaması.
    • D) Mutasyonun üreme yeteneğini sadece erkek bireylerde tamamen yok etmesi.
    • E) Doğal seçilimin, üreme döneminden sonra etkisini gösteren zararlı mutasyonları popülasyondan temizlemede yetersiz kalması.
  3. Belçika Mavisi sığırlarında, kas gelişimini sınırlandıran miyostatin geninde meydana gelen delesyon mutasyonu, aşırı kas kütlesi oluşumuna neden olur. Bu durum et üretimi açısından insanlara büyük fayda sağlarken, sığırlarda doğum zorluklarına ve üreme kapasitesinde düşüşe yol açar. Bu vaka analizine göre aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

    • A) Yapay seçilimle korunan mutasyonlar, canlının doğadaki biyolojik uyum başarısını her zaman artırır.
    • B) İnsanlar için ekonomik açıdan avantajlı olan bazı genetik değişiklikler, canlı için evrimsel bir dezavantaj oluşturabilir.
    • C) Miyostatin geni mutasyonları sığırların sadece iskelet sistemini olumsuz etkileyen fiziksel hasarlardır.
    • D) Bir canlıda ortaya çıkan tüm morfolojik değişiklikler kesinlikle doğal seçilim tarafından desteklenir.
    • E) Genetik eksilmeler canlılarda metabolik faaliyetlerin tamamen durmasına neden olur.
  4. Bir nükleer santral kazasından sonra yüksek radyasyona maruz kalan bir araştırmacının akciğer hücrelerinde mutasyonlar oluşmuştur. Ancak bu araştırmacının sonraki yıllarda sağlıklı ve mutasyon taşımayan çocukları dünyaya gelmiştir. Bu durum, mutasyonların kalıtımıyla ilgili hangi gerçeği ortaya koyar?

    • A) Sadece üreme hücrelerinde (gametlerde) meydana gelen mutasyonlar sonraki nesillere aktarılır.
    • B) Vücut (somatik) hücrelerinde oluşan mutasyonlar birkaç nesil sonra fenotipte kendiliğinden ortaya çıkar.
    • C) Radyasyon sadece solunum sistemi hücrelerinde DNA hasarına neden olan zayıf bir mutajendir.
    • D) Akciğer hücrelerindeki mutasyonlar eşey organları tarafından algılanıp otomatik olarak düzeltilir.
    • E) Sağlıklı çocukların doğması, radyasyonun canlı DNA'sına hiçbir etki yapmadığını kanıtlar.
  5. Ames testinde, histidin amino asidini sentezleyemeyen mutant bakteriler, test edilecek kimyasal maddeyle kuluçkaya bırakılır. Eğer kimyasal madde bakteride tersine mutasyona neden olup histidin sentezleme yeteneğini geri kazandırırsa, bakteriler histidinsiz ortamda çoğalır. Bu test yönteminin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Bakterilerin besi ortamındaki şeker tüketim hızını ölçmek.
    • B) Hücre duvarının kimyasal maddelere karşı gösterdiği direnci analiz etmek.
    • C) Bir kimyasal maddenin DNA üzerinde mutasyon oluşturma potansiyelini (mutajenliğini) belirlemek.
    • D) Bakteriyel solunum çeşitlerini sınıflandırmak için yeni yöntemler geliştirmek.
    • E) Bakterilerin genetik materyalini tamamen yok eden yeni kimyasallar keşfetmek.
  6. Tarımda bazı kimyasallar kullanılarak bitkilerde iğ ipliklerinin oluşumu engellenir ve kromozom sayısı iki katına çıkarılarak poliploidi elde edilir. Poliploid bitkiler genellikle daha büyük meyvelere ve yüksek adaptasyon yeteneğine sahip olur. Bu uygulamadan çıkarılabilecek en kapsamlı yargı hangisidir?

    • A) Genom büyüklüğünün artması her zaman canlı organizmanın hızlıca ölümüne yol açar.
    • B) Genetik yapıda meydana gelen sayısal değişikliklerin tamamı doğada seçilim dezavantajı yaratır.
    • C) İğ ipliklerinin engellenmesi sadece tek hücreli bakterilerde genetik çeşitliliği artırır.
    • D) Kromozomların kutuplara çekilememesi mutasyon oluşturmayan tek genetik hata türüdür.
    • E) Kromozom takım sayısındaki değişiklikler, canlının metabolik ve fiziksel özelliklerini olumlu yönde etkileyebilir.
  7. Çevresel faktörler etkisiyle bir genin promotör bölgesindeki sitozin bazlarına metil grupları eklenmesi (metilasyon), genin nükleotit dizilimini değiştirmeden ifadesini susturabilir. Bu epigenetik değişiklik hücre bölünmesiyle yeni hücrelere aktarılır. Bu olayı genetik mutasyonlardan ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Epigenetik değişikliklerin sonraki hücre nesillerine hiçbir şekilde aktarılamaması.
    • B) Epigenetik süreçlerde DNA'nın temel baz ve nükleotit diziliminde bir değişiklik meydana gelmemesi.
    • C) Mutasyonların sadece laboratuvarda, epigenetik değişimlerin ise sadece doğal çevrede oluşması.
    • D) Epigenetik susturmanın sadece eşey ana hücrelerinde aktif olarak gerçekleşmesi.
    • E) Mutasyonların sadece proteinlerin sentez hızını artırıcı yönde etki etmesi.
  8. Bir kimyasal ajan, DNA'daki guanin bazına bir alkil grubu ekleyerek yapısını bozar. Hücre bölünmeden önce bu hasar onarım enzimleri tarafından kesilip düzeltilir. Bu olaydan yola çıkarak DNA hasarı ile kalıcı mutasyon arasındaki farkı hangi ifade en iyi açıklar?

    • A) DNA hasarları her zaman kromozom sayısında kalıcı bir artışa yol açar.
    • B) Mutasyonlar sadece kimyasal maddelerle oluşurken, DNA hasarları fiziksel faktörlerle oluşur.
    • C) Kimyasal değişiklikler DNA üzerinde doğrudan kalıcı mutasyon olarak adlandırılır.
    • D) DNA'daki her kimyasal bozulma, replikasyon öncesinde onarılamazsa kalıcı bir mutasyona dönüşür.
    • E) Replikasyondan sonra gerçekleşen DNA onarımları mutasyon sıklığını her zaman artırır.
  9. Bir genin kodlama bölgesinde gerçekleşen mutasyon sonucunda GGCGGC kodonu GGUGGU haline gelmiştir; her iki kodon da glisin amino asidini şifreler. Ancak hücrede GGUGGU kodonuna uygun tRNA molekülü az olduğundan protein sentezi yavaşlamıştır. Bu durum, 'sessiz mutasyonlar' hakkında hangi yeni bakış açısını doğrular?

    • A) Sessiz mutasyonlar proteinin birincil yapısını değiştirdiği için her zaman öldürücüdür.
    • B) Amino asit dizilimini değiştirmeyen mutasyonların hücre metabolizması üzerinde hiçbir etkisi yoktur.
    • C) Amino asit değişmese bile, kodon kullanım sıklığındaki değişimler translasyon hızını ve hücre dengesini etkileyebilir.
    • D) Transfer RNA (tRNA) çeşitliliği, tüm mutasyonları otomatik olarak onaracak şekilde tasarlanmıştır.
    • E) Kodonlardaki tek bir nükleotit değişimi kesinlikle protein sentezini tamamen durdurur.
  10. CCR5 geninde meydana gelen 3232 baz çiftlik bir delesyon (eksilme), HIV virüsünün bağışıklık hücrelerine tutunmasını engeller. Bu mutasyonu homozigot taşıyan bireyler AIDS hastalığına karşı dirençlidir. Bu durum, genetik yapıdaki eksilmelerin canlı yaşamına etkisi bağlamında nasıl sorgulanmalıdır?

    • A) DNA'daki bilgi kayıpları her zaman canlı için yıkıcı sonuçlar doğurmaz; bazen koruyucu bir etki yaratabilir.
    • B) Delesyon mutasyonları sadece virüs bulaşmış hücrelerde yeni yararlı genlerin sentezini tetikler.
    • C) Bağışıklık sistemi genlerindeki eksilmeler tüm enfeksiyonlara karşı genel bir hassasiyet yaratır.
    • D) HIV virüsü, insan genomundaki nükleotit sırasını kendi isteğine göre düzenleme yeteneğine sahiptir.
    • E) Mutasyonlar sadece proteinlerin boyutunu büyüterek canlıya direnç kazandırır.
  11. Canlılarda yaş ilerledikçe, hücrelerdeki DNA hasarlarını tespit edip onaran enzimlerin sentez hızı ve etkinliği azalır. Bu durum, somatik hücrelerde zamanla mutasyon birikmesine ve organ işlevlerinin bozulmasına yol açar. Bu bilgilere dayanarak, yaşlanma süreci ve genetik kararlılık arasındaki ilişkiyle ilgili hangi değerlendirme yapılabilir?

    • A) Yaşlanma, DNA'daki nükleotit dizilimini doğrudan değiştiren fiziksel bir mutajendir.
    • B) Hücreler gençken hiçbir mutasyona maruz kalmaz, mutasyonlar sadece yaşlılıkta başlar.
    • C) DNA onarım sistemlerinin çalışmaması eşey hücrelerindeki mutasyon oranını etkilemez.
    • D) Çevresel mutajenler yaşlı bireylerin DNA sarmalına fiziksel olarak nüfuz edemez.
    • E) Genetik kararlılığın korunması, etkin çalışan hücreseler onarım mekanizmalarının devamlılığına bağlıdır.
  12. İnsanlarda laktaz geni, bebeklikten sonra genellikle kapatılır ve bu durum yetişkinlerde laktoz intoleransına yol açar. Ancak binlerce yıl önce hayvancılıkla uğraşan toplumlarda meydana gelen bir mutasyon, laktaz enziminin yetişkinlikte de üretilmesini sağlamıştır. Bu araştırmaya göre, mutasyonların canlının yaşamındaki rolü için ne söylenebilir?

    • A) Mutasyonlar sadece yapay seçilim yoluyla laboratuvarlarda faydalı hale getirilebilir.
    • B) Çevresel baskılar her zaman DNA'da doğrudan hedefli ve yararlı mutasyonlar yaratır.
    • C) Belirli çevre şartlarında bazı mutasyonlar, canlıya besinsel ve yaşamsal bir avantaj sunabilir.
    • D) Genetik değişiklikler sadece enzimatik tepkimelerin yavaşlamasına neden olan rastgele olaylardır.
    • E) Tüm mutasyonlar organizmanın üreme yeteneğini tamamen ortadan kaldıran yıkıcı süreçlerdir.
  13. BRCA1 geni, DNA hasarlarını onararak hücrelerin kontrolsüz bölünmesini engelleyen bir tümör baskılayıcı proteini kodlar. Bu gende mutasyon taşıyan bireylerin meme kanserine yakalanma riski çok yüksek olmasına rağmen, tüm mutasyon taşıyıcılarında kanser gelişimi gözlenmez. Bu durumun temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Kanser gelişiminin, mutasyonun yanı sıra çevresel ve diğer genetik faktörlerin de etkileşimiyle gerçekleşmesi.
    • B) BRCA1 genindeki mutasyonların vücut hücrelerinde asla fenotipe yansımayacak şekilde gizlenmesi.
    • C) Hücrelerin bu mutasyonu her mitoz bölünme döngüsünde tamamen geri döndürebilmesi.
    • D) Mutasyonlu genlerin sadece eşeyli üreme sırasında aktif hale geçerek yeni nesli etkilemesi.
    • E) Vücudun kanserli hücreleri tamamen yok eden alternatif bir dolaşım sistemi geliştirmesi.
  14. Alyuvarlarda hemoglobin sentezleyen gende meydana gelen tek bir nükleotit değişimi, orak hücre anemisine yol açar. Ancak bu çekinik geni heterozigot taşıyan bireyler, ölümcül sıtma hastalığına karşı yüksek direnç kazanır. Bu durum, genetik değişimlerin canlı yaşamına etkisi hakkında neyi kanıtlar?

    • A) Tüm mutasyonların fenotipteki etkisi çevre koşullarına bağlı olmaksızın her zaman olumsuzdur.
    • B) Nokta mutasyonları sadece organizmanın protein sentez hızını artırmak için gerçekleşen hedefli değişimlerdir.
    • C) Mutasyonlar sadece homozigot durumda canlıya çevreye uyum sağlama avantajı sunar.
    • D) Bir mutasyonun zararlı ya da yararlı olması, canlının yaşadığı çevre koşullarına göre değişebilir.
    • E) Gen yapısındaki mikroskobik bozulmalar her zaman yeni bir türün oluşumuyla sonuçlanır.
  15. Ultraviyole (UV) ışınları, DNA'da timin dimerleri oluşturarak sarmal yapıyı bozar. Xeroderma Pigmentosum hastalarında bu hasarı onaran nükleotit kesip çıkarma mekanizması (NER) çalışmaz ve bu bireylerde hızla cilt kanseri gelişir. Bu duruma göre, DNA onarım mekanizmaları ve mutajenler arasındaki ilişki hakkında hangi çıkarım yapılabilir?

    • A) UV ışınları her canlıda doğrudan ve engellenemez bir şekilde kalıcı genetik hasara yol açar.
    • B) DNA onarım sistemlerinin yetersizliği, çevresel faktörlerin mutajenik etkisini kalıcı hale getirir.
    • C) Tüm mutasyonlar ancak dış çevre faktörleri tamamen ortadan kalktığında kendiliğinden tamir edilebilir.
    • D) NER mekanizması sadece kanserli hücrelerde aktif olan özel bir genetik savunma hattıdır.
    • E) Timin dimerleri sadece kalıtsal yolla sonraki nesillere aktarılan mutasyon türleridir.
  16. Retrovirüsler (örneğin HIV), kalıtım materyali olarak RNA taşırlar ve konak hücreye girdiklerinde ters transkriptaz enzimi ile bu RNA'dan DNA sentezleyerek klasik 'Central Dogma' bilgi akış yönünü tersine çevirirler. Bu mekanizmaya göre retrovirüs enfeksiyonlarında genetik bilgi akış yönü aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

    • A) DNA → RNA → Protein
    • B) RNA → DNA → RNA → Protein
    • C) Protein → RNA → DNA
    • D) RNA → Protein → DNA → RNA
    • E) DNA → Protein → RNA → Protein
  17. Epigenetik mekanizmalardan biri olan DNA metilasyonu, DNA zincirine metil gruplarının eklenerek kromatin yapısının sıkılaşmasını ve ilgili gen bölgesinin RNA polimeraz tarafından erişilemez hale gelmesini sağlar. Bu hücresel kontrol mekanizması, genetik bilginin ürüne dönüşümünü hangi basamakta doğrudan durdurur?

    • A) Post-translasyonel modifikasyon aşamasında
    • B) Translasyon başlangıcında
    • C) Amino asitlerin tRNA'ya bağlanması aşamasında
    • D) Transkripsiyon başlangıcında
    • E) mRNA'nın sitoplazmada olgunlaşması sırasında
  18. AI Generated Image

    Grafikte görülen nükleotit sayısındaki bu belirgin azalmanın temel nedeni, genetik bilginin ürüne dönüşümü sürecindeki hangi olgudur?

    • A) Transkripsiyon sırasında bazı nükleotitlerin mutasyonla kaybolması
    • B) Ribozomun mRNA üzerindeki bazı kodonları okumadan doğrudan atlaması
    • C) Çekirdekteki pre-mRNA'dan intron bölgelerinin enzimlerle kesilip çıkarılması
    • D) mRNA'nın sitoplazmaya geçerken her iki ucundan enzimatik olarak aşınması
    • E) DNA replikasyonunun gen bölgesinde kesintili sentez yapması
  19. Klasik moleküler biyolojide 'Her gen bir protein sentezinden sorumludur' algısı hakimken, modern araştırmalar bazı genlerin sadece işlevsel RNA molekülleri (tRNA, rRNA veya düzenleyici mikroRNA'lar) ürettiğini göstermiştir. Bu bulgular ışığında, 'gen' kavramı ve ürüne dönüşüm süreciyle ilgili hangi değerlendirme doğrudur?

    • A) Bazı genlerin nihai fonksiyonel ürünü bir polipeptit değil, aktif bir RNA molekülüdür.
    • B) Protein sentezlemeyen RNA genleri hücresel metabolizmada işlevsiz ve etkisiz kabul edilir.
    • C) RNA üreten genlerin ifadesinde hiçbir zaman transkripsiyon mekanizması kullanılmaz.
    • D) Tüm genlerin ürüne dönüşebilmesi için mutlaka translasyon aşamasından geçmesi gerekir.
    • E) Fonksiyonel RNA üreten genler yalnızca prokaryotik organizmaların genomunda yer alır.
  20. Proteinler ribozomda sentezlendikten hemen sonra her zaman doğrudan işlevsel hale gelmezler; katlanma, kimyasal grupların eklenmesi (fosforilasyon, glikozilasyon vb.) gibi post-translasyonel modifikasyonlara uğrarlar. Bu durum, genetik bilginin ürüne dönüşüm süreciyle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisini destekler?

    • A) Bir genin nükleotit dizilimi, o genin kontrol ettiği proteinin birincil yapısını belirlemede önemsizdir.
    • B) Translasyon süreci tamamlanmadan proteinlerin üç boyutlu aktif yapısı kesin olarak tamamlanır.
    • C) Proteinlerin nihai fonksiyonel yapısı sadece ribozomun çalışma hızına bağlıdır.
    • D) Transkripsiyon hızı, proteinin hücre içindeki hedef organele taşınmasını doğrudan kontrol eder.
    • E) Bir genin ürünü olan fonksiyonel proteinin aktifleşmesi, protein sentezi sonrasındaki yapısal düzenlemelere bağlıdır.

Doğru cevaplar ve adım adım çözümler testi tamamladıktan sonra gösterilir.